Türkiye, uluslararası bilim diplomasisi açısından önemli organizasyonlardan biri olan 22. Uluslararası Coğrafya Olimpiyatı’na (iGeo 2026) ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.
11-17 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilecek organizasyon öncesinde İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde basın toplantısı düzenlendi.
Toplantıda iGeo 2026’nın bilimsel, akademik ve diplomatik boyutu anlatılırken, organizasyonun Türkiye’nin uluslararası akademik görünürlüğüne sağlayacağı katkılar da değerlendirildi.
50 ÜLKEDEN 200’Ü AŞKIN GENÇ KATILACAK
Organizasyon kapsamında 50 ülkeden 16-19 yaş aralığında 200’ü aşkın genç coğrafyacı İstanbul’da buluşacak.
Genç katılımcıların yanı sıra 100’den fazla uluslararası akademisyen de organizasyonda yer alacak.
Aynı dönemde düzenlenecek IGU Bölgesel Konferansı ile birlikte İstanbul, yalnızca genç bilim insanlarını değil, dünya coğrafya camiasının önde gelen akademisyenlerini de ağırlayacak.
GÖNENÇGİL: COĞRAFYA STRATEJİK BİR BİLİM ALANI
Basın toplantısının açılış konuşmasını Organizasyon Komitesi Başkanı Prof. Dr. Barbaros Gönençgil yaptı.
Türkiye’nin böylesine büyük bir organizasyona ev sahipliği yapmasının yalnızca bilimsel değil, diplomatik açıdan da önemli olduğunu vurgulayan Gönençgil, coğrafyanın günümüzde devletlerin geleceğini şekillendiren stratejik bir bilim alanına dönüştüğünü söyledi.
Gönençgil, Türkiye’nin uluslararası güvenilirliği, akademik birikimi ve organizasyon kapasitesi sayesinde bu göreve layık görüldüğünü belirtti.
“BİLİM DİPLOMASİSİNE KALICI KATKI SAĞLAYACAK”
Prof. Dr. Gönençgil, iGeo 2026’nın Türkiye’nin bilim diplomasisine kalıcı katkılar sağlayacağını ifade etti.
Organizasyonun genç bilim insanları arasında uluslararası etkileşimi güçlendireceğini belirten Gönençgil, coğrafya disiplininin iklim değişikliği, göç, şehirleşme, doğal afetler, çevre sorunları ve jeopolitik gibi başlıklarda giderek daha belirleyici bir rol oynadığına dikkat çekti.
İSTANBUL DÜNYA COĞRAFYA CAMİASINI AĞIRLAYACAK
iGeo 2026 ile aynı dönemde gerçekleştirilecek IGU Bölgesel Konferansı, İstanbul’u bir hafta boyunca küresel coğrafya camiasının buluşma noktalarından biri haline getirecek.
Organizasyon sayesinde Türkiye’nin akademik kapasitesinin uluslararası alanda daha görünür hale gelmesi ve gençler arasında bilimsel iş birliğinin güçlendirilmesi hedefleniyor.
