Avrupa’nın plastik atık rotası Türkiye: 503 bin tonla rekor kırıldı

Avrupa’nın plastik atık rotası Türkiye: 503 bin tonla rekor kırıldı

Avrupa Birliği ülkelerinden Türkiye’ye gönderilen plastik atık miktarı 2025’te 503 bin tona çıkarak bugüne kadarki en yüksek seviyeye ulaştı. Türkiye, AB’nin açık ara en fazla plastik atık gönderdiği ülke olurken Greenpeace Türkiye, plastik ve tekstil atığı ithalatının tamamen yasaklanması çağrısıyla imza kampanyası başlattı.

Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye gönderdiği plastik atık miktarı 2025 yılında yeni bir rekora ulaştı. Greenpeace Türkiye’nin yayımladığı “Söylemin Ardındaki Gerçek: Türkiye’nin Sıfır Atık Politikasının Görünmeyen Yüzü” başlıklı politika bilgi notuna göre AB ülkelerinden Türkiye’ye gönderilen plastik atık miktarı bir yılda yüzde 19 artarak 503 bin tona çıktı. Türkiye böylece Avrupa Birliği’nin en büyük plastik atık varış noktası olmayı sürdürdü.

Basel Action Network tarafından Avrupa Birliği ticaret verileri üzerinden hazırlanan 2025 yılı özeti de rakamı doğruladı. Buna göre Türkiye’ye gönderilen plastik atık miktarı 2024’te 426 milyon kilogramken 2025’te 503 milyon kilograma yükseldi. Aynı dönemde Malezya’ya 276 bin, Endonezya’ya 215 bin ve Vietnam’a 137 bin ton plastik atık gönderildi.

2004’TEN BU YANA 435 KAT ARTTI

Greenpeace Türkiye, AB’den gelen plastik atık miktarının 2004 yılından bu yana 435 kat arttığını belirtti.

Çevre örgütü, Türkiye’nin bir taraftan “Sıfır Atık” politikasını uluslararası alanda öne çıkardığını, diğer taraftan Avrupa’nın en büyük plastik atık alıcısı haline geldiğini savunarak iki politika arasında ciddi bir çelişki bulunduğunu kaydetti.

Greenpeace’in başlattığı “Gerçek Sıfır Atık” kampanyasında, Türkiye’ye gönderilen plastiklerin ülkeye ulaştıktan sonra ortadan kaybolmadığı; geri dönüştürülemeyen veya uygun şekilde işlenmeyen atıkların yakılabileceği, gömülebileceği ya da çevreye bırakılabileceği vurgulandı.

whatsapp-image-2026-08-01-at-14-05-26.jpeg

GREENPEACE: KİRLİLİK RİSKİ DE TÜRKİYE’YE TAŞINIYOR

Greenpeace Türkiye, plastik atık ithalatının yalnızca ekonomik bir ham madde ticareti olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.

Örgüte göre farklı türde plastiklerin, kimyasal katkı maddelerinin ve kirlenmiş ambalajların bir arada bulunduğu sevkiyatlar, geri dönüşüm tesisleri üzerindeki denetim ve ayrıştırma yükünü artırıyor. Uygun biçimde işlenemeyen atıkların açık alanlara bırakılması veya yakılması halinde hava, toprak ve su kirliliği riski oluşuyor.

Birleşmiş Milletler Çevre Programı da açık alanlara atık dökülmesinin çevre ve halk sağlığı üzerinde ciddi etkiler yaratabileceğini, bu alanlarda çalışanlar ile çevrede yaşayanların toksik maddeleri soluma veya yutma riskiyle karşı karşıya kaldığını bildiriyor. Plastiklerin kontrolsüz biçimde yakılması ise dioksin, furan ve benzeri zararlı maddelerin açığa çıkmasına yol açabiliyor.

MİKROPLASTİKLER TOPRAĞA, SUYA VE GIDAYA KARIŞABİLİYOR

Plastiklerin zaman içinde küçük parçalara ayrılmasıyla oluşan mikroplastikler toprakta, denizlerde, içme suyunda ve çeşitli gıdalarda tespit edilebiliyor.

Dünya Sağlık Örgütü, insanların mikro ve nanoplastiklere beslenme ve solunum yoluyla maruz kaldığına ilişkin kanıtların arttığını belirtiyor. Ancak mikroplastiklerin insan sağlığı üzerindeki etkisinin boyutu konusunda bilimsel belirsizlikler devam ediyor. Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi de gıda, su ve havadaki mikroplastiklere ilişkin kapsamlı risk değerlendirmesini 2027 sonuna kadar tamamlamayı planlıyor.

Bu nedenle mikroplastiklerin insan vücudunda tespit edilmesi ile belirli hastalıklara doğrudan neden olduğunun kanıtlanması arasında ayrım yapılması gerekiyor.

greenpeace.jpg

TÜRKİYE’DE ATIK İTHALATI İZİN VE DENETİME TABİ

Türkiye’de bütün atıkların sınırsız biçimde ithal edilmesi hukuken mümkün değil.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Çevre Kanunu uyarınca tehlikeli atık ithalatının yasak olduğunu belirtiyor. İthaline izin verilen diğer atık türleri ise her yıl yayımlanan tebliğler, uygunluk denetimleri, tesis belgeleri ve kota uygulamaları kapsamında kontrol ediliyor. 2026 yılında da “Çevrenin Korunması Yönünden Kontrol Altında Tutulan Atıkların İthalat Denetimi Tebliği” uygulanıyor.

Greenpeace’in talebi ise mevcut izin ve denetim sisteminin ötesine geçilerek plastik ve tekstil atığı ithalatının istisnasız ve kalıcı biçimde yasaklanmasını içeriyor.

whatsapp-image-2026-08-01-at-14-16-37.jpeg

AB PLASTİK ATIK İHRACATINDAKİ KURALLARI SIKILAŞTIRDI

Avrupa Birliği de artan çevre eleştirileri üzerine sınır ötesi plastik atık ticaretine ilişkin kurallarını sertleştirdi.

21 Mayıs 2026’dan itibaren AB’den üçüncü ülkelere gönderilecek bütün plastik atıklar “önceden bilgilendirilmiş onay” prosedürüne tabi tutulmaya başlandı. AB’nin OECD üyesi olmayan ülkelere plastik atık ihracatı ise 21 Kasım 2026’dan itibaren yasaklanacak.

Türkiye OECD üyesi olduğu için bu genel yasak Türkiye’ye yapılacak sevkiyatları otomatik olarak durdurmayacak. Ancak Avrupa Komisyonu, yüksek miktarda plastik atık alan OECD ülkelerini özel olarak izleyecek. Atıkların çevreye uygun şekilde işlendiğinin gösterilememesi veya sevkiyatların çevre ve insan sağlığı üzerinde ciddi zarar oluşturması halinde ihracatın askıya alınması mümkün olacak.

AB’den atık ihraç eden şirketlerin Mayıs 2027’den itibaren, atığı teslim ettikleri tesislerin çevreye uygun biçimde çalıştığını bağımsız denetimlerle kanıtlaması da gerekecek.

whatsapp-image-2026-08-01-at-14-06-14.jpeg
Fotoğraf: Vedat Örüç

GREENPEACE DÖRT TALEPTE BULUNDU

Greenpeace Türkiye, kampanya kapsamında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığına şu talepleri yöneltti:

  • Plastik ve tekstil atığı ithalatına istisnasız ve kalıcı yasak getirilmesi,
  • Yeni petrokimya yatırımlarının askıya alınması,
  • Plastik üretiminin kaynağında azaltılması için bağlayıcı hedefler belirlenmesi,
  • BM Küresel Plastik Anlaşması görüşmelerinde üretim sınırlandırmasını savunan bir tutum alınması.

ÇAĞRI COP31 ÖNCESİNDE GELDİ

Kampanya, Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı öncesinde başlatıldı.

COP31, 9-20 Kasım 2026 tarihleri arasında Antalya’da düzenlenecek. Greenpeace, Türkiye’nin zirvede Sıfır Atık politikasını öne çıkarmaya hazırlandığını belirterek plastik atık ithalatındaki rekorun bu söylemle bağdaşmadığını savundu.

Çevre örgütü, topladığı imzaları ilgili bakanlıklara ve Türkiye’nin COP31 müzakere heyetine ileterek plastik atık ithalatının yasaklanmasını talep edeceğini açıkladı.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN