Türkiye’deki faaliyetlerinin 120’nci yılını kutlayan Nestlé Türkiye, yerel ölçekte hayata geçirdiği onarıcı tarım ve genç istihdamı projelerini COP31’in uluslararası iklim gündemine taşıma kararı aldı. Şirket, Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED) iş birliğiyle gıda sistemlerinin dönüştürülmesi amacıyla küresel paydaşları bir araya getiren stratejik oturumlar ve forumlara ev sahipliği yapacak.

COP31 KAPSAMINDAKİ ETKİNLİKLER VE KÜRESEL PAYLAŞIM
Nestlé Türkiye, Türkiye’nin ev sahipliği yaptığı COP31’i farklı sektörlerin ve paydaşların ortak çözümler geliştirebileceği bir diyalog alanı olarak değerlendiriyor. Bu kapsamda şirket, 9 Kasım’da COP31 Mavi Bölge’deki Birleşmiş Milletler Pavilyonu’nda gerçekleştirilecek ve değer zinciri kaynaklı dolaylı emisyonları kapsayan Scope 3 temalı panelde onarıcı tarım deneyimlerini sunacak. Şirket ayrıca aynı akşam düzenlenecek YASED COP31 Global Forum Akşam Yemeği’nin ev sahipliğini üstlenerek uluslararası yatırımcı şirketlerin liderlerini ve üst düzey paydaşları bir araya getirecek.
KÜRESEL TAAHHÜTLER VE TÜRKİYE’DEKİ HEDEFLER
Nestlé’nin küresel iklim yol haritası; 2030 yılına kadar sera gazı emisyonlarını yüzde 50 azaltma ve 2050 yılında net sıfır emisyona ulaşma hedeflerine dayanıyor. Şirket, küresel ölçekte temel ham maddelerinin yüzde 27,6’sını 2025 itibarıyla onarıcı tarım uygulayan çiftçilerden tedarik ederken, bu oranı 2030 yılına kadar yüzde 50’ye çıkarmayı planlıyor.

Nestlé Türkiye bu küresel hedefleri iki ana programla yerel düzeye taşıyor:
ONARICI TARIM PROJESİ: Buğday ve mısır üretimiyle başlayan çalışmaların farklı tarımsal ham maddelere genişletilmesi planlanıyor. Halihazırda 100’den fazla çiftçiyle yürütülen ve toprak sağlığı, su kaynakları ile biyoçeşitliliğin korunmasını amaçlayan uygulamaların, 2030 yılına kadar 400 çiftçiye ve 2 bin hektarlık alana ulaştırılması hedefleniyor.
GENÇ İŞİ TARIM PROGRAMI: Şirketin 120’nci yılında başlatılan bu program; gençlerin yenilikçi fikirlerini, teknolojiyi ve girişimciliği gıda sistemlerine dahil etmeyi amaçlıyor. Bugüne kadar 2 binden fazla gence ulaşan ve 60 saati aşan dijital öğrenme içeriği sunan program kapsamında düzenlenen Fikir Maratonu ile 12 erken aşama girişim ekosisteme dahil edildi. Kuluçka programına seçilen 8 girişim mentorluk desteği alırken, en başarılı 3 girişime toplam 1,5 milyon TL tohum yatırım desteği sağlanması öngörülüyor. Programın 5 yıl içinde 20 binden fazla gence ulaşması hedefleniyor.

ŞİRKET YÖNETİCİLERİNİN DEĞERLENDİRMELERİ
Gıda sistemlerinin dönüşümünde iş birliğinin önemine dikkat çeken Nestlé Türkiye CEO’su Bernie Stefan, iklim değişikliğinin gıdanın geleceğini doğrudan etkilediğini ve çözümün çiftçilerden iş dünyasına, kamudan sivil topluma uzanan bir iş birliğiyle mümkün olacağını belirtti. Stefan, 'Burası Yuvamız' yaklaşımıyla Türkiye’deki 120 yıllık geçmişlerine ve gelecek nesillere karşı taşıdıkları sorumluluğa işaret ederek, sürdürülebilir gıda sistemleri inşa etmek adına küresel uzmanlık ile yerel deneyimi bir araya getirdiklerini ifade etti.

Nestlé Türkiye Pazarlama, Kurumsal İletişim ve Sürdürülebilirlik Direktörü Başak Ünal ise gıdanın geleceğini toprak, su ve insan kaynağını bütüncül olarak güçlendiren bir ekosistem olarak ele aldıklarını vurguladı. Sahada yürütülen dönüşüm çalışmalarını ve yerel çözümleri COP31 platformuna taşıyarak gıda sistemlerinin dönüşümüne yönelik küresel diyaloğa katkı sunmayı amaçladıklarını kaydetti.
