TOBB Tarım Meclisi Başkanı Karakuş: Bu sene yüzde 30’a yakın bir enf­lasyon bekliyoruz

TOBB Tarım Meclisi Başkanı Karakuş: Bu sene yüzde 30’a yakın bir enf­lasyon bekliyoruz

TOBB Tarım Meclisi Başkanı Karakuş, tarımsal ürünlerde üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkının "anormal" seviyelere ulaştığını belirtti. Karakuş, petrol fiyatlarındaki yükselişin nakliye maliyetlerini yüzde 50’ye varan oranlarda artırdığını ve bu durumun enflasyon tahminlerini yukarı yönlü revize ettiğini vurguladı. Kara­kuş, “Bu sene yüzde 30’a yakın bir enf­lasyon bekliyoruz. Savaşla bir­likte Türkiye’de yüksek enflasyon olacak." dedi.

Gıda fiyatlarındaki artışın seyri, üretim maliyetlerinden ziyade tedarik zincirindeki lojistik kırılmalarla şekilleniyor. Ticaret Bakanlığı’nın da yakın takibe aldığı "tarla-raf" farkı, küresel enerji krizi ve jeopolitik gerilimlerin gölgesinde yeni bir boyut kazandı. TOBB Tarım Meclisi Baş­kanı M. Ülkü Karakuş, iç pazardaki fiyat mekanizmasını bozan temel etkenin lojistik maliyetlerindeki "korkunç" artış olduğunu ifade etti.

Dünya Gazetesi’nin haberine göre; Üreticiden ziyade, ürü­nün tüketiciye ulaştırılmasında al-sat yapan kişilerin makasının irdelenmesi gerektiğini dile ge­tiren TOBB Tarım Meclisi Baş­kanı M. Ülkü Karakuş, “Yaş seb­ze meyve tarafındaki üreticiyle raf arasındaki fiyat farkı çok yük­sek. Buradaki durum da nakliye fiyatlarıyla ilgili. Antalya’dan çı­kan bir sebze İstanbul’a geldiğin­de aradaki farkı görüyoruz. Ürün tedariki ile ilgili düzenlemenin yapılması gerekiyor ama buna da gücümüz yetmiyor” diye konuş­tu.

“BU YIL YÜZDE 30’A YAKIN ENFLASYON BEKLİYORUZ”

İran-ABD-İsrail savaşı, küresel petrol fiyatını neredeyse iki katı­na çıkardı. Bu da enerji maliyetin­deki yükseliş ile beraber nakliye maliyetlerinde de artışa yol açtı. Nakliye maliyetleri iç pazar­da neredeyse her ürünün fiyatına yansımaya baş­ladı. Bu da enflasyon tahminlerinin yukarıya çekilmesine neden olu­yor. Türkiye’deki gıda fiyatlarının artış ve aza­lışının direkt nakliye fi­yatları ile ilgili olduğu­nu vurgulayan Kara­kuş, “Bu sene yüzde 30’a yakın bir enf­lasyon bekliyoruz. Merkez Bankası enf­lasyon düzeltmesin­de iki puan ekledi ve 18 yaptı. Savaşla bir­likte Türkiye’de yüksek enflasyon olacak. Önce bunu kabullenip ona göre çö­züm önlemleri almak lazım” açıklamasında bulundu.

İÇ PAZARDA LOJİSTİK MALİYETİ %30 İLE %50 ARASINDA ARTTI

Savaşın başladığı 28 Şu­bat’tan sonra nakliye fi­yatlarında korkunç ar­tışların olduğunu belir­ten Karakuş, “Örnek vermek gerekir­se 100 liralık bir ürünün maliye­ti içinde eskiden nakliyenin payı yüzde 5 iken, şu anda yüzde 15’le­re yükseldi” şeklinde konuştu. İç pazarda lojistik maliyetlerinde yüzde 30 ile 50 arasında artışla­rın yaşandığını aktaran Karakuş, “1000 liralık yere bin 500 isteyen var. Konya merkezden Yunak’a eskiden mısırın tonunu 600 lira­ya naklediyorduk. Bugün ise bin 500 lira isteniyor. Bunlar daha depodan hammadde gidişiyle il­gili ortaya çıkan lojistik artışları. Yine uzaktan gelen gemi nakliye­lerinin ton fiyatı da 30 dolardan neredeyse 50 dolara çıktı. Rusya gibi yakından gelen gemi nakli­yelerinin ton fiyatı ise 15 dolar­dan 25 dolarlara çıktı. Bu nak­liye farkı ithal hammaddelerde yüzde15 ile 20’leri buldu. Şu an­da petrol fiyatı 60 dolardan 110 doların üstüne çıkmış durumda. Nerede duracağı da belli değil” açıklamasında bulundu.

“ŞU ANDA GÜBREDE ARZ YÖNLÜ BİR SIKINTI YOK”

Türkiye’nin gübre konusun­da herhangi bir sorununun bu­lunmadığını aktaran Karakuş, gübrede üst gübrenin atıldığını ve şu anda sezona kadar gübrey­le ilgili bir gündemin olmadığı­nı iletti. “Gübreyle ilgili atılan atıldı, verilen de verildi” diyen Karakuş, “Ancak alt gübreyi 20 liraya mal ettiysek, üst gübreyi 30 liraya mal ettik. Bu da ürün fiyatlarını etkileyecek bir etken oldu. Şu anda gübrede arz yön­lü bir sıkıntı yok. Hindistan’dan gelen Hürmüz Boğazı’nı kulla­nıp Irak üstünden gelen ürün­ler hem Hürmüz’ü kullanamı­yor hem de alternatif olan Sü­veyş’i kullanamıyorlar. Hürmüz ve Süveyş’i kullanamayan ve bi­ze gelen hammadde ürünleri gı­da sektöründe kullanılıyor. Bu ürünler Ümit Burnu’ndan dola­narak geliyorlar ve ton başına 10 ile 15 dolar nakliyede fark yaratı­yor” ifadelerini kullandı.

“MARKETLERİN FİYAT BELİRLEDİĞİ BİR PAZAR DÜZENİ OLUŞMUŞ”

Türkiye’nin bütün dünyada olduğu gibi tarım toplumundan sanayi toplumuna ve hizmetler sektörüne geçtiğini vurgulayan Karakuş, ancak Türkiye’nin tarımdan sanayiye, sanayiden hizmetlere geçiş sürecini biraz hızlı yaptığını bildirdi. Altyapıyı yeterince hazırlamadan metropollerde yaşamın özendirildiğini belirten Karakuş, şöyle devam etti: “Bunu gerçekleştirmeden yakın gelecekte hiçbir mikro veya makro alınan önlem, gıda fiyatlarının önüne geçemeyecek gibi görünüyor. Çünkü büyük kentlerde her apartman olmuş bir köy ve bunun getirdiği bir talep var. Talep ile beraber neredeyse her apartmanın yanında bir market açılmış. Kırsalın boşalmasıyla birlikte büyük marketlerin fiyat belirlediği bir pazar düzeni oluşmuş. Kırsal yerler boşalmaya devam da ediyor. Bu gelişimin önünde de durmak pek mümkün görünmüyor. Burada en önemlisi tedarik zincirini yönetmek. Sonuç olarak üretici memnun değil, tüketici de memnun değil. 3-4 büyük market neredeyse bizim hayvansal ürün fiyatlarını belirleyen duruma geldi.”

TÜRKİYE GIDADA AVANTAJLI BİR LOJİSTİK MERKEZİ KONUMUNDA

Savaşın avantajlarına değinen Karakuş, bugün Türkiye’nin üç tarafının denizlerle çevrili olduğunu ve dört tarafının ise savaşlarla kaplı bir coğrafyada bulunduğunu belirterek, “Savaşan Ukrayna ve Rusya hububat ve yağlı tohumlarda bizim hammadde depolarımız. Bu ülkelerde savaş nedeniyle üretim tesislerinde büyük aksamalar yaşanıyor. Türkiye’nin gıda coğrafyasının altında ise gıda ihtiyacı olan Afganistan, Pakistan ve Orta Doğu coğrafyası var. Şimdi üst tarafta hammadde bolluğu ve altta ise gıda ihtiyacı var. Türkiye bunların ortasında çok avantajlı bir lojistik merkezi konumunda. Onun için de sanayicinin çalışması ve gıda ürünleri üretenlerin ihracatla ilgili özendirilmesi gerekiyor. Öte yandan bazı ürünlerde enflasyon yükselecek diye ihracatı yasaklıyoruz. Bu ters bir korelasyon. Bu uygulamanın gözden geçirilmesi ve gıda üreten firmaların tam kapasite çalışması için destek verilmesine ihtiyaç var” dedi.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN