Back To Top
Adana Mutabakatı nedir? (1998 Krizi) Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bahsettiği Adana Protokolü

Adana Mutabakatı nedir? (1998 Krizi) Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bahsettiği Adana Protokolü

 - Son Güncelleme: 25.01.2019 Cuma 16:09
Adana Mutabakatı nedir? (1998 Krizi) Cumhurbaşkanı Erdoğan\'ın bahsettiği Adana Protokolü
- A +

Adana Mütabakatı nedir, ne zaman kimler arasında imzalandı? 1998 yılında Türkiye ile Suriye arasında imzalanan Adana Protokolü/Mutabakatı, PKK terörünün tırmandığı yıllarda Suriye'nin terörü destekleyen eylemlerine karşılık Türkiye'nin tepkisi sonucu imzalanmıştır. İki ülkeyi savaşın eşiğine gelmekten kurtaran mutabakata, Rusya Devlet Başkanı Putin'den açıklama gelmişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan da ''Adana Mutabakatı'nın yeniden gündeme gelmesi, bunun üzerinde ısrarla durulması gerekiyor'' ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın grup toplantısında söz ettiği Adana Mutabakatı, Suriye'nin 1990'lı yıllarda Suriye'nin PKK faaliyetlerine topraklarında müsade etmesi ve terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'ın Suriye topraklarında ikamet ediyor olması sonucu Türkiye'nin tepki ve baskısı sonucu imzalanmıştır.  Ekim 1998 Krizi’nin Suriye yönetiminin PKK faaliyetlerine destek vermeyeceğini resmen taahhüt ederek sonlanması, iki ülke ilişkilerinde uzlaşmazlıktan her alanda işbirliği dönemine geçişin başlangıç noktası olmuştur. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan 24 Ocak 2109 Salı günü yaptığı konuşmada Adana Mutabakatı'na değinerek ''Adana Mutabakatı'nın yeniden gündeme gelmesi, bunun üzerinde ısrarla durulması gerekiyor.'' ifadesini kullandı.

Yükleniyor...

19-01/24/esed.jpg
Terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan -  Beşşar Esed

ADANA PROTOKOLÜ NEDİR? MADDELERİ NELER?

Suriye'deki iç savaş ve terörün bitirilmesi yönündeki çalışmalar doğrultusunda yeniden gündeme gelen Adana Protokolü adeta 'ilan edilmemiş bir savaşın' gerginliğini sona erdirmişti. Suriye'nin 20 Ekim 1998'de altına imza koyduğu ve PKK başta olmak üzere teröre verdiği desteği resmen kestiğini ilan ettiği mutabakat.

Suriye'nin taahhütleri şöyleydi;

-Apo ve PKK unsurlar Suriye'ye sokulmayacak
-PKK kamplarının faaliyetleri yasaklanacak
-Suriye'deki PKK'lılar adalete sevk edilerek yargılanacak
-Suriye topraklarında Türkiye aleyhtarı faaliyetler izin verilmeyecek
-Suriye, PKK'nın terör örgütü olduğunu kabul ediyor
-PKK'nın Suriye'deki ticari faaliyetlerine izin verilmeyecek
-İki ülke güvenlik makamları arasında doğrudan telefon hattı kurulacak
-İki ülke arasında, Suriye'nin taahütlerini denetlemek için, özel bir mekanizma oluşturulacak. bu çerçevede Türkiye, Suriye'ye iki gözlemci gönderecek.

ADANA MUTABAKATI'NA GİDER SÜREÇ

24 Temmuz 1998'de yapılan Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısında o sene Suriye'de yuvalanmış PKK unsurlarının Türkiye’de gerçekleştirdiği terör saldırılarının artması ele alındı ve terörle mücadeleye kesintisiz devam edileceği vurgulandı.

Dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Atilla Ateş, 16 Eylül 1998'de Hatay'da yaptığı konuşmada, "Suriye'ye karşı sabrımız kalmadı. Türkiye beklediği karşılığı alamazsa, her türlü tedbiri almaya hak kazanacaktır." diyerek, Esed rejimine PKK elebaşısını himaye etmesinin savaş nedeni sayılacağı sinyalini verdi.

Aynı ay içinde yapılan MGK'da, Öcalan'ın sınır dışı edilmemesi halinde Suriye'ye askeri müdahalede bulunulacağı konusunda Türkiye'nin kararlılığı vurgulandı.

Tırmanan gerginlik üzerine, Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek'in arabuluculuk görevini üstlenmesiyle Türk ve Suriyeli taraflar, Adana'da müzakerelere başladı. Taraflar, 20 Ekim 1998'de Adana Mutabakatı'nı imzaladı.

Öcalan, bu gelişmeler üzerine 9 Ekim 1998’de Suriye’den kaçtı. Yunanistan, Rusya ve İtalya'da sığınma arayan Öcalan, 1999'da Kenya'da yakalandı.

SURİYE REJİMİNİN YÜKÜMLÜLÜKLERİ

1998'de imzalanan 5 maddelik Adana Mutabakatı, şunları içeriyor:

- "Suriye, mütekabiliyet ilkesi uyarınca, kendi topraklarından doğan ve Türkiye'nin güvenliği ile istikrarını tehlikeye atan hiçbir faaliyete izin vermeyecek. Suriye, PKK'nın topraklarında silah arzı, lojistik malzeme, finansal destek ve propaganda aktivitelerine müsaade etmeyecek."

- "Suriye, PKK'yı terör örgütü olarak tanıdı. Suriye, diğer terör örgütlerinin yanı sıra PKK'nın ve uzantılarının tüm faaliyetlerini yasakladı."

- "Suriye, PKK'nın topraklarında kamplar ve eğitim ya da himaye amaçlı tesisler kurmasına, ticari faaliyetler yapmasına izin vermeyecek."

- "Suriye, PKK üyelerinin, ülkesini üçüncü ülkelere geçiş için kullanmasına izin vermeyecek."

- "Suriye, PKK elebaşısının Suriye topraklarına girmesine engel olmak için her türlü tedbiri alacak ve sınır noktalarındaki tüm yetkililere bu yönde direktif verecek."

Mutabakat'ın yükümlülükler ile ilgili kısmında da, "Suriye tarafı, yukarıdaki maddelerde belirtilen gerekli tedbirlerin uygulanması ve somut sonuçlara ulaşılması için söz verir." ifadesi yer aldı.

MUTABAKAT 2010 YILINDA YENİDEN ELE ALINDI

Mutabakat, 21 Aralık 2010 tarihinde iki taraf arasında imzalanan "Terör ve Terör Örgütlerine Karşı Ortak İşbirliği Anlaşması" altında geliştirildi.

3 yıl yürürlükte kalması öngörülen 23 maddelik anlaşma, Türkiye ve Suriye'nin başta terör örgütü PKK ve uzantılarına karşı olmak üzere, ortak terörle mücadelede güvenlik iş birliğini kapsıyor.

PKK/KONGRA-GEL terör örgütü ve diğer terör örgütlerine karşı ortak mücadele, terör örgütlerinin ve faaliyetlerinin sürekli takibi ile engellenmesi, terör örgütü mensuplarının yakalanması ve teslim edilmesi, bilgi, belge ve istihbarat paylaşılması ile gizliliği gibi başlıkları içeren anlaşmada, iki tarafın da hiç bir terör örgütünün topraklarını kullanmasına izin vermeyeceği vurgulanıyor.

Terör örgütlerinin, kamp kurma, eğitim yapma, yasa dışı sınır geçişleri, silah ticareti gibi faaliyetlerinin engellenmesini öngören anlaşma, terör örgütü elebaşlarının ikamet etmesine, basın faaliyetinde bulunmasına izin verilmemesi, tutuklanan terör örgütü üyelerinin vatandaşı oldukları ülkeye iade edilmesi ve istihbarat paylaşımı yapılması gerektiğine atıfta bulunuyor.

Halihazırda iç savaşın 8 yıldır sürdüğü Suriye'de, terör örgütü YPG/PKK, ülkenin üçte birini işgal ediyor. YPG/PKK, 2012'de Suriye'de ilk toprak kazanımlarını, rejimin çatışmadan devri sayesinde elde etmişti. Böylece Afrin'de yuvalanan örgüt, Haseke'yi halen rejimle ortak idare ediyor. YPG/PKK ile rejimin, petrol çıkarımı ve petrol sahalarının ve barajların işletilmesi, YPG/PKK'lılara rejim kontrolündeki alanlardan geçiş sağlanması gibi bir çok alanda iş birliği yaptığı biliniyor.

Adana Mütabakatı nedir, ne zaman kimler arasında imzalandı? 1998 yılında Türkiye ile Suriye arasında imzalanan Adana Protokolü/Mutabakatı, PKK terörünün tırmandığı yıllarda Suriye'nin terörü destekleyen eylemlerine karşılık Türkiye'nin tepkisi sonucu imzalanmıştır. İki ülkeyi savaşın eşiğine gelmekten kurtaran mutabakata, Rusya Devlet Başkanı Putin'den açıklama gelmişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan da ''Adana Mutabakatı'nın yeniden gündeme gelmesi, bunun üzerinde ısrarla durulması gerekiyor'' ifadesini kullandı.

 

X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN