Zonguldak’ta 2008 yılında kaybolan ve “Kirpi” lakabıyla bilinen Ahmet Yılmaz’ın ölümü, 18 yıl sonra çözüldü. 2010 yılında Ulutan Barajı kenarında bulunan kemiklerin, 2012’de DNA testleriyle Yılmaz’a ait olduğu belirlendi. Ancak o dönemde yapılan incelemelerde ölümüne dair yeterli kanıt bulunamadığı gerekçesiyle dosya takipsizlikle kapatılmıştı.
İTİRAF CİNAYETİ ORTAYA ÇIKARDI
2023 yılında, Yılmaz’ın ölümüyle ilgili suç örgütü dosyasında yargılanan sanıklardan H.P., Yılmaz’ı başına ateş ederek öldürdüklerini ve cesedini baraja attıklarını itiraf etti. Bu itiraf üzerine takipsizlik kararı kaldırıldı ve soruşturma yeniden açıldı.
Soruşturma kapsamında, Yılmaz’ın ölümüyle ilgili şüphelilerin uzun yıllar sahte beyanlarla cinayeti gizlemeye çalıştığı belirlendi. Şüpheliler, Yılmaz’ın İstanbul’da yaşadığı, uyuşturucu kullandığı ve otelde kaldığı yönünde sahte bilgiler vererek ölümünü örtbas etmeye çalışmıştı.
2 KİŞİ TUTUKLANDI
İlker E., cinayeti işlediğini arkadaş ortamlarında anlattığı gerekçesiyle 11 Kasım 2025’te tutuklandı. Daha sonra düzenlenen operasyonlarda Emircan İ., Köksal A. ve Tarık Y. de gözaltına alındı. 26 Şubat’ta adliyeye sevk edilen şüphelilerden Köksal A. ve Tarık Y. tutuklanırken, Emircan İ.’ye ev hapsi, İlker E.’ye ise adli kontrol tedbiri uygulandı.
OTOMOBİLDE BOĞULARAK ÖLDÜRÜLDÜ CESEDİ BARAJA ATILDI
İddianamede, Ahmet Yılmaz’ın çete içi bir hesaplaşma veya şüphe nedeniyle öldürüldüğü belirtiliyor. 1 Kasım 2008’de Baycan İ., Köksal A. ve Tarık Y. ile birlikte otomobilde gezen Yılmaz, tartışma sırasında boğularak öldürüldü. Cesedi çuvala konularak önce kullanılmayan bir kaçak kömür ocağına, ardından Ulutan Barajı’na atıldı.
İddianamede, Emircan İ.’nin Baycan İ. ile Yılmaz’ın eşinin ilişkisi nedeniyle tartışma yaşadığını, Tarık Y.’nin cesedi baraja atma sürecini itiraf ettiği ve Köksal A.’nın olayla ilgili susma hakkını kullandığı kaydedildi.
Hazırlanan iddianamede, 4 şüpheli hakkında “iştirak halinde kasten öldürme” suçundan müebbet hapis cezası talep edildi.
