ABD'de Başkan Donald Trump'ın ikinci döneminin ilk büyük seçim sınavı Cumhuriyetçiler açısından ağır bir yenilgiyle sonuçlandı. 3 Kasım Salı günü yapılan Kongre ara seçimlerinde Demokrat Parti, hem Temsilciler Meclisinde hem de Senatoda çoğunluğu elde ederek Washington'daki güç dengesini değiştirdi.
ABD'li ajansların aktardığı sonuçlara göre Demokratlar, yalnızca çekişmeli eyaletlerde değil, uzun yıllardır Cumhuriyetçilerin güçlü olduğu bölgelerde de önemli başarılar elde etti.
Seçimlerde Trump'ın doğrudan desteklediği çok sayıda Cumhuriyetçi adayın yenilmesi, sonuçların Beyaz Saray açısından siyasi önemini daha da artırdı.
Trump yenilgiyi kabul etti: Ben pusulada olsaydım büyük farkla kazanırdık
TRUMP KONGRENİN İKİ KANADINI DA KAYBETTİ
Ara seçimler öncesinde Cumhuriyetçiler, Temsilciler Meclisi ve Senatoda çoğunluğu ellerinde bulunduruyordu. Senatoda 53'e karşı 47 olan Cumhuriyetçi üstünlüğünü sona erdirmek için Demokratların en az dört sandalye kazanması gerekiyordu.
Ancak seçim gecesi ortaya çıkan tablo, Demokratların beklentilerin üzerinde bir başarı elde ettiğini gösterdi.
Reuters'ın aktardığına göre Demokratlar, Cumhuriyetçilerin elinde bulunan en az altı Senato sandalyesini kazanırken Temsilciler Meclisinde de çoğunluğa ulaştı.
Bazı seçim bölgelerinde oy sayımı devam ettiği için yeni Kongrenin kesin sandalye dağılımı henüz netleşmedi. Ancak iki kanatta da çoğunluğun Demokratlara geçtiği açıklandı.
Böylece Trump'ın başkanlığının ilk iki yılında Cumhuriyetçilerin kontrolünde bulunan yasama organı, Ocak 2027'den itibaren Demokratların yönetimine geçecek.
TEXAS'TA TARİHİ YENİLGİ: 38 YILLIK CUMHURİYETÇİ ÜSTÜNLÜĞÜ SONA ERDİ
Seçimlerin en çarpıcı sonuçlarından biri Texas'ta yaşandı. Cumhuriyetçilerin uzun yıllardır güçlü olduğu eyalette Demokrat aday James Talarico, Trump'ın desteklediği Cumhuriyetçi Ken Paxton'ı mağlup ederek Senato seçimini kazandı.
Bu sonuçla Demokratlar, Texas'ta 1988'den bu yana ilk kez bir Senato seçimini kazanmış oldu.
Trump'ın 2024 başkanlık seçimlerinde 14 puan farkla kazandığı eyalette yaşanan değişim, Cumhuriyetçi Parti açısından seçim gecesinin en dikkat çekici gelişmelerinden biri oldu.
Üstelik Demokratlar Texas'ta yalnızca Senato yarışını kazanmakla kalmadı.
Demokrat aday Gina Hinojosa, üç dönemdir görevde bulunan Cumhuriyetçi Vali Greg Abbott'ı da yenilgiye uğrattı.
Böylece Cumhuriyetçiler, uzun süredir siyasi üstünlüğü ellerinde bulundurdukları Texas'ta iki önemli seçimi birden kaybetti.
KANSAS, GÜNEY CAROLINA VE OHIO'DA DA CUMHURİYETÇİLER KAYBETTİ
Demokratların beklenmedik başarıları diğer Cumhuriyetçi eyaletlere de yayıldı. Kansas'ta Demokrat aday Adam Hamilton, Cumhuriyetçi Senatör Roger Marshall'ı mağlup etti.
Sonuç, Demokratların yaklaşık bir asır sonra Kansas'ta Senato seçimi kazanması bakımından tarihi önem taşıyor.
Güney Carolina'da ise Demokrat Annie Andrews, Trump'ın desteklediği Cumhuriyetçi Darline Graham'ı yenilgiye uğrattı.
Trump'ın 2024 yılında 18 puan farkla kazandığı eyalette Demokratların elde ettiği başarı, Cumhuriyetçilerin geleneksel seçmen tabanındaki değişimin göstergelerinden biri olarak değerlendirildi.
Ohio'da eski Demokrat Senatör Sherrod Brown, Cumhuriyetçi Jon Husted'ı yenerek daha önce kaybettiği sandalyeyi geri aldı.
Kuzey Carolina'da da eski Demokrat Vali Roy Cooper, Trump'ın desteklediği Michael Whatley karşısında Senato seçimini kazandı.
Iowa'da Demokrat Josh Turek'in Senato yarışını kazanmasıyla Cumhuriyetçilerin kayıpları daha da büyüdü.

SEÇMEN TRUMP'IN EKONOMİ POLİTİKALARINA TEPKİ GÖSTERDİ
Seçimlerin sonuçlarını belirleyen başlıca konulardan biri Amerikan halkının ekonomik koşullara yönelik artan memnuniyetsizliği oldu. Reuters ve Associated Press'in seçim değerlendirmelerine göre yüksek gıda fiyatları, enerji maliyetleri, hayat pahalılığı ve Trump yönetiminin ekonomi politikaları seçmenlerin kararında önemli rol oynadı.
Trump'ın uyguladığı gümrük tarifelerinin fiyatlar üzerindeki etkisi de seçim kampanyasının temel tartışma konularından biri haline geldi.
Associated Press'in seçim günü gerçekleştirdiği seçmen araştırmasına göre Amerikalıların yaklaşık yüzde 60'ı Trump'ın başkanlık performansını onaylamıyor.
Seçmenlerin yaklaşık dörtte üçü ülkenin gidişatından memnuniyetsiz veya öfkeli olduğunu belirtirken yüzde 70'i Kongrenin başkanın yetkileri üzerinde daha fazla denetim kurmasını istediğini ifade etti.
Bu sonuçlar, seçimlerin yalnızca yerel adaylar arasında yapılan bir yarış olmadığını, Trump yönetiminin ilk iki yıllık performansının da seçmenler tarafından değerlendirildiğini ortaya koydu.
İRAN SAVAŞI VE ARTAN PETROL FİYATLARI DA BELİRLEYİCİ OLDU
Trump yönetiminin dış politikası da seçimlerde Cumhuriyetçilerin karşı karşıya kaldığı başlıca sorunlar arasında yer aldı.
Şubat ayında başlayan İran savaşı, ABD'de enerji fiyatlarının yükselmesine ve ekonomik belirsizliğin artmasına neden oldu.
Savaşın maliyeti, uzayan askeri operasyonlar ve benzin fiyatlarındaki artış, seçmenlerin Trump yönetimine yönelik eleştirilerini güçlendirdi.
Reuters'ın seçim analizine göre dış politikadaki bu gelişmeler, hayat pahalılığıyla birleşerek Cumhuriyetçilerin özellikle kararsız ve bağımsız seçmenlerden destek almasını zorlaştırdı.
Trump da seçimlerin ardından yaptığı değerlendirmelerde İran savaşının Cumhuriyetçilerin kayıplarında etkili olduğunu kabul etti.
TRUMP'IN DESTEKLEDİĞİ ADAYLAR DA SANDIKTA KAYBETTİ
Seçim sonuçlarının Trump açısından bir diğer önemli boyutu, Cumhuriyetçi Parti içindeki aday belirleme sürecine ilişkin tartışmalar oldu.
Trump, ara seçimler öncesinde çok sayıda eyalette Cumhuriyetçi adayların belirlenmesine doğrudan müdahil olmuş ve desteklediği isimler için kampanya yürütmüştü.
Ancak Texas'ta Ken Paxton, Kuzey Carolina'da Michael Whatley ve Güney Carolina'da Darline Graham gibi Trump'ın desteklediği adaylar seçimleri kaybetti.
Reuters'ın analizine göre Trump'ın parti içindeki aday tercihleri, özellikle Cumhuriyetçilerin kazanma şansının yüksek olduğu bazı eyaletlerde tartışmalara neden olmuştu.
Seçim sonuçlarının ardından Cumhuriyetçi Parti içinde Trump'ın aday tercihlerinin ve siyasi stratejisinin sorgulanması da gündeme geldi.
GENÇLER VE HİSPANİK SEÇMENLER DEMOKRATLARA YÖNELDİ
Associated Press'in seçmen araştırması, Trump'ın 2024 başkanlık seçimlerini kazanmasında etkili olan bazı seçmen gruplarında da önemli değişimler yaşandığını gösterdi.
2024 seçimlerinde Trump ile Demokrat aday Kamala Harris arasında yaklaşık olarak eşit bölünen 30 yaş altı seçmenlerin bu kez yaklaşık yüzde 70'i Temsilciler Meclisi seçimlerinde Demokrat adayları destekledi.
Hispanik seçmenlerin de yaklaşık yüzde 60'ı kendi bölgelerindeki Demokrat adaylara oy verdi.
Özellikle ekonomik koşulların kötüleştiğini düşünen seçmenler arasında Trump yönetimine yönelik tepkinin yükseldiği görüldü.
Bu değişim, Cumhuriyetçilerin 2024'te oluşturduğu seçmen koalisyonunu iki yıl sonra aynı ölçüde koruyamadığını ortaya koydu.
2026 ara seçimleri ABD'de birçok ilke sahne oldu
TRUMP: BEN ADAY OLSAYDIM KAZANIRDIK
Ağır seçim kayıplarının ardından Trump, Cumhuriyetçi adayların yenilgisinin doğrudan kendi sorumluluğu olduğunu kabul etmedi.
ABD Başkanı, kendisinin oy pusulasında bulunması halinde Cumhuriyetçilerin kazanabileceğini savundu.
Trump, New York Times'a yaptığı açıklamada ise seçim sonuçlarını kabul etmeye hazır olduğunu ve Demokratlarla çalışabileceğini söyledi.
Bununla birlikte Demokratların Kongreden geçireceği ve uygun bulmadığı yasa tekliflerini veto edeceğinin de sinyalini verdi.
Trump'ın bu yaklaşımı, yeni Kongre döneminde Beyaz Saray ile Demokrat çoğunluk arasında sert siyasi anlaşmazlıklar yaşanabileceğini gösteriyor.
DEMOKRATLAR TRUMP YÖNETİMİNİ SORUŞTURABİLECEK
Demokratların Kongrenin iki kanadını birden kazanması, Trump'ın ikinci döneminin kalan kısmında yönetim üzerindeki denetimin artması anlamına geliyor.
Temsilciler Meclisinde çoğunluğu ele geçiren Demokratlar, komisyon başkanlıkları üzerinden Trump yönetiminin faaliyetlerine ilişkin soruşturmalar başlatabilecek, kamu görevlilerini ifadeye çağırabilecek ve çeşitli belgelerin sunulmasını isteyebilecek.
Demokratların gündemindeki başlıklar arasında kamu harcamaları, yönetim içindeki çıkar çatışması iddiaları, Trump ailesinin ticari faaliyetleri ve dış politika kararlarının denetlenmesi bulunuyor.
Senato çoğunluğunun da Demokratlara geçmesi, Trump'ın üst düzey kamu görevlileri ve federal yargıç adaylarının onaylanması sürecini doğrudan etkileyecek.
Temsilciler Meclisindeki Demokrat lider Hakeem Jeffries'in ise Ocak ayında yeni Kongrenin toplanmasıyla birlikte Meclis Başkanı olması bekleniyor.
Bununla birlikte Trump başkanlık yetkilerini korumaya devam edecek. Kongreden geçen yasaları veto edebilecek ve anayasal yetkileri kapsamındaki yürütme kararlarını alabilecek.
AMERİKAN SİYASETİNDE TARİHİ GÜÇ DEĞİŞİMİ
ABD'de bir başkanın partisinin ara seçimlerde sandalye kaybetmesi sık karşılaşılan bir durum olsa da Kongrenin iki kanadının aynı seçimde el değiştirmesi daha nadir görülüyor.
Associated Press'in değerlendirmesine göre İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana Temsilciler Meclisi ve Senatoda çoğunluk daha önce yalnızca 1946, 1994 ve 2006 yıllarındaki ara seçimlerde eş zamanlı olarak el değiştirmişti.
2026 seçimleriyle bu tabloya bir yenisi daha eklendi.
Trump, 2024 başkanlık seçimlerini kazanarak Beyaz Saray'a dönmüş, Cumhuriyetçilerin Kongredeki çoğunluğu sayesinde ikinci döneminin ilk iki yılında yasama süreçlerinde önemli bir avantaj elde etmişti.
Ancak 3 Kasım 2026 seçimleriyle bu avantaj sona erdi.
Demokratların her iki kanatta çoğunluğu ele geçirmesi, ABD'de Ocak 2027'den itibaren Beyaz Saray ile Kongre arasında bölünmüş bir yönetim dönemini başlatacak.
Seçim gecesinin ortaya çıkardığı sonuç, Trump'ın ikinci döneminin kalan iki yılında yalnızca siyasi gündemini değil, Cumhuriyetçi Parti içindeki güç dengelerini de etkileyecek.
