Aile Dayanışma Ağı (ADA), hak arayışının 46. haftasında Saraçhane Parkı’nda bir araya geldi. Buluşmaya siyasi parti yöneticileri, milletvekilleri, belediye başkanları, tutuklu yakınları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Açıklamalarda adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi ve tutuksuz yargılama ilkelerine vurgu yapıldı.
DİLEK KAYA İMAMOĞLU: KİMSE İÇİN AYRICALIK DEĞİL, HERKES İÇİN ADALET İSTİYORUZ
Buluşmada konuşan Dr. Dilek Kaya İmamoğlu, 18 aydır cezaevinde bulunan seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve yol arkadaşlarının durumuna dikkat çekti. Adaletin varsayımlar ve dedikodular üzerinden değil, somut delillerle tecelli etmesi gerektiğini belirten İmamoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Sadece 'mış'larla, 'miş'lerle geçen tam 18 ay... Bir çocuğun annesinden ya da babasından ayrı geçirdiği günleri nasıl geri getireceksiniz? Bir ailenin kaybettiği zamanı nasıl telafi edeceksiniz? Hakkında kesinleşmiş hüküm bulunmayan insanların özgürlüğünden mahrum bırakılmasını kabul edemeyiz. Sadece siyasi saiklerle tutulanlar değil; anneler, babalar ve çocuklar olarak hepimizin hayatı 18 aydır Silivri’de. Ekrem İmamoğlu’nun sesi yasak, fotoğrafı yasak; kaleme aldığı kitabı dahi yayımlanmadan engellendi. Savunma görevini yerine getiren avukatı Mehmet Pehlivan 14 aydır tutuklu. Biz kimse yargılanmasın demiyoruz; deliller ortaya konsun, gerçekler herkesin gözü önünde aydınlansın istiyoruz. Kim olursa olsun herkes için hukuk, herkes için adalet talep ediyoruz."

AYŞEGÜL KAMALI DURAK: ONURUN KAPISINA KİLİT VURAMAZSINIZ
Buluşmada söz alan tutuklu Adalar Belediyesi Başkan Yardımcısı Avukat Fırat Durak’ın eşi Avukat Ayşegül Kamalı Durak ise eşinin 100 gündür ağır tecrit koşullarında hücrede tutulduğunu ifade etti.
Durak, eşinin Adalar Belediye Meclisi'ndeki başkan vekilliği seçiminde seçmen iradesinin korunması adına hem Adalar hem de İBB Meclis üyeliğinden istifa ettiğini hatırlatarak şunları söyledi:

"Fırat, kendisine teslim edilen emaneti yere bırakmadı. İki küçük çocuğunun geleceğini ve kendi özgürlüğünü emanetin ardına koymadı. Bir insanın bedenini dört duvar arasına kapatabilirsiniz ama inandığı değerleri, vicdanını ve emanete olan sadakatini hapsedemezsiniz. Onur hücreye sığmaz, haysiyet demir kapıların ardında kalmaz. Bugün mesele korkunun mu cesaretin mi, hesabın mı vicdanın mı kazanacağıdır. Dört duvar arasında bizim irademize sahip çıkanların onuruna ve mücadelesine dışarıda biz sahip çıkacağız."
Ayşegül Kamalı Durak, konuşmasını Fırat Durak’ın cezaevinden kaleme aldığı "Günü geldiğinde hakikatin ışığı tüm bu karanlıkları boğacak; onurumuzla girdiğimiz bu hücrelerden boyun eğmeden, daha güçlü çıkacağız" satırlarıyla tamamladı.
Etkinlik, katılımcıların Saraçhane Parkı'nda çektirdiği toplu anı fotoğrafıyla sona erdi.
