Ana babaya iyilik üç amelden biri

Gerek Kur’ân-ı Kerîm’de gerekse hadis-i şeriflerde çoğunlukla Allah’a kulluk görevinin ardından ana babaya saygı ve iyilik gelir. Mesela Bakara suresinin 83. ayetinde, En‘âm suresinin 151-153. ayetlerinde ve daha başka ayetlerde Allah’a ibadetten sonra ana babaya iyilik etme görevinin yer aldığı görülür. Fahreddin er-Râzî gibi birçok müfessir, Kur’an’da ve hadislerde bu iki vecibenin ısrarla yan yana gösterilmesini başlıca şu sebeplere bağlarlar:

a) İnsanın maddî ve manevi gelişmesi için en değerli katkı, Allah’ın ona lütuflarından sonra ana babanın fedakârlıklarıdır. Ana baba, çocuğun hem dünyaya gelmesinin sebebidir hem de yetiştirilip terbiye edilmesini sağlamıştır.

b) Çocuğun varlık alanına çıkmasının gerçek sebebi Allah, zâhirî ve hukukî sebebi ana babadır.

c) Allah nimetlerini karşılıksız verdiği gibi ana baba da çocuklarına karşılıksız özveride bulunurlar.

d) Allah kuluna günahkâr bile olsa nimetler verir; ana baba da kendilerine saygısız bile olsa çocuklarına desteklerini sürdürürler.

e) Allah kullarının iyiliklerinden memnun olduğu ve karşılığını fazlasıyla verdiği gibi ana baba da çocuklarının başarılarından, maddi ve manevi kazançlardan mutlu olur, onları geliştirmeye çalışırlar (bk. Mefâtîḥu’l-Ğayb, 2000, XIII, 190).

Kur’ân-ı Kerîm’de ana babaya saygı konusunun en geniş şekilde İsrâ 23-25. ayetlerde yer aldığı görülür. Burada yine Allah’a ibadetin ardından ana babaya iyilik yapmanın farz kılındığı belirtilir. Tefsirlerde burada ana babaya iyiliğin (ihsan) şarta bağlanmadığına dikkat çekilmekte ve bundan, ana babanın Müslüman veya gayri müslim, faziletli veya günahkâr (fâsık) olup olmadığına bakılmaksızın onlara itaat etmenin gerekli olduğu sonucuna varılmaktadır.

Müslüman alimler, Hz. Peygamber’in, “Allah’a isyan sayılan bir konuda kula itaat edilemez” anlamındaki hadisini esas alarak, ana babanın haram olduğu açıkça bilinen konulardaki isteklerine uymanın câiz görülmediğini, bununla birlikte dinen haram kılınmayan başka isteklerine boyun eğmenin gerekli olduğunu belirtmişlerdir.

Hadis mecmualarının ‘Kitâbü’l-birr’, ‘Kitâbü’l-edeb’ gibi başlıklar taşıyan, ahlâka dair hadislerin yer aldığı bölümlerinde işlenen ilk konu ana babaya karşı görevlerdir. Bu hadislerde konu genellikle iki bakımdan ele alınır:

a) Bir kısım hadislerde ‘ihsân’ ve ‘birrü’l-vâlideyn’ kavramlarıyla ana babaya karşı iyilik ve itaatin önemi üzerinde durulur. Konuya dair çok sayıdaki hadislerin birinde Hz. Peygamber’in, Allah katındaki değerine göre en önemli amelleri, “vaktinde kılınan namaz, ebeveyne iyilik ve Allah yolunda cihad” şeklinde sıraladığı belirtilir (Buhârî, ‘’Edeb’’, 1; Müslim, ‘’Îmân’’, 137).

b) Ana babaya karşı ahlâkî vazifelerle ilgili hadislerin bir bölümü de onlara âsi olmanın yasaklandığına dairdir ve bu isyan genellikle ‘ukūk’ kavramıyla ifade edilir. Ukūk, bir hadis ve ahlâk terimi olarak, özellikle ebeveynin gönlünü incitecek, onlarla gönül bağını koparacak olan isyan, eziyet, hakaret gibi olumsuz duygu ve davranışları ifade eder ve genellikle ‘birr’ (iyilik) teriminin zıddı olarak kullanılır.

Hz. Peygamber, bütün hadis kaynaklarında geçen (mesela bk. Buhârî, ‘Edeb’, 1) bir sözünde ‘kebâir’ (büyük günahlar) diye bilinen başlıca dinî-ahlâkî kötülüklerin en büyüklerini “Allah’a ortak koşmak, ebeveyne âsi olmak ve yalan şahitliği yapmak” şeklinde sıralamıştır. Başka bir hadisinde, Allah’a sunulup da geri çevrilmeyecek dilekler arasında ana babaların evlâtlarına yaptıkları bedduaları da saymıştır (Buhârî, ‘Edeb’, 5).

İslâm ahlâkçıları, evlatların anne babalarına karşı -genel olarak kul haklarıyla ilgili sorumluluklarının yanında- özel görevlerinden de bahsetmişlerdir. Bunların bazıları şunlardır:

Ebeveynin maddî ve manevi ihtiyaçlarını karşılamak, huzurlu bir hayat yaşamalarını sağlamaya çalışmak, istemeden vermek, kendilerinden aşırı fedakârlıklar beklememek, kusurlarını hoş görmek, hayatta iken ve öldükten sonra haklarında duacı olmak, hayır ve ibadetlerine yardımcı olmak, dinin ve örfün belirlediği ahlâkî sorumluluklarını yerine getirmek, öldükten sonra dostlarıyla ilgilenmek…

YORUMLAR (2)
2 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.