Back To Top
Akşener: Susmam, susamam, susmayacağım

Akşener: Susmam, susamam, susmayacağım

 - Son Güncelleme: 28.01.2020 Salı 14:58
Akşener: Susmam, susamam, susmayacağım
- A +

İYİ Parti'nin Grup Toplantısı'nda konuşan Meral Akşener, "Milletim dertliyken susmam, susamam, susmayacağım" dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Elazığ depremine ilişkin, "Acılar ve felaketler üzerinden siyaset yapılmaz. Böyle zamanlarda birlik ve dayanışma ruhu öne çıkmalıdır. Siyaset de bu ruhu destekleme odaklı yapılmalıdır." dedi.

Akşener, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Elazığ'da meydana gelen depremi anımsatarak konuşmasına başlayan Akşener, olayda hayatını kaybedenlere rahmet yarılılara da şifa dileğinde bulundu.

Yükleniyor...

Ayrıştırma ve kamplaştırma politikalarının yıllardır devam ettiğini öne süren Akşener ancak milletin bu politikalara rağmen sevinçte ve kederde bir olabilmeyi başardığını, faziletiyle bir toplumsal sınavdan daha yüzünün akıyla çıktığını kaydetti.

Akşener, kadere iman etmenin dünyevi hayatta insanın kendisini rüzgara bırakması anlamına gelmediğini, Allah'ın verdiği akılla yeraltı ve yer üstündeki tehlikelerin farkına varıp gereken önlemlerin alınması gerektiğini söyledi.

"ELBETTEKİ VERİLEN VERGİLERİN AKIBETİNİ TAKİP EDİYORUZ"

Doğal afetlerden siyaset çıkarılmasının siyasi anlayışında olmadığını vurgulayan Akşener, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Acılar ve felaketler üzerinden siyaset yapılmaz. Böyle zamanlarda birlik ve dayanışma ruhu öne çıkmalıdır. Siyaset de bu ruhu destekleme odaklı yapılmalıdır. Arama ve kurtarma faaliyetlerinin tamamlanarak, vatandaşlarımızın güvenli ve huzurlu bir ortama bir an önce kavuşturulması olmalıdır. Ama bu, 'olan bitene kör ve sağırız' demek asla değildir. Elbette ki gelişmeleri, yapılan ve yapılmış olması gereken icraatları, toplanan vergilerin akıbetini takip ediyoruz. Elbette ki deprem kuşağında yer alan ülkemizde bu alandaki duyarsızlıkların hesabını soracak, sorumluların yakasına yapışacağız. Ancak bunları gündeme taşımanın zamanı, depremzede vatandaşlarımızın güvenlik ve huzurları sağlandıktan sonra olmalıdır. Bize yakışan, dünü yarın konuşmak üzere bugün birlik olmaktır. Gün, Elazığlı, Malatyalı kardeşlerimizin yanında olma günüdür. Gün, milletçe tek yürek olup, yaralarımızı sarma günüdür. İktidar ve küçük ortağı yabancısı olsalar da siyasi sorumluluğumuz ve adabımız bunu gerektirir."

Deprem bölgesinde aileleri ve yaralıları ziyaret ederek incelemelerde bulunduğunu anlatan Akşener, yardım çağrısına cevap veren parti teşkilatı mensuplarına teşekkür etti.

"UYUŞTURUCUYA MEYLİ ORTADAN KALDIRMALIYIZ"

Akşener, geçen hafta Antalya'da vatandaşların sorunlarını dinlediğini, milletin günlük hayatta bambaşka dertlerle yüz yüze olduğunu söyledi.

Türkiye'nin uyuşturucu belasıyla karşı karşıya bulunduğunu dile getiren Akşener, "Ülkemizin geldiği durum maalesef hiç iyi değil. Dünyada uyuşturucu kullanımının en hızlı arttığı üç ülkeden biri maalesef Türkiye. Mütedeyyin olduğunu iddia eden bir iktidar döneminde, 2011-2019 yılları arasındaki artış, neredeyse yüzde 100. Türkiye'de uyuşturucu kullanan kişi sayısı 1,5 milyonu bulmuş." diye konuştu.

