ABD'de Cumhuriyetçilerin hem Temsilciler Meclisi hem de Senatoda çoğunluğu kaybettiği ara seçimlerde, Michigan eyaletinden tarihi bir sonuç geldi. Demokrat Parti'nin Senato adayı Abdul El-Sayed, Cumhuriyetçi rakibi Mike Rogers'a karşı seçim yarışını kazandı. ABD medyasının açıkladığı sonuçlara göre El-Sayed, ülke tarihinde Senatoya seçilen ilk Müslüman siyasetçi oldu.
Detroit'te destekçilerinin karşısına çıkan 41 yaşındaki El-Sayed, zaferini ilan ederken hem dini kimliğine yönelik saldırılara hem de seçim kampanyası boyunca verdiği mesajlara gönderme yaptı.
"MICHIGAN, BAŞARDIK!"
Seçim sonuçlarının ardından kürsüye çıkan El-Sayed, konuşmasına destekçilerini selamlayarak başladı. "Michigan, başardık!" diyen El-Sayed, kendisini şu sözlerle tanıttı:
"Benim adım Abdurrahman Muhammed El-Sayed. Michigan'ın seçilmiş senatörü olarak burada bulunmaktan inanılmaz derecede gurur ve onur duyuyorum."
El-Sayed'in tam adını özellikle vurgulaması dikkat çekti. ABD Başkanı Donald Trump, seçim kampanyası boyunca Demokrat adayı Müslüman kimliği ve adı üzerinden hedef almıştı.

"İNŞALLAH'I ELHAMDÜLİLLAH'A DÖNÜŞTÜREBİLİRİZ"
El-Sayed'in zafer konuşmasının en dikkat çekici bölümü ise seçim kampanyası boyunca sık sık kullandığı dini ifadeler üzerine oldu. Daha önce seçimleri kazanma ihtimalinden söz ederken "İnşallah" dediğini hatırlatan El-Sayed, bu kez zaferini "Elhamdülillah" sözleriyle kutladı.
El-Sayed, "Her zaman 'İnşallah' dediğimi fark etmişsinizdir. Bu gece, o 'İnşallah'ı 'Elhamdülillah'a dönüştürebiliriz" ifadelerini kullandı.
Salondaki destekçileri de El-Sayed'e "Elhamdülillah" diyerek eşlik etti.
TRUMP SEÇİM KAMPANYASI BOYUNCA HEDEF ALMIŞTI
El-Sayed'in Senatoya seçilmesi, kampanya süresince maruz kaldığı dini kimlik odaklı saldırılar nedeniyle de önem taşıyor. ABD Başkanı Donald Trump, Michigan'daki seçim mitinglerinde El-Sayed'i "cihatçı" olmakla suçlamış ve Müslüman Kardeşler ile bağlantılı olduğu yönünde iddialarda bulunmuştu.
El-Sayed ise bu iddiaları reddederek herhangi bir aşırılıkçı örgütle bağlantısının olmadığını açıklamıştı.
Trump, El-Sayed'in Senatoya girmesi halinde güvenlik kontrolünden geçirilmesi gerektiğini de söylemişti.
Demokrat siyasetçi ise bu açıklamalara karşılık, "Benim bütün adımı hatırlamasına gerek yok. Kasım ayından sonra bana sadece 'Senatör' diyebilir" sözleriyle yanıt vermişti.
İSRAİL'E ASKERİ YARDIMLARA KARŞI ÇIKMIŞTI
Mısır kökenli Amerikalı doktor ve eski kamu sağlığı yöneticisi El-Sayed, seçim kampanyasında İsrail'e koşulsuz Amerikan askeri desteğine karşı çıkan isimler arasında yer aldı.
Gazze'deki savaşa yönelik eleştirileriyle tanınan El-Sayed, Amerikan vergi gelirlerinin yurt dışındaki savaşlar yerine sağlık, eğitim ve altyapı hizmetlerine ayrılmasını savundu.
Zafer konuşmasında da bu yaklaşımını sürdüren El-Sayed, Amerikan halkının vergilerinin ülke içinde kullanılmasını istediğini belirtti.
El-Sayed, "Vergilerimizin burada, okullarımıza, sağlık hizmetlerine ve altyapımıza harcanmasını istiyoruz. Paramızın apartheid, soykırım veya savaş için gönderilmesini istemiyoruz" dedi.
Demokrat siyasetçi, kamu kaynaklarının başka ülkelerdeki askeri operasyonlar yerine Amerikalıların ve çocuklarının ihtiyaçları için kullanılması gerektiğini vurguladı.
DEMOKRAT PARTİ İÇİNDE DE ZORLU BİR YARIŞI KAZANDI
El-Sayed'in seçim başarısı, yalnızca Cumhuriyetçi rakibini yenmesiyle sınırlı kalmadı. Michigan'daki Demokrat Parti ön seçiminde partinin merkez kanadının desteklediği Haley Stevens'ı geride bırakan El-Sayed, sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması, ekonomik eşitsizlikle mücadele ve şirketlerin siyasetteki etkisinin azaltılması gibi vaatlerle kampanya yürüttü.
Senatör Bernie Sanders ve Demokrat Parti'nin ilerici kanadından önemli isimlerin desteğini alan El-Sayed, seçim kampanyasında sağlık hizmetlerine erişim ve hayat pahalılığını ön plana çıkardı.
Trump'ın 2024 başkanlık seçimlerini kazandığı Michigan'da elde ettiği sonuç, Demokratların ara seçimlerdeki kazanımlarından biri oldu.
