Peki sen, kime inanacaksın?

Hayat, enteresan bir yolculuk, herkes için çeşit çeşit sürprizleri var. Üstelik bu sürprizler birey olarak karşımıza çıktığı gibi, oluşturduğumuz aileler, arkadaşlıklar hatta milletler olarak da karşımıza çıkıyor. Her gün değişik bir olayla karşılaşıyoruz. Bu olaylar; medyadan, sosyal medyadan okunurken insanın başına gelebilir gibi görünebilir ama yaşayanlar açısından hayatın kendilerine yaptığı büyük sürprizlerden. Bu durumda “Daha sakin hatta daha mutlu bir hayat yaşamak için bireysel olarak yapılabilecek ne var?” diye düşünmeden edemiyor insan. Var mı böyle bir yöntem? Şöyle de sorabilirim: Bu dünya hayatının bir kullanma kılavuzu var mı?

“Olsa ne iyi olurdu!” diyerek ümitsizliğe kapılmayın hemen çünkü var ama bizler elinde tuttuğu hazinenin değerini bilmeyen çocuklar gibi bakıyoruz elimizdeki hazineye. Onu bildiğimiz bir şeylere benzetmeye çalışıyor ve sanki diyoruz ki “Yok canım, bu bir hazine olamaz; olsa olsa geçmişe yaşamış insanların tecrübelerinden oluşan satırlardır.” Üstelik bunu ilk düşünen ve söyleyenler bile değiliz. Daha önce yaşayanlardan söyleyenler de olmuş. Bu hazine, dinimiz ve kitabımız Kur’an. Kur’an’daki her bir ayeti kerime daha sakin, daha mutlu bir hayat yaşamak için bir rehber aslında ama diyorum ya ona bir hayat rehberi gibi bakmayan insanın elinde kıymeti bilinmeyen bir hazine olup çıkıyor.

İçinden “Konuyu nereden nereye getirdin!” diyen kardeşim, yazıyı sabırla oku çünkü hayattaki tüm konuların eninde sonunda geleceği yer ahiret ve hesap verme. Bu sebeple sen bu konulara ilgisiz kalsan da ilgilensen de karşına çıkacak ve hiçbir bilgin olmadan karşılaşmak istemeyeceğin şeyler gerçekten var. Onlar hakkında ön bilgi sahibi olmak, inan senin de kârına olacak yani bu dünyadayken ölümden sonrası için iyi bir yatırım yapmış olacaksın.

Bak mesela hep sorar dururuz ya “Ya Rabbi, bu dünyaya ben neden geldim?” diye (Hatta şarkısını bile yapmışlardı değil mi?) Bir ömür bu sorunun cevabını kendi kendine arayıp durmak, inan çok zor olur. Pek çok kişi bunu da denemiş. Her birinin ulaştığı farklı farklı cevaplar da var ama hiçbiri sana uymayabilir çünkü o filozofun kendi hayat tecrübesinden süzdüğü çıkarımların ürünü oysa tüm insanlık için verilmiş bir cevap var Mülk suresi 67/2. ayette:

“O (Allah), sizi yıpratıcı bir imtihandan geçirmek için ölümü ve hayatı yaratandır. (Bakalım) hanginiz daha güzel iş yapacak. O, daima üstün olan ve çokça bağışlayandır.”

Demek ki bu dünyaya bir imtihan için geldik. İmtihanlar boşuna yapılmaz, bir sonucu olur, o sonuca göre kazanacağın veya kaybedeceğin bir şey olur. Kazanacağın şey cennette, sevdiklerinle birlikte sonsuz ve her istediğine erişeceğin ikinci bir yaşamdır. Kaybedeceğin şey de aynıdır: Cennette, sevdiklerinle birlikte, sonsuz ve her istediğine erişeceğin ikinci bir yaşamı kaybedebilirsin. Kaybedersen bir ateş çukurunda azap çekecek duruma da düşebilirsin. Bir de, bu dünyada yaşayacağın imtihanlar sadece ahiretini etkileyecek sanma çünkü o imtihanlar bu dünyada geçireceğin ömrünün yarınlarını da etkiler. Doğru cevaplar verdiğin takdirde daha güzel günlere açılır kapıların. Yanlış cevaplar verdiğin takdirde benzer sorular tekrar tekrar sorulur sanki ve yanlış cevaplar vermeye devam edersen yarınların hep bir darlık ve sıkıntı içinde, sanki cehennemde geçirilmiş günler gibi hissettirir. Bu süreçler hakkında bilgi sahibi olursan hayatta nasıl adımlar atacağını bilirsin. Üstelik bu imtihanların konuları da yazar kitabımızda. Bakara 2/155. ayetin meali şöyledir:

“Sizi mutlaka bir şeyle; korku, açlık, can, mal ve ürün noksanlığı ile yıpratıcı bir imtihandan geçireceğiz. Sen sabredenlere /duruşunu bozmayanlara müjde ver.”

Peki, imtihan konularını açıkça yazan bu hazine, hayatın sana sorduğu imtihan sorularına nasıl cevaplar vermen gerektiği hakkında yol göstermemiş olabilir mi sence, bu mümkün mü? Değil tabii ki, tabii ki nasıl cevaplar vermen gerektiğine dair yol gösteren ayetler var. Üstelik Kur’an-ı Kerim’in üslübu o kadar özel ki, her okuyana kendisini farklı farklı açıyor ve bireysel sorularına herkese hitap eden cevaplar veriyor, bunları bulmak için yapman gereken ise ayetleri anlamaya çalışarak okumak. Sen okumaya başladıkça, nasıl okuyacağını da yavaş yavaş öğreniyorsun zaten ama yine de bir örnek vereyim: Mesela mal ile ilgili imtihanlarda nasıl davranacağını öğrenmek için mallar ve ürünler ile ilgili ayetlere bakmalısın. Kalem suresinde Bahçe Sahipleri kıssası var mesela. Ürün toplayacakken ihtiyaç sahiplerinin haklarını gözetmeyenlerin düştükleri durumu özetliyor, tüm ürünlerini kaybediyorlar. Başka ayetlerde de, mesela Bakara 2/261. ayette şöyle deniyor:

“Mallarını Allah yolunda infak edenlerin /harcayanların durumu, yedi başak bitiren bir tohumun durumu gibidir. Her başağında yüz tohum oluşur. Gereğini yapana Allah, bunun kat kat fazlasını verir. Allah, imkânları geniş olan ve daima bilendir.”

Bu ayetler sana mal ile ilgili imtihanlar için bir ölçüt verecektir. Bir örnek daha vereyim. Günümüzde çoğu Müslümanın bile yakasını kaptırdığı bir çeşit mal imtihanı var: Faiz… Her yerde, üstelik alanında uzman olanlar bile “Bu çağda faizsiz olur mu hiç, olmaz!” diyorlar ama Bakara 2/276. ayet şöyle diyor:

“Allah, faizli işleri daraltır, sadakaları /zekatları ise artırır (büyüme ve gelişme aracı yapar). Allah, gerçekleri görmezlikte direnip duran hiçbir günahkarı sevmez.”

Peki sen, kime inanacaksın? Kur’an’ı anlayarak okudukça bunu seçeceksin işte. Seçimin senin imtihanlarında verdiğin cevap olacak ve eğer Allah’ın sözlerine inanıp güvenirsen bu dünyadaki yarınlarının daha iyi yaşanması için de adımlar atmış olacaksın. Tabi her şey güllük gülistanlık olmayacak çünkü burası imtihan yeri, farklı farklı imtihanlardan geçmeye devam edeceksin ama elinde güvenebileceğin bir hayat rehberi olacak. Kısaca; imtihanlar karşısında zorlandığında ümitsizliğe kapılma. Sözün sonu Hûd 11/115. ayetle olsun:

Sen sabırlı ol /duruşunu bozma! Allah güzel davrananların ödülünü zâyi etmez.

YORUMLAR (2)
2 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.