İçişleri Bakanlığı yaptığını hatırlatan Akşener, "Bu bela Türkiye’nin üzerinden hiç eksik olmadı. Ancak, geçmiş yıllarda transit bir geçiş noktası olan Türkiye, artık uyuşturucunun büyük bir miktarının kaldığı, kullanıcı sayısının hızla arttığı bir ülke oldu. Sadece asayiş tedbirleri yetmez. Cezaları ne kadar artırırsak artıralım, talep oldukça önüne geçemeyiz. Uyuşturucuya meyli ve talebi ortadan kaldırmalıyız. Bu da özellikle gençlerimize her yönüyle sahip çıkmakla, onları yeniden umutlandırmakla mümkündür." değerlendirmesinde bulundu.

"MİLLETİN GERÇEK GÜNDEMİ KAYNAMAYAN TENCERELER"

Akşener, yaptığı konuşmada, ekonomi yönetimine eleştirilerde bulundu.

Kamyoncuların hayat pahalılığıyla mücadele ettiğini belirten Akşener, "Milletin kesesindeki parayı oraya buraya savuracağınıza, mesela takograf konusunda hiç olmazsa yükün bir bölümünü siz üstlenin, şoför kardeşlerimiz biraz nefes alsın." diye konuştu.

Akşener, "iktidar ve küçük ortağının suni gündemler oluşturma peşinde olduğunu" öne sürerek, memleketin gerçek gündeminin kaynamayan tencereler, ödenemeyen faturalar, iş bulamayan gençler ve ay sonunu getiremeyen aileler olduğunu savundu.

Toplumların ekonomik ve sosyal güvenliği için en önemli faktörlerden birinin gıda güvenliği olduğunu ifade eden Akşener, "Öyle büyük stratejik öneme sahiptir ki piyasa şartlarına ve işinin ehli olmayan karar alıcılara bırakılamaz. AK Parti başa geldiğinden beri başarısız olduğu birçok alan var ama özellikle tarımdaki başarısızlığı ekonomik ve toplumsal dengeleri alt üst etmiş durumda. Oysa Türkiye, artan nüfusunu doyurmak için tarımda üretimini ve verimliliğini arttırmak zorunda olan bir ülke." dedi.

20-01/28/2-1580209182.jpg

Akşener, toplantı sonrası eski MHP İstanbul milletvekili Ali Torlak'a parti rozeti taktı

"GIDA ENFLASYONU YÜZDE 20'NİN ÜSTÜNDE"

Meral Akşener, geçen yıl gıda enflasyonunun yüzde 20'nin üstünde gerçekleştiğini dile getirerek, şunları söyledi:

"Türkiye bugün, hem gıda enflasyonu hem de genel tüketici fiyatları enflasyonu bazında, aynı grupta yer aldığı gelişmekte olan ülkelerin iki katından fazla bir enflasyon oranına sahip. Gıdanın, Tüketici Fiyat Endeksi içinde ağırlığı yüzde 24 civarında. Ama dar gelirli vatandaşımın bütçesinde ise ağırlığı çok daha fazla. İşte bu nedenle mutfaktaki yangın, en fazla dar gelirli vatandaşlarımızı vuruyor.

Bugün dört kişilik bir ailenin sağlıklı bir biçimde beslenebilmesi için günlük en az 72 lira 58 kuruş, yani aylık 2 bin 178 liralık harcama yapması gerekiyor. Bugün bu paranın yanına yaklaşamayan emekli aylığı alan vatandaşlarım var. Bu bahsettiğim açlık sınırı kabaca bir asgari ücrete denk geliyor. Peki açlık sınırı AK Parti zamanında ne kadar arttı biliyor musunuz? Tam 4,6 kat. Türkiye'de çalışanların yüzde 40'ı geçimini asgari ücretle sağlıyor. Yani benim bu ülkedeki çalışan, ekonomiye katkıda bulunan, işçimin, emekçimin üçte birinden fazlasının aldığı maaş, sadece ailesinin aç kalmamasına yetiyor. Bugün yoksulluk sınırı aylık yaklaşık 7 bin 500 lira. Yani karı koca asgari ücret alan bir ailenin toplam gelirinin bir buçuk katı. Varın gerisini siz düşünün."

