Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Avusturya Şansölyesi Christian Stocker ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında Türkiye-Avusturya ilişkileri ile Türkiye-Avrupa Birliği (AB) ilişkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İki ülke arasındaki ticaret hacminde 5 milyar dolarlık hedef açıklayan Erdoğan, Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve vize serbestisi diyaloğunda AB'nin atacağı adımların önemine işaret etti. Stocker ise Türkiye'yi güvenlik ve göç başta olmak üzere Avrupa için “kilit ülke” olarak nitelendirdi.
“TİCARET HACMİNDE 5 MİLYAR DOLAR HEDEFİ”
Erdoğan, 2025'te yaklaşık 4,5 milyar dolara ulaşan Türkiye-Avusturya ticaret hacmini bu yıl 5 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini söyledi. Türkiye'de binden fazla Avusturya firmasının faaliyet gösterdiğini ve Avusturya'nın Türkiye'deki doğrudan yatırımlarının 11 milyar doları aştığını belirten Erdoğan, iki ülke arasındaki ekonomik potansiyelin daha da geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Bu kapsamda mevcut Karma Ekonomik Komisyon yerine Ekonomik ve Ticari Ortak Komitesi kurulmasını ve ilk toplantının yıl sonuna kadar yapılmasını temenni ettiklerini kaydetti.
Türkiye ile Avusturya arasında yeşil enerji, kritik mineraller, yüksek teknoloji, ulaştırma ve savunma sanayisi alanlarında önemli işbirliği imkanları bulunduğunu belirten Erdoğan, özellikle Orta Koridor'u güçlendirecek stratejik projelerin birlikte hayata geçirilebileceğini söyledi.
"GÜMRÜK BİRLİĞİ'NİN GÜNCELLENMESİ HEPİMİZİN MENFAATİNE"
Erdoğan, görüşmede Türkiye-AB ilişkilerine yönelik görüş ve beklentilerini de Stocker'a aktardığını belirterek, Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve vize serbestisi diyaloğu başta olmak üzere AB tarafından atılacak adımların tüm tarafların menfaatine olacağını vurguladığını söyledi.
Bölgesel ve küresel meselelerin de görüşmede ele alındığını aktaran Erdoğan, Suriye'nin toprak bütünlüğünün ve birliğinin sağlanmasının Türkiye'nin öncelikli hedeflerinden biri olmayı sürdürdüğünü belirtti. Erdoğan, Avusturya'nın Suriye'nin yeniden inşa sürecine katkıda bulunmasını önemsediklerini ifade etti.
Orta Doğu'da kalıcı barış için iki devletli çözüme bağlı olduklarını vurgulayan Erdoğan, Gazze'ye insani yardımların kesintisiz ulaştırılması konusunun mevcut şartlarda önemini koruduğunu söyledi.
STOCKER: TÜRKİYE AVUSTURYA VE AB İÇİN KİLİT ÜLKE
Avusturya Şansölyesi Christian Stocker da Türkiye ile Avusturya arasındaki ilişkilerin zengin bir tarihe sahip olduğunu belirterek, yapılan görüşmelerin iki ülke arasındaki yakın işbirliğini ortaya koyduğunu söyledi.
İki ülke arasındaki ekonomik ve toplumsal ilişkilerin işbirliğinin temelini oluşturduğunu ifade eden Stocker, 1960'lı yıllardan itibaren Avusturya'ya gelen Türklerin ülke ekonomisine önemli katkılarda bulunduğunu belirtti. Avusturya'da Türk kökenli 300 binden fazla kişinin yaşadığını kaydeden Stocker, Türk toplumunun Avusturya'nın ekonomisine, kültürüne ve toplumuna büyük katkı sağladığını söyledi. Stocker, iyi bir entegrasyonun ve karşılıklı saygıya dayalı birlikte yaşamın önem taşıdığını ve bunu desteklediklerini ifade etti.
"VİZE SERBESTİSİ KONUSUNDA HEMFİKİRİZ"
Avusturya Şansölyesi Stocker, Türkiye'nin dış politika ve güvenlik alanlarında Avrupa için kilit bir ülke olduğunu belirterek, Rusya-Ukrayna savaşının sona erdirilmesi yönündeki çabalarını takdir ettiklerini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu yöndeki kişisel girişimlerini de desteklediklerini ifade eden Stocker, Orta Doğu'da şiddetin sona erdirilmesi için diplomasi ve diyaloğun tek çözüm olduğunu vurguladı.
Türkiye ile AB arasındaki vize serbestisinin kalıcı şekilde sağlanmasının önemine işaret eden Stocker, bu konuda tarafların hemfikir olduğunu söyledi. Avusturya'nın diyalog merkezi olarak yapıcı ve pragmatik görüşmelere katkı sunmaya hazır olduğunu belirten Stocker, hukukun üstünlüğü ve basın özgürlüğünün müzakere edilebilir konular olmadığını ifade etti. Doğu Akdeniz konusunda da uluslararası hukuk ve hukukun üstünlüğü çerçevesindeki tutumlarının net olduğunu belirten Stocker, Türkiye-Avusturya ilişkilerinde pragmatik işbirliğinin geçmişe kıyasla daha önemli hale geldiğini söyledi.
