Hafızaya adanmış dokuz cilt
Milletlerin de insanlarınki gibi bir hafızası vardır. O hafıza zayıfladığında fikrin istikameti, mücadelenin anlamı ve hatıraların sesi de yavaş yavaş silinir. Bu yüzden bazı eserler yalnızca bilgi vermek için değil, hafızayı diri tutmak için yazılır.
Ülkücü Hareket üzerine uzun yıllardır çalışan Hakkı Öznur’un, Polietika Yayınları tarafından yayımlanan dokuz ciltlik Ülkücü Hareket külliyatı, böylesi bir gayretin mahsulü.
Türkiye’de siyasî hayat üzerine sayısız kitap yayımlandı. Fakat bir fikrî ve siyasî hareketi doğuşundan teşkilatlanmasına, yayın organlarından fikir adamlarına, gençlik yapılanmalarından siyasî mücadelesine kadar böylesine geniş bir perspektifle ele alan çalışmaların sayısı oldukça azdır. Hakkı Öznur, uzun yıllara yayılan araştırmalarının ürünü olan çalışmayla, söz konusu eksikliği önemli ölçüde gidermeye çalışıyor.
1948’den 1980’e uzanan otuz yılı aşkın bir dönemi kuşatan bu külliyat, kronolojik bir tarih anlatısının çok ötesine geçiyor. Gazete koleksiyonları, dergiler, resmî belgeler, hatıralar, röportajlar ve zengin arşiv malzemesiyle örülmüş bu çalışma, aynı zamanda yakın dönem Türk siyasetinin hafızasına tutulmuş önemli bir ayna.
İlk cilt, Ülkücü Hareket’in siyasî anlamda köklerini oluşturan Millet Partisi, Cumhuriyetçi Millet Partisi ve Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi çizgisini ele alıyor. Fevzi Çakmak’ın siyasete girişiyle başlayan süreç, partilerin kuruluşu, kapatılması ve yeniden şekillenen siyasî atmosfer üzerinden okuyucuya aktarılıyor. İkinci ciltte 1944 Irkçılık-Turancılık Davası, 27 Mayıs 1960 İhtilali, 14’ler hadisesi ve Alparslan Türkeş’in siyasete girişi belgeler ışığında inceleniyor. Üçüncü cilt ise Milliyetçi Hareketin tarihini ve Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi’nden Milliyetçi Hareket Partisi’ne uzanan dönüşümün siyasî hikâyesini mercek altına alıyor. Dördüncü cilt Ülkücü gençlik teşkilatlarını ve Ülkücü gençliğin teşkilatlanmasını, beşinci cilt Hareketin karşı karşıya kaldığı suçlamaları ve provokasyonları ele alırken; altıncı cilt eğitim anlayışına ve 12 Eylül 1980 sonrasında cezaevlerinde sürdürülen eğitim faaliyetlerine odaklanıyor. Yedinci cilt, adeta bir basın hafızası... Millî Hareket, Töre, Devlet, Genç Arkadaş, Nizâm-ı Âlem, Millet ve Hergün gibi yayın organlarından seçilen yazılar, fotoğraflar ve belgeler hem bir dönemi belgeliyor hem de o yılların fikir iklimini bugüne taşıyor. Sekizinci ciltte Ülkücü Hareket ve Türk milliyetçiliği meseleleri dönemin Ülkücü yayın organları perspektifiyle ele alınıyor. Son cilt ise Dündar Taşer’den Gün Sazak’a, Galip Erdem’e, Seyyit Ahmet Arvasi’ye uzanan önemli isimlerin hayatlarını, eserlerini ve bıraktıkları fikrî mirası kayıt altına alıyor.
Külliyat, Hareketin farklı dönemlerine yön veren isimleri ortak bir tarih ve hafıza içinde buluşturuyor.
Bu külliyatın değeri, yalnızca bir siyasî hareketin tarihini anlatmasında değil. Aynı zamanda Türkiye’nin yakın tarihine ait dağınık bilgi ve belgeleri bir araya getirerek ortak hafızaya kazandırmasındadır. Bu yönüyle eser, başta Ülkücü camia ve yakın dönem Türk siyaseti üzerine çalışan herkes için önemli bir başvuru kaynağı.
Hiç kuşkusuz her büyük çalışma gibi bu külliyat da farklı değerlendirmelere konu olacaktır. Ancak binlerce sayfayı bulan belge ve bilgiyi yıllar süren bir emeğin ardından derleyip sistemli bir bütün hâline getirmek, başlı başına saygıyı hak eden bir gayret.
Hakkı Öznur’un dokuz ciltlik Ülkücü Hareket külliyatı, Türk siyasetini anlamak isteyenler için uzun yıllar başvurulacak temel eserlerden biri olmaya aday.
