Denizli ili sınırları içerisinde yer alan Yenicekent-Buldan bölgesinde, 9 Mart 2026 tarihinde yerel saatle 09.21'de aletsel büyüklüğü 5,1 olarak ölçülen şiddetlice bir sarsıntı kaydedildi. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Bölgesel Deprem-Tsunami İzleme ve Değerlendirme Merkezi tarafından yayımlanan ön değerlendirme raporuna göre, sarsıntı yerin 7,5 kilometre derinliğinde gerçekleşti. Sığ odaklı sarsıntı, başta merkez üssüne yakın ilçeler olmak üzere çevre illerden de hissedildi.
DEPREMİN ETKİ ALANI VE ŞİDDET DAĞILIMI
Kandilli Rasathanesi tarafından hazırlanan tahmini şiddet haritasına göre, sarsıntının merkez üssünde yarattığı en yüksek şiddet değeri 'V' (5) olarak belirlendi. Merkez üssüne en yakın yerleşim yerlerinin 12,08 kilometre ile Güney ve 12,45 kilometre ile Buldan ilçeleri olduğu tespit edildi. Deprem; Denizli il merkezine 34,29 kilometre, Uşak'a 76,81 kilometre, Aydın'a 102,91 kilometre ve Muğla'ya 110,37 kilometre mesafede gerçekleşerek geniş bir alanda etkili oldu.
BÖLGENİN TEKTONİK YAPISI VE FAY HAREKETLİLİĞİ
Batı Anadolu'nun aktif deprem bölgelerinden biri olan alanda meydana gelen sarsıntının, Ege Bölgesi'ndeki açılma tektoniği neticesinde oluşan Büyük Menderes Grabeni ve ona bağlı fay sistemlerinin etkisi altında geliştiği ifade edildi. Uzmanlar, bölgesel moment tensör ters çözüm yöntemi ile elde edilen veriler ışığında, kırılmanın normal faylanmaya eşlik eden doğrultu atım bileşenli oblik bir faylanma ile gerçekleştiğini bildirdi. Bölgede tarihsel ve aletsel dönemlerde yüksek yıkıcılığa sahip sarsıntıların yaşandığına dikkat çekilerek, il sınırları içerisindeki Buharkent, Pamukören ve Denizli Graben Sistemi'ne bağlı çok sayıda diri fayın potansiyel tehlike oluşturduğu vurgulandı.
AFETE HAZIRLIK VE GÜVENLİK UYARILARI
Kandilli Rasathanesi raporunun değerlendirme bölümünde, afetlere hazırlıklı olmanın can ve mal kayıplarını önlemedeki hayati önemine yer verildi. Vatandaşların acil durum planı yapmaları, binalarının sağlamlığını kontrol ettirmeleri ve risk teşkil eden eşyaları sabitlemeleri gerektiği hatırlatıldı. Öte yandan, büyük depremlerin ardından kıyı bölgelerde yaşanabilecek deniz suyu çekilmesinin bir tsunami işareti olabileceğine değinilerek, böylesi bir durumda hızla yüksek kesimlere çıkılması ve resmi kurumların uyarılarının dikkate alınması gerektiği yinelendi.
