Babasının işine sahip çıkmak için kurumsal kariyerinden vazgeçti! Besi çiftliğinin başına geçti

Babasının işine sahip çıkmak için kurumsal kariyerinden vazgeçti! Besi çiftliğinin başına geçti

Babasının işine sahip çıkmak için kurumsal kariyerinden vazgeçerek besi çiftliğinin başına geçti! Şimdi ise kadın girişimci hayvancılık yapmaya başladı...

Manisa'nın verimli topraklarında, tarımın geleneksel dokusunu yeniden şekillendiren bir hikaye yükseliyor. Süreyya Çalışır, Marmara Üniversitesi İngilizce İktisat Bölümü'nden mezun olduktan sonra uluslararası ticaret alanında başarılı bir kariyere sahip oldu. Ancak, hayatının rotası, ailesinin çiftliğiyle kesişti.

Çalışır, önde gelen şirketlerin satın alma uzmanı olarak görev yaptığı dönemde, Manisa'da yaşayan 80 yaşındaki babası Cavit Çalışır'ın çiftliğiyle ilgilenemediğini ve satmayı düşündüğünü öğrendi. Bu duruma karşı çıkan Süreyya Çalışır, kariyerindeki başarıları bir kenara bırakarak ailenin çiftliğine geri dönmeye karar verdi.

60 BÜYÜKBAŞ HAYVANLA SÜT ÜRETİMİ YAPIYOR

Plazadaki kariyerini bırakan genç kadın besi çiftliğinin başına geçti

Çiftliği, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın desteği ve Ziraat Bankası'nın sağladığı kredilerle yeniden yapılandıran Çalışır, modern bir tarım tesisi haline getirdi. Hollanda'dan yeni hayvanlar alarak ve eksik ekipmanları tamamlayarak çiftliği 60 büyükbaş hayvanla süt üretimi yapabilen bir işletmeye dönüştürdü.

Babasının satmayı düşündüğü çiftliğin başına geçen Çalışır, "Böyle bir tahayyülüm yoktu. Bana asıl ilham kaynağı olan şey buranın taşında toprağında babamın emeğinin olması. Bu işletmenin ayakta kalması hedeflediğim bir şey. Çünkü emek kolay verilen bir şey değil. Babamın 80 yıllık ömrünün 50 yılının sonucunda ulaştığı bir noktadayken buranın satılması doğru değildi. O yüzden ben üniversitede okurken, yüksek lisans yaparken, çalışma hayatımdayken çiftliğe dönerim diye bir hayalim yoktu. Çünkü Bursa, İstanbul ve Lüksemburg'dan sonra burası çok da böyle dönülecek bir yer değildi benim için. Tamamen yurt dışına taşınmak, orada vatandaşlık alıp hayatımı sürdürmek gibi bir hedefim vardı. Sonrasında dünya turuna çıkmak, gezmek vardı. Şimdi ise tam tersi, olaylar doğduğu yerden battı, battığı yerden doğmaya başladı." ifadelerine yer verdi.

Kurumsal kariyerinden vazgeçen Çalışır, şunları söyledi:

"8 yıl kurumsal hayat, sabah 8 akşam 5 mesai demek. Hayvancılık ise 7 gün 24 saat... Bir yakınınız ölse dahi cenaze bekletilir ama bu hayvanların sağımı yapılır. Kurumsal hayat kolaylık gibidir ama insanlarla uğraşmak, hedeflerle uğraşmak zordur. Hayvancılık hafta sonu gezmelerimize, mesela tiyatroya gitmenize engel. Ama asıl tiyatro gerçek hayat aslında. Yani hayvanların birbirleriyle hareketlerini izlediğinizde bunu eğer bir tiyatro olarak görebiliyorsanız çok güzel. Plaza hayatı evet geliri olan bir yer ama benim sloganım şu; az insan, çok huzur. Hayvancılık bu konuda gerçekten çok güzel çünkü verdiğiniz her şeyin karşılığını alıyorsunuz."

Öne Çıkanlar
YORUMLAR
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN