Türkiye ekonomisinde yüksek enflasyon ve sıkılaşan finansman koşulları, şirketlerin mali tabloları üzerindeki baskıyı artırıyor. İş yerinin iflası, konkordato ilanı veya aciz vesikası alması durumunda işçilerin son üç aylık temel ücretlerini güvence altına alan Ücret Garanti Fonu (ÜGF) istatistikleri, piyasadaki "ödeme güçlüğü" riskinin son bir yılda katlanarak arttığını gösterdi.
"4-6 BİN BANDINDAN 13 BİNE": RADİKAL YÜKSELİŞ
İşsizlik Sigortası Bülteni verilerine göre, geçmiş yıllarda ortalama 4 bin ile 6 bin kişi arasında seyreden ÜGF yararlanıcı sayısı, 2026 Mart ayı sonu itibarıyla bir önceki yılın aynı dönemine göre büyük bir sıçrama yaparak 13 bin 4 kişiye yükseldi. Bu veri, iş yerlerinin faaliyetlerini sürdürmekte zorlandığına dair kritik bir piyasa göstergesi olarak kabul ediliyor.
AKTİF İŞGÜCÜ PROGRAMLARINDA "GÜÇ" ETKİSİ
Ekonomim'in haberine göre, fonun genel gider tablosu incelendiğinde, ödemelerdeki artışın sadece mağduriyetlerin giderilmesiyle sınırlı kalmadığı görülüyor:
GÜÇ Programı: "Gençliğin Üretim Gücü" (GÜÇ) programı gibi yeni araçların etkisiyle aktif işgücü programlarına yapılan ödemeler %95,5 artarak 18,9 milyar TL seviyesine ulaştı.
Genel Giderler: İşsizlik Sigortası Fonu’ndan yapılan toplam ödemeler ise 2026 yılının ilk çeyreğinde 27,7 milyar TL düzeyinde gerçekleşti.
TARİHSEL PERSPEKTİF VE ÖDEME TUTARLARI
Uygulamanın başladığı 2005 yılından bu yana Ücret Garanti Fonu’ndan toplam 176 bin 111 kişi faydalandı. 21 yıllık süreçte yapılan toplam ödeme tutarı 1 milyar 447 milyon TL’ye ulaşırken, sadece 2026’nın ilk çeyreğinde görülen %194’lük artış oranı, reel sektördeki nakit akış sorunlarının "sıradışı" bir hızla derinleştiğini tescilledi.
