Hür düşüncenin kalesi, milletin gazetesi

Bugün bu sütunda KARAR yazarı kimliğimin yanı sıra on yıldır başımda taşıdığım editör şapkasıyla birkaç söz söylemek isterim. Zira bugün bizim için çok önemli, çok değerli, sevinç ve gurur dolu bir gün. KARAR gazetesinin ilk sayısı 7 Mart 2016 günü okuruna ulaştı. Yani, acısıyla tatlısıyla koca bir on yılı geride bırakmış bulunuyoruz.

Böylesi dönemeçler insanlar için de kurumlar için de muhasebe zamanlarıdır. Ne demiştik ne yaptık… Hedefimize ne ölçüde ulaştık… gibi hayati soruların cevabını verme zamanları…

Bu gazeteyi var eden, anlamını veren, misyonunu çizen ve büyük emeklerle bugüne taşıyan kadro adına söyleyecek olursam, sınavı geçtiğimizi düşünüyorum. Elbette takdir önce okuyucumuzun, sonra kamuoyunun.

On yıl önce bu yola çıkarken halk egemenliğinin ve hukukun üstünlüğü prensibinin tarafında yer alma sözü vermiştik, sözümüzü tuttuk.

Milletin birliğini, farklı hayat tarzlarına saygıyı ve farklılıklarımız yerine ortak değerlerimizi öne çıkarma sözü vermiştik, sözümüzü tuttuk.

Hür düşüncenin kalesi, her renkten kaliteli fikrin dile gelebildiği güçlü bir mecra olma sözü vermiştik, sözümüzü tuttuk.

Bağımsız, seviyeli, ahlaklı gazetecilik için söz vermiştik, sözümüzü tuttuk.

“Medya gücünün suistimal edilmesine, kalemlerin kiraya verilmesine, yalanlarla ve kurmaca haberlerle insanların ve fikirlerin karalanmasına karşı sonuna kadar mücadele edeceğiz” demiştik, sözümüzü tuttuk.

Söz verdiğimiz gibi, milletin gazetesi oldu KARAR.

Eksiklerimiz, kusurlarımız olmadı mı geçen zamanda? Olmaz olur mu, oldu tabii…

Şeytan taşlamaktan tavaf yapmaya vakit bulamamak diye bir deyim vardır dilimizde… “Tavaf” yapmamızı engellemek için bizi birtakım şeytanların taşlarıyla oyalamaya çalıştı birileri…

Geçen on yıl boyunca “nedense” yolumuza engeller koymak, ayağımızı kaydırmak, hiç olmazsa paçamıza çamur bulaştırmak için uğraşıp duranlar oldu hep. Bu şeytanların üstümüze fırlattığı taşlardan korunmak için harcamak zorunda kaldığımız zaman ve enerjiyi mesleki projelerin gerçekleşmesi yolunda harcayabilseydik daha iyi olurdu elbette…

İkincisi, Türk basın tarihinde benzeri görülmemiş bir reklam ambargosuna maruz bırakılmamız yüzünden hep sınırlı imkanlarla işimizi yapmak zorundaydık geçen on yıl boyunca.

Ama ne olursa olsun, her daim bize güvenen ve başından beri en büyük desteği veren sadık okuyucunun yüzünü karartmadık. Bunun için şükrediyoruz. Bunun için gurur duyuyoruz.

Gazetenin birinci kuruluş yıldönümünde (7 Mart 2017) KARAR imzasıyla yayımlanan kutlama metninde yazdıklarımızı onuncu yıldönümünde de yinelemekte fayda var:

“Kimsenin adamı değiliz…

Kimsenin gazetesi değiliz…

Kimsenin adamı ve gazetesi de olmayacağız.

KARAR’ı hedef alan saldırıların, iftiraların ve baskıların temel nedeninin de bu bağımsız dava duygumuz olduğunu çok iyi biliyoruz.

Eğer bir kampa, bir şahsa, bir hizbe ait olsaydık; herkes gibi bizim de işimiz kolay olurdu ama o zaman biz olamazdık.

Okurlarımızın ve dostlarımızın hiçbir endişesi olmasın, üstlendiğimiz sorumluluğun ve omzumuzdaki yükün kıymetini çok iyi biliyoruz. Bu yolda verdiğiniz destek ve gösterdiğiniz dayanışma için yürekten teşekkür ediyoruz.

Nice yıllara…”

YORUMLAR (25)
25 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.