İYİ Parti Genel Başkanı Akşener, sadece gıda fiyatlarındaki artışın değil doğal gaz fiyatlarındaki artışın da vatandaşların hayatını zorlaştırdığını belirterek, 2018 ve 2019 yıllarında doğal gaza toplam yüzde 60 oranında zam yapıldığını, buna karşın maaşlardaki artışın bunun üçte biri kadar olmadığını söyledi. Akşener, "Bugün İstanbul'da 4 kişilik bir ailenin aylık ortalama 200 metreküp doğal gaz tükettiğini düşünün, sadece bunun maliyeti 360 lira. Buna en az 140 liralık elektrik faturasını da ekleyince, 500 lira sadece elektrik ve doğal gaza gitmiş oluyor. Türkiye'nin en büyük kentinde, İstanbul'da, 39 ilçeden 38'inde doğal gaz tüketiminde düşüş var. Vatandaş artık kombinin düğmesini tedirgin çeviriyor. Dünyada, bütçesindeki paya göre elektrik ve doğal gaza bu kadar fazla para ödeyen başka hiçbir ülke bulamazsınız. Bütün dünyada enerji maliyetleri düşerken, bizde devamlı artıyor." şeklinde konuştu.

20-01/28/1-1580209214.jpg

"İSTESELERDE İSTEMESELERDE KONUŞACAĞIZ"

Ülke gündeminin, çılgınlık ve suni meselelerle işgaline izin vermeyeceklerini söyleyen Akşener, şöyle devam etti:

"İsteseler de istemeseler de konuşacağız. Herkes bizden hak ettiği sözü duyacak çünkü bizim sesimiz, milletimizin vicdanından gelen sestir. Milletim bunca yükün altında ezilirken, beylerin keyfi kaçmasın diye susacaksam, ne işim var benim burada? Milletim dertliyken susmam, susamam, susmayacağım. Finans gurusu, büyük ekonomist damat bey, elektrik zammını az bulmuş. Buyurun size şımarıklığın resmi. Kayınpeder torpiliyle bakan olmuş birinin, milletin durumunu umursamayan haline bakın. Ömründe ev geçindirme derdi olmamış bedavacı bir adamın, vatandaşla kurduğu empatinin düzeyine bakın. Öğrencisi açken tok yatan rektör bizden olmadığı gibi, vatandaşı açken tok yatan Maliye Bakanı da bizden değildir. Sayın Erdoğan, bu arkadaş mı dengeleyecek ekonomiyi? Bu arkadaş mı söndürecek mutfaktaki yangını? Bu arkadaş mı uçuracak Türkiye'yi?"

"BİRLİK VE BERABERLİK SADECE FELAKETLERDE AKILLARINA GELİYOR"

Ülke ve milletin enerjisinin, gerçek olmayan meselelere harcandığını öne süren Akşener, "Dikenlerin üzerinde yürüyoruz. Birleştirici ruhu, kadim devlet dilini unuttular. Birlik ve beraberlik akıllarına sadece felaketlerde geliyor. Ama dünya bugünü kotarıp, yarını planlıyor. Dünya, 2050'lerin hesabını yapıyor. Akıllı hiçbir ülke, bu medeniyetler yarışından kopmuyor. Türkiye ise bu iktidar nedeniyle geri gidiyor." değerlendirmesinde bulundu.

Çin'in 2050 yılında 50 trilyon dolarlık üretimle birinci olacağını, bugün ortalama 11 bin dolar gelire sahip her Çinlinin, 25-30 yıl sonra ortalama 30-35 bin dolar gelir sahibi olacağını anlatan Akşener, Türkiye'nin de bu değişimin dışında kalmaması gerektiğini belirtti.

Meral Akşener, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nden vazgeçilmesi gerektiğini savunarak, "Damada, geline, görümceye, eşe, dosta, ahbaba teslim edilen bu sistemi, bir an önce kaldırmalı ve iyileştirilmiş, güçlendirilmiş parlamenter sistemi kurmalıyız. Başka çıkar yolumuz yok. Buna direnmek, tarihe ve gerçeklerine direnmektir. İnsanlık tarihi boyunca, bu direnç asla başarılı olamamıştır. İyileştirilmiş ve güçlendirilmiş parlamenter sistem, Türkiye’nin bu sarmaldan çıkış yoludur. Türkiye'nin çıkış yolu, dış politikayı kişisel egolarına yem eden kayınpederden; ekonomiyi, boş paketler açıklamayı maharet zanneden damattan, devleti de dalkavukluğu idarecilik zanneden beceriksizlerden kurtarmaktır." diye konuştu.

Akşener, konuşmasının ardından partisine katılan eski MHP İstanbul Milletvekili Ali Torlak'a parti rozeti taktı. Toplantı basına kapalı devam etti.

 

 

X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN