Eski Bürokrat ve Eski Ankara BB Genel Sekreter Yardımcısı Baki Kerimoğlu, Yeni Parti’nin kurulmasıyla tekrar tartışma konusu olan siyasi partilere hazine yardımını yazdı. Siyasi partilere seçim yardımının ülkeye yük olduğunu belirten Kerimoğlu, bundan kaynaklı sorunları ve çözüm önerilerini sıraladı.
"Siyasi Partilere seçim yardımı demokrasinin ülkemize maliyetidir”
SİYASİ PARTİLERE SEÇİM YARDIMI YAPILMALI MI?
Fransız Kamu Hukukçusu Prof. Georges Vedel’in “Demokrasi, siyasi partiler olmadan yaşayamaz; ama siyasi partiler yüzünden ölebilir de” diye anlamlı bir sözü vardır. Demokrasinin var olması için siyasi partilerin varlığı, demokratik anayasal demokrasiye sahip çıkmaları, sağlıklı ve demokratik bir şekilde örgütlenebilmeleri, yeterli mali kaynağa sahip olmaları, faaliyetlerinde katılımcılık, saydamlık ve hesap verilebilirliğin sağlanması gerekir.
Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi 2001 yılında Siyasi Partilerin Finansmanına ilişkin yayımladığı 1516 sayılı Tavsiye kararında siyasi partilerin görünürlük kazanmak ve fikirlerine siyasi destek bulabilmek için ciddi finansal kaynaklara ihtiyacı olduğuna vurgu yapılarak, siyasi partilere ilişkin düzenlemelerin bu gerçekleri dikkate alarak yapılması gerektiği ve faaliyetlerini gerçekleştirebilmek için ihtiyaç duyacakları mali kaynakları elde etmelerine olanak tanınması gerektiği hatırlatılmıştır.
Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi ve Bakanlar Komitesi tavsiye kararlarında, siyasi partilere devletin yardım yapması ve yardımların dağıtımında hakkaniyete uygun ölçütlere başvurulması, bu ölçütlerin partilerin sahip olduğu toplumsal desteğe (oy oranı ya da sandalye sayısı) uygun olması gerektiği ancak yeni partilerin de seçim yarışına katılmasına ve yerleşik partilerle rekabet etmesine imkân verecek şekilde belirlenmesi hususu vurgulanmıştır.
Seçmen sorumluluğu nispeten daha az gelişmiş ve oy kullanma tercihi siyasi tercihlerden çok önemli ölçüde etnik köken, inanç ve sunulan mali imkanlara bağlı olan ülkelerde siyasi partilerin etnik, inanç veya parasal güce sahip çıkar çevrelerine mahkum olmamaları için yeterli ve adil devlet desteği yapılması bir zorunluluktur.
SİYASİ PARTİLERE DEVLET YARDIMI NASIL YAPILMAKTADIR?
Dünyadaki uygulamalarına baktığımızda siyasi partilere yönelik devlet yardımları ya doğrudan ya da dolaylı şekilde yapılabilmektedir. Doğrudan devlet yardımları yıllık düzenli olarak yapılan ve/veya seçim dönemlerinde kampanya giderlerinin karşılanması için yapılan devlet yardımlarından, dolaylı devlet yardımları ise eğitim ve araştırma gibi parti yan kuruluşlarına sağlanan mali destekler, seçim döneminde kamuya ait kitle iletişim araçlarından yararlandırmak, partilere, adaylara veya bağış yapanlara sağlanan vergi istisna ve muafiyetleri ile diğer dolaylı desteklerden oluşmaktadır.
Uygulamada siyasi partilere devlet yardımlarının ülkeden ülkeye farklılaştığı görülmektedir. Almanya, Fransa ve İspanya gibi bazı ülkelerde hem düzenli hem de seçim dönemlerinde devlet yardımı yapılmaktadır. Norveç, Finlandiya ve Danimarka gibi bazı ülkelerde ise siyasi partilere düzenli devlet yardımları yapılmakta fakat ayrıca seçim dönemlerinde seçim kampanyalarının finansmanı için ayrı bir yardım yapılmamaktadır. Kanada ve Avustralya gibi bazı ülkelerde siyasi partilere doğrudan devlet yardımı yapılmamakta ancak partilerin yan kuruluşlarına devlet yardımları yapılabilmektedir. İngiltere, İrlanda, Japonya, Yeni Zelanda ve İsviçre gibi bazı ülkelerde ise devlet yardımları yok denecek kadar sınırlıdır.
ÜLKEMİZDE SİYASİ PARTİLERE DEVLET YARDIMI UYGULAMASI
Ülkemizde 1982 Anayasasının 68’inci maddesinin son fıkrasında “Siyasi partilere, Devlet, yeterli düzeyde ve hakça mali yardım yapar. Partilere yapılacak yardımın, alacakları üye aidatının ve bağışların tabi olduğu esaslar kanunla düzenlenir” hükmüne yer verilmiştir. 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun Ek 1’inci maddesinde siyasi partilerden genel ülke barajını geçen partilere o yılki genel bütçe gelirleri (B) Cetveli toplamının beş binde ikisi(2/5000) oranında ödenek konularak siyasi partiler arasında, bu partilerin son genel seçim sonrasında Yüksek Seçim Kurulunca ilan edilen toplam geçerli oy sayıları ile orantılı olarak bölüştürülmek suretiyle her yıl o yılki genel bütçe kanununun yürürlüğe girmesini takiben on gün içinde tamamlanmasının zorunlu olduğu hüküm altına alınmıştır. Aynı maddede milletvekili genel seçimlerinde toplam geçerli oyların %3’ünden fazlasını alan siyasi partilere de Devlet yardımı yapılacağı; bu yardımın en az Devlet yardımı alan siyasi partinin ikinci fıkra gereğince almış olduğu yardım ve genel seçimlerde aldığı toplam geçerli oyların esas alınarak kazandıkları oyla orantılı olarak yapılacağı; bu durumda yapılacak yardımın bir milyon Türk Lirasından az olamayacağı; bunun için her yıl Hazine ve Maliye Bakanlığı bütçesine yeterli ödeneğin konulacağı kural olarak belirlenmiştir.
Aynı maddeye göre öngörülen devlet yardımları bu yardımdan faydalanabilecek siyasi partilere, milletvekili genel seçiminin yapılacağı yıl üç katı, mahalli idareler genel seçim yılı için iki katı olarak ödenmektedir. Her iki seçim aynı yıl içerisinde yapıldığında bu ödemenin miktarı üç katı geçemez. Bu fıkra gereğince yapılacak katlı ödemeler, Yüksek Seçim Kurulunun seçim takvimine dair kararının ilanını izleyen on gün içinde yapılır.
Türkiye’de siyasi partilere devlet yardımı yasal güvence altına alınmış olup asıl olarak düzenli ve seçim dönemlerinde doğrudan devlet yardımı şeklinde yapılmaktadır. Bunun dışında seçim dönemlerinde TRT’de yayın hakkı, siyasi partilere bazı durumlarda KDV istisnası, Veraset ve İntikal Vergisi muafiyeti gibi çok sınırlı da olsa dolaylı destekler mevcuttur.
ÜLKEMİZDE SİYASİ PARTİLERE DEVLET YARDIMINDA YAŞANAN SORUNLAR
Venedik Komisyonunun İnsan Hakları ve Demokratik Kurumlar Bürosu tarafından yayınlanan Siyasi Parti Düzenlemeleri Rehberinde siyasi partilere devlet yardımlarının nasıl yapılacağına ilişkin ilkelere yer verilmiştir. Rehbere göre siyasi partilere devlet yardımı öncelikle kanunla belirlenmelidir. Devlet yardımlarının paylaştırılmasında tanımlanan tek ve evrensel bir sistem yoktur. Devlet yardımlarının yönetimine ilişkin düzenleme siyasal çoğulculuk ve fırsat eşitliğini en etkin sağlayacak şekilde adil bir formüle dayanmalıdır. Burada devlet yardımı için minimum bir eşik olmalı; ancak bu eşik küçük partileri dışlayacak kadar ve politik çoğulculuğu tehlikeye sokacak kadar yüksek olmamalıdır.
Ülkemizde siyasi partilerin devlet yardımına hak kazanma oranı yüzde 7’dir. Yüzde 3 eşiğini geçen siyasi partilere de sınırlı ölçüde devlet yardımı yapılması öngörülmüştür. Seçimlerde yüzde 3 sınırını geçen parti olmadığından fiilen yüzde 7 eşiğini geçen partiler hazine yardımından yararlanmaktadır. Bu eşik ise pek çok ülkeye göre çok yüksektir.
Devlet yardımlarının son genel seçimlerde alınan oy oranına göre yapılması uygulamada önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Genel ve yerel seçimler beş yılda bir yapılmaktadır. Her yıl düzenli ve seçim dönemlerinde yapılan devlet yardımları son genel seçimde alınan oy oranına bağlı olduğundan beş yıllık süreçte seçmen tercihlerindeki değişim dikkate alınmamaktadır. Bunun en somut örneği Kasım 2002 seçimlerinde yaşandı. Bir önceki genel seçimde yaklaşık yüzde 22 oy olan DSP, 2002 seçimlerinde yüzde 1,22 oyda kaldı. Oysa devlet yardımını bir önceki genel seçimde kazandığı yüzde 22 oy oranına göre aldığından seçim sonrasında kasasında kalan para çok konuşuldu. O nedenle siyasi partilere ayrılan devlet yardımlarında sadece son genel seçimde alınan oy oranının esas alınması ve belirlenen eşiğin yüksek olması devlet yardımlarının adil paylaştırılmaması sonucunu doğurmaktadır.
SİYASİ PARTİLERE DEVLET YARDIMI İÇİN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
Ülkemizde siyasi partilere devlet yardımı siyasi partilerin etnik kimlik, inanç ve sermaye sahiplerinin denetimine girmemesi ve sağlıklı faaliyet gösterebilmeleri için bir zorunluluktur. Bunun için devlet yardımlarının siyasi çoğulculuğu destekleyecek ve seçmen tercihlerine göre adil şekilde paylaştırılmasını sağlayacak bir formüle göre yapılması gerekir.
Bunun için öncelikle siyasi partilere yeterli devlet yardımı yapılması için devlet yardımı oranının artırılması ve böylece siyasi partilerin menfaat beklentisi amacıyla yardım yapanların etkisinden kurtarılması gerekir. Siyasi partilere devlet yardımı demokrasinin ülkemize maliyetidir. Devlet yardımından yararlanmak için gerekli oy oranının %1’e indirilerek daha fazla siyasi partiye yardım yapılması, çoğulcu demokrasinin desteklenmesi, ödedikleri vergilerle kamu harcamalarını finanse eden seçmenlerin tercihlerine saygı duyulması ve demokratik kültürün gelişmesi açısından önemlidir. Devlet yardımlarının yardımlardan yararlanma hakkı olan siyasi partilere adil dağıtılmasını sağlayacak bir formül geliştirilmelidir. Bu amaçla;
- Devlet yardımlarının %10’nu gibi belirli bir oranının devlet yardımından yararlanma hakkı olan siyasi partilere eşit olarak dağıtılması suretiyle iktidar gücüne sahip olmayan ancak belirli bir kamuoyu desteği olan siyasi partilerin daha çok desteklenmesi,
- Devlet yardımlarının paylaşımında kadın adaylara öncelik veren siyasi partilere pozitif ayrımcılık yapılması için devlet yardımlarının %5’i gibi belirli bir oranının TBMM’de temsil edilen kadın milletvekili sayısına göre paylaştırılması,
- Seçim dönemlerinde yapılan ek devlet yardımlarının %20’si gibi, belirli bir oranının seçime katılan bütün siyasi partilere eşit dağıtılarak adil yarışma ortamının sağlanması ve çoğulculuğun desteklenmesi,
- Mevcut uygulamada genel seçimlerde 3 katı yerel seçimlerde 2 katı olan ilave devlet yardımlarının her iki seçimde de 3 katı olarak değiştirilerek yerel seçimlerde siyasi partilere daha fazla yardım yapılmasının sağlanarak yerel yönetimlerde siyasetin desteklenmesi,
Sorunların çözümüne destek olabilecek öneriler olup bunların ilgili yasada açıkça belirlenerek yasal güvenceye kavuşturulmasının ülkemizde siyasi partilere devlet yardımından önemli bir iyileştirme sağlayacağı düşünülmektedir.
*Baki Kerimoğlu, Bürokrat, Eski Ankara Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı.
