Ezgi Apartmanı davasında gerekçeli karar: “Olursa olsun” saikiyle hareket ettiklerine dair delil bulunamadı

Ezgi Apartmanı davasında gerekçeli karar: “Olursa olsun” saikiyle hareket ettiklerine dair delil bulunamadı

Kahramanmaraş’ta 6 Şubat depremlerinde 35 kişinin hayatını kaybettiği Ezgi Apartmanı davasının 261 sayfalık gerekçeli kararı açıklandı. Mahkeme, 8’er yıl hapis cezası verilen Kervan Pastanesi işletmecileri Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel’in, binanın zemin katındaki “tahribatlı tadilatlar” nedeniyle kusurlu olduğuna hükmetti. Sanıkların sonucu kabullendiklerine dair delil bulunmadığını belirten mahkeme, eylemlerini “olası kast” değil “bilinçli taksir” kapsamında değerlendirdi.

Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve en küçüğü 6 aylık Asude bebek olmak üzere 35 kişinin yaşamını yitirdiği Ezgi Apartmanı’na ilişkin davada gerekçeli karar açıklandı.

Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi, 11 Eylül'de görülen karar duruşmasında, tutuklu pastane sahipleri Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel'i "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 8'er yıl hapse çarptırarak, adli kontrol kararıyla tahliyelerine karar verdi.

Aynı suçtan fenni mesul Mehmet Tekin'e ise iyi hal indirimi uygulanarak 6 yıl 8 ay hapis cezası ve 2 yıl meslekten men cezası verildi.

Dönemin Kahramanmaraş Belediyesi görevlileri, eski İmar İşleri Müdürü Fahri Yiğitoğlu, mimar Veli Çiftaslan, Onikişubat Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdür Vekili Sait Avşar, inşaat mühendisi Ali Gemci ve inşaat teknikeri Mehmet Akif Canlı, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan iyi hal indirimiyle 4 yıl 5 ay 10'ar gün hapis cezasına çarptırıldı.

Heyet, pastanenin iç mekan tasarımcısı Ertan Danacı ile dönemin kamu görevlileri mimar Mehmet Dişçeken ve makine mühendisi Mustafa Şirikçi'nin ise beraatlerine karar verdi.

261 SAYFALIK GEREKÇELİ KARAR AÇIKLANDI

Mahkemenin 261 sayfalık gerekçeli kararı açıklandı.

Kararda, depremde yakınlarını kaybedenler, sanıklar, tanıklar ve taraf avukatlarının beyanlarına, soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan bilirkişi raporlarına yer verildi.

Gerekçeli kararda, "taksir", "bilinçli taksir" ve "olası kast" kavramları açıklanarak, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında alınan dört bilirkişi raporu değerlendirildi. Pamukkale Üniversitesi tarafından hazırlanan bilirkişi raporunun dosyadaki çelişkileri giderdiği belirtilerek, söz konusu raporun hükme esas alındığı ifade edildi.

“OLURSA OLSUN” SAİKİYLE HAREKET ETTİKLERİNE DAİR DELİL BULUNMADI

Ezgi Apartmanı'nın zemin katında bulunan Kervan Pastanesi'nin işletmecileri Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel'in tahribatlı tadilatları nedeniyle binanın yıkımında kusurlu oldukları, Kervancıoğlu ve Pekel hakkında "olası kast" suçundan iddianame düzenlendiği hatırlatılan gerekçeli kararda, şu ifadelere yer verildi:

"'Olası kast'ın olabilmesi için sanıkların meydana gelen neticeyi öngörmelerinin yetmeyeceği aynı zamanda bu neticeyi kabullenmeleri ve olursa olsun mantığıyla hareket etmeleri gerektiği, dosya içerisinde sanıkların eylemleri gerçekleştirirken neticenin meydana gelmesini kabullendiklerine ya da olursa olsun saikiyle hareket ettiklerine dair delil bulunmadığı, sanıkların binanın zemin katında tahribatlı tadilat eylemleri ile dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal ederek geçekleşeceğini öngördükleri neticeyi istememekle birlikte nasıl olsa olmaz düşüncesiyle hareket ederek meydana gelen olayda bilinçli taksir düzeyinde sorumlu oldukları anlaşılmakla;

sanıkların 'bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma' suçundan cezalandırılmaları gerektiği ve sanıkların kusur durumları ile sanıkların eylemi nedeniyle ölen kişi sayısı ve yaralanan kişinin varlığı dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği, ancak temel ceza belirlenirken sanıkların eylemlerinin tek başına binayı yıkacak düzeyde olmamakla birlikte müteahhit ve statik proje müellifinin ağır kusurlarına eklenmesi sonrası eylemlerinin etki yarattığının da gözetilmesi gerektiği,

sanıkların meydana gelen eylem sonrası uzun bir süre firari olmaları dikkate alındığında fiilden sonraki aşamada pişmanlıklarını gösteren davranışlarının bulunmadığına kanaat getirilmiş ve cezalarında takdiri indirim uygulanmasına yer olmadığına kanaat getirilerek sanıklar hakkında hüküm kurulmuştur."

ERTAN DANACI'NIN BERAAT GEREKÇESİ

"Olası kast" suçundan hakkında iddianame düzenlenen ve beraat eden sanık Ertan Danacı'nın, binanın zemin katındaki pastanenin tadilat sürecinde yüklenici sıfatıyla işletme sahipleriyle sözleşme yaptığı belirtilen gerekçeli kararda, "Mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporu ile ek bilirkişi raporlarında, sanığın işletme sahipleri ile yapmış olduğu sözleşmeyi kapsamayan işlerin işletme sahipleri tarafından yapıldığının belirtildiği, sanık Ertan Danacı'nın işletmenin tadilat sürecinde binanın depreme karşı davranışını etkileyecek işlemleri yapma yükümlülüğünün bulunmadığı, yıkım, sökme ve moloz dökme işlemlerinin işletme sahiplerine ait olduğu ve resmi makamlardan alınacak onay, izin gibi hususların da yine işletme sahiplerine ait olduğunun 1 Aralık 2016 tarihli sözleşmeden anlaşılmıştır" denildi.

Kararda, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve ek bilirkişi raporunda Danacı'ya kusur atfedilmediği ve üzerine atılı suçu işlediğinin her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delillerle ortaya konulamadığı gerekçesiyle beraatine karar verildiği kaydedildi.

FENNİ MESUL MEHMET TEKİN'E VERİLEN CEZANIN GEREKÇESİ

Fenni mesul Mehmet Tekin'e iyi hal indirimiyle verilen 6 yıl 8 ay hapis cezasının gerekçesi de, "Sanık Mehmet Tekin'in bilirkişi heyeti raporu ile ek bilirkişi raporu değerlendirildiğinde yapının inşa sürecinde planlama ve hesaplama yapılmaksızın malzemelerin gelişigüzel bir şekilde kullanılmasına neden olduğu ve meydana gelen netice ile eylemleri arasında illiyet bağının var olduğunun kabulünün gerektiği, sanığın eyleminin 'bilinçli taksir' olarak değerlendirilmesi ile cezalandırılması gerektiği ve meydana gelen zarar ile sanığın taksire dayalı kusuru, sanığın eylemi nedeniyle ölen kişi sayısı ve yaralanan kişinin varlığı dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği, ancak sanığın adli sicilinin temiz olması, yargılama sürecinde davranışları ve cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri gözetilerek hakkında takdiri indirim uygulanması ve 2 yıl süre ile mesleğinin icrasının yasaklanmasına dair karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır" sözleriyle açıklandı.

KAMU GÖREVLİLERİNİN CEZALANDIRILMA GEREKÇELERİ

Kamu görevlisi sanıklar Ali Gemci, Veli Çiftaslan, Sait Avşar, Mehmet Akif Canlı ve Fahri Yiğitoğlu'nun cezalandırılmasına ilişkin gerekçede şu ifadelere yer verildi:

"Sanıklar Fahri Yiğitoğlu ve Veli Çiftaslan'ın Ezgi Apartmanı isimli yapının ruhsatının düzenlenme sürecinde statik projeyi ve yapının hesap raporunu onaylama görevi olan kamu görevlileri olduğu dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmakla; teknik yönden amir olan sanık Fahri Yiğitoğlu ile diğer sanık Veli Çiftaslan'ın Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre eksik ve hatalı birçok husus barındıran ve herhangi bir zemin çalışması olmaksızın hazırlanan statik projeyi onaylandıkları ve bu haliyle mahkememizce yapılan yargılama neticesinde kusurlu oldukları anlaşılmaktadır.

Sanıklardan Mehmet Akif Canlı'nın Ezgi Apartmanı isimli yapıda tahribatlı tadilat yapıldığı yönünde 14 Eylül 2021 tarihinde kat malikleri tarafından yapılan şikayet üzerine mahallinde fiili incelemeyi yapan belediyede görevli teknik personel olduğu anlaşılmakla; yapıda yapılan tadilatların açıkça imar mevzuatına ve yapının ruhsatına aykırı olmasına ve çıplak gözle görülebilir olmasına rağmen sanık tarafından bu tahribatlı tadilatların yerinde yapılan inceleme sonrası düzenlediği rapora yansıtmadığının dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.

Sanıklardan Ali Gemci'nin mahallinde tespit yapan görevlilerin tespite ilişkin yazılarını inceleyen idari amir olduğu, sanığın şikayet dilekçesinde belirtilen ve dilekçe ekinde fotoğraflar ile belirli olan tahribatlı tadilatlara rağmen kendisine verilen idari anlamdaki görevin gerekleri olan yerinde yapılan tespitlere ilişkin inceleme raporlarını denetleme görevini yerine getirmeyerek ilgili yasada belirtilen tedbirlerin alınmasını sağlamadığı hususlarının dosya içerisindeki bilgi ve belgeler ile sabit olması üzerine mahkememizce kusurlu olduğu anlaşılmaktadır.

Sanık Sait Avşar'ın 14 Eylül 2021 tarihli şikayet sonrası mahallinde yapılan tespit ve inceleme sonuçlarını en son inceleyen ve nihayete erdiren amir olduğu anlaşılmakla; şikayet dilekçesi ve ekinde açıkça belirli olan tahribatlı tadilatlar karşısında mahallinde hatalı ve eksik hazırlanan inceleme sonuçlarını gerekli şekilde denetlemeyerek tedbirleri almadığı gibi inceleme sonucuna ilişkin raporu en üst düzey amir sıfatıyla onaylayarak yapının tahribatlı tadilatlar nedeniyle tedbir altına alınmasını engellemek suretiyle sorumlu ve kusurlu olduğu dosyadaki tüm bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.

Sanıkların eylem şekli dikkate alındığında kusur derecesinin 'tali' olarak değerlendirilmesi gerektiğine mahkememizce kanaat getirildiği, sanıkların bulundukları mesleki pozisyon, bilgi ve tecrübeleri göz önüne alındığında meydana gelmesi muhtemel neticeyi öngördükleri ancak nasıl olsa olmaz düşüncesiyle hatalı yöntemle ilgili geçmiş deneyimlerinin şanslı sonuçlanmasından dolayı zararlı sonucun meydana gelmeyeceğine dair tecrübelerine güvenerek hareket edip binanın yıkılması sonucu meydana gelen ölümler ve yaralanma da 'bilinçli taksir' düzeyinde sorumlu oldukları kanaat getirilmiştir. Sanıkların adli sicilinin temiz olması, eylem sonrası ve yargılama sürecindeki davranışları ile cezanın sanıkların geleceği üzerindeki olası etkileri gözetilerek, sanıklar hakkında takdiri indirim uygulanması gerektiğine kanaat getirilerek sanıklar hakkında hüküm kurulmuştur."

İKİ KAMU GÖREVLİSİNİN BERAAT GEREKÇESİ

Kamu görevlisi sanıklar Mehmet Dişçeken ve Mustafa Şirikçi'nin beraat etmelerinin gerekçesinde, Dişçeken'in teknik inceleme sonucunda tüm inceleme ve onay süreçlerinden geçen ruhsatı yalnızca düzenleyen kamu görevlisi olduğu, eylemi ile meydana gelen sonuç dikkate alındığında kendisine atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı belirtildi.

Şirikçi'nin ise 14 Eylül 2021'de yapılan kat malikleri şikayeti üzerine sanık Mehmet Akif Canlı ile birlikte tahribatlı olduğu belirtilen tadilatları yerinde inceleyen kamu görevlisi olduğu, ancak uzmanlık alanının makine mühendisliği olması nedeniyle inşaat alanında uzmanlık gerektiren tadilatların tahribatlı olup olmadığı konusunda değerlendirme yapmasının beklenemeyeceği kaydedildi.

Gerekçede, her iki sanığın da üzerlerine atılı suçu işlediklerinin sabit olmadığı ve kendilerine atfedilebilecek kusur bulunmadığı belirtilerek, ceza hukukunun temel güvencelerinden biri olan 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi doğrultusunda beraatlerine karar verilmesi gerektiği ifade edildi.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN