Türkiye ekonomisindeki sıkılaşma döngüsü ve yüksek faiz ortamı, reel sektörün nakit akış tablolarında belirgin bir bozulmaya yol açtı. Şebnem Turhan’ın EKONOMİ gazetesi için yaptığı analizlere göre; son yıllarda bireysel kredi kartları ve ihtiyaç kredileriyle gündeme gelen "takipteki alacak" (NPL) sorunu, 2026 ile birlikte şirketler kesiminde daha agresif bir artış grafiği sergilemeye başladı.
TİCARİ KREDİLERDE HACİM İKİYE KATLANDI
BDDK'nın 17 Nisan haftası verilerine göre, bankacılık sistemindeki toplam takipteki alacak bakiyesi geçen yıla oranla %84,6 artarak 683,8 milyar liraya ulaştı. Bu artışta başrolü, tüketici değil şirketler oynadı:
Taksitli Ticari Krediler: Takipteki hacim %122,06 artışla 119,8 milyar liraya çıktı.
KOBİ Kredileri: %120,33’lük yükselişle takipteki bakiye 239,9 milyar liraya ulaştı.
Bireysel Kartlar: Görece daha düşük bir ivme ile %88,2 artarak 148,8 milyar lira seviyesinde kaldı.
KOBİ’LERİN PAYI REKOR SEVİYEDE
Ekonomim'in haberine göre, şirketlerin toplam takipteki alacak pastasındaki payı da dikkat çekici bir değişim gösterdi. Geçen yıl toplam takibin %29,4’ünü oluşturan KOBİ kredileri, bu yıl %35,1’e fırladı. Taksitli ticari kredilerin payı ise yaklaşık 3 puanlık artışla %17,53’e yükseldi. Buna mukabil, tüketici kredilerinin toplam içindeki payı azalarak %19,81’e geriledi.
TAKİP ORANLARI %4 SINIRINI AŞTI
Kredi türlerine göre takipteki alacak oranları incelendiğinde, şirketlerdeki sıçrama daha net görülüyor. Taksitli ticari kredilerde takip oranı %2,97’den %4,22’ye, KOBİ kredilerinde ise %2,87’den %4,27’ye yükseldi. Bankaların bu risklere karşı ayırdıkları karşılıklar ise geçen yıla göre %97,6 artarak 528,4 milyar liraya çıktı.
