Almanya’daki seçimlerin geçici sonuçlarına göre Elif Eralp’i eyalet başbakanı adayı olarak gösteren Sol Parti yüzde 25,7 oyla sandıktan birinci çıktı. En yakın rakibi iktidar partisi Hristiyan Demokrat Birlik yüzde 19'la ikinci oldu. Üçüncü sırayı oyunu yüzde 7 artırarak 16'ya çıkaran aşırı sağcı AfD aldı. Seçimlerin, Türkiye-Almanya İşgücü Anlaşması'nın 65. yılına denk gelmesinin sembolik önemine dikkat çeken Eralp, “Özellikle Türk toplumu beni çok destekledi. Hep birlikte Berlin'i daha iyi yaşanır bir şehir yapacağız. Biz bu ülkeyi birlikte inşa ettik” diye konuştu.
SONUÇ FELAKET AMA GÖREVE DEVAM
Berlin’in yanı sıra Mecklenburg-Vorpommern eyaletinde de seçim yapıldı. Aşırı sağcı AfD yüzde 38 oyla eyalette açık ara birinci parti oldu. Başbakan Merz’in partisi Hristiyan CDU ise yüzde 4,9 ile seçim barajının altında kalarak İkinci Dünya Savaşı sonrası Almanya tarihinde ilk kez bir eyalet parlamentosunun dışında bırakıldı. Merz, “Bu bir felaket. Reformlar gelmeli. Ülkemizi ileriye taşımak istediğim için bu sorumluluğu üstleniyorum” dedi. Ancak istifa baskılarına rağmen başbakanlık görevini sürdüreceğini açıkladı.

12 EYLÜL SÜRGÜNÜNDEN BERLİN’DE TARİHİ ZAFERE
12 Eylül darbesinin ardından Almanya’ya sığınan bir ailenin kızı Elif Eralp, Berlin’de Sol Parti’yi yüzde 25,7 oyla zafere taşıdı. Sevinç gözyaşlarını tutamayan annesi Hülya Eralp, “Kızımla gurur duyuyorum” dedi; kızının her yönüyle çok güzel bir başbakan olacağını umduğunu söyledi. Şimdi gözler koalisyon sürecinde.
Türkiye’den 12 Eylül darbesinin ardından ayrılmak zorunda kalan Hülya Eralp, Almanya’ya sığındığında kızı Elif’e hamileydi. Yıllar sonra Elif, Berlin’de sandıktan zaferle çıktı; annesi bu kez sevinçten ağladı. Elif Eralp’in başbakan adayı olduğu Sol Parti, geçici resmi sonuçlara göre yüzde 25,7 oyla birinci oldu, oy oranını iki katının üzerine taşıdı. Hülya Eralp, seçim gecesi duygularını gizleyemedi. Anadolu Ajansı’na konuşan Eralp, “Çok mutluyum. Kızımla gurur duyuyorum. Bu kadar yüksek bir oy alacağını ben bile tahmin etmedim. Ama gerçekten sevinç gözyaşlarımı tutamadım” dedi.
Günlerdir heyecandan uyuyamadığını anlatan anne, kızının başarısını “Elif kendisi de söyledi, tarihe geçti” sözleriyle kutladı. Bu başarının ardında, darbenin yerinden ettiği bir ailenin hayat kurma mücadelesi var. Sosyalist ve sendikacı anne babası iltica başvurularının sonucunu beklerken, Elif 1981’de Münih’te doğdu. Üç kişilik aile tek odada yaşadı. Önce Dortmund’a, ardından Hamburg’a taşındılar. Evlerine işçiler, mülteciler, hak mücadelesi veren insanlar geliyordu. Ailesinin ve çevresinin uğradığı ayrımcılığa çocukken tanık olan Elif, 12 yaşında avukat olmaya karar verdi. Annesine göre, adaletsizliğe duyarlılığı o günlerde belirgindi. Hukuk eğitiminin ardından 2010-2021 arasında Federal Meclis’te Sol Parti grubunun hukuk politikaları danışmanlığını yaptı. 2021’de Berlin Eyalet Meclisi’ne girdi. Eralp, kampanyasında yükselen kiralar yüzünden kentte tutunmakta zorlananların sesini öne çıkardı. Kira artışlarını sınırlamayı, uygun fiyatlı konutları çoğaltmayı ve büyük emlak şirketlerinin konutlarını kamusallaştırmayı savundu.
Göçmenlerin siyasette daha fazla temsil edilmesini istedi. Şimdi önünde koalisyon görüşmeleri var. Hükümeti kurabilirse Berlin’in Türkiye kökenli ilk eyalet başbakanı olacak. Annesi onun “çok güzel bir başbakan” olmasını umuyor. Eralp ise zafer gecesi Türkçe seslendi: “Tarih yazdık arkadaşlar.” Zaferini şöyle kutladı: “Şehrimizde sevgi ve adalet, nefrete karşı galip geldi.”
ŞANSÖLYE ‘FELAKET’ DESE DE GÖREVİ BIRAKMIYOR
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, partisi Hristiyan Demokrat Birlik’in (CDU) eyalet seçimlerinde uğradığı yenilgiyi “felaket” diye niteledi, ancak görevini bırakmayacağını açıkladı. Mecklenburg-Vorpommern’de yüzde 5’lik barajı aşamayan CDU, eyalet meclisi dışında kaldı. Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) ise sandıktan birinci çıktı. Sonuçlar, aylardır düşük kamuoyu desteğiyle mücadele eden Merz üzerindeki baskıyı artırdı. CDU, iki hafta önce Saksonya-Anhalt seçimlerinde de oylarının yarısını kaybetmiş, AfD büyük zafer kazanmıştı. Merz, 16 aydır başbakanlık koltuğunda. Başbakanın görev süresi dolmadan değiştirilmesi ihtimali yeniden gündeme geldi. AfD Eş Genel Başkanı Alice Weidel, BBC’nin Merz’in daha ne kadar görevde kalabileceği sorusuna “Çok yakında gidecek” yanıtını verdi. Partisinin artık toplumun ana akımına ulaştığını savundu. Ancak diğer partilerin işbirliğine yanaşmaması, AfD’nin birinciliğini hükümete dönüştürmesini zorlaştırıyor. Merz ise ekonomi, vergi ve sosyal yardım reformlarını sürdüreceğini vurguladı. “Reformlar yapılmalı” diyen Başbakan, ülkeyi ileri taşımak için sorumluluk üstlendiğini belirtti. Reformları, topluma giderek yayıldığını belirttiği “otoriter zehrin panzehiri” olarak tanımladı. Destekçileri sorunların bir yılda çözülemeyeceğini savunurken, Merz’in göçte sağa yönelen çizgisi AfD’nin yükselişini durduramadı; soldaki seçmenlerle arasını da açtı.

SANDIK BİTTİ, SIRA KOALİSYONDA
Almanya’da iki eyalet seçimi, koalisyon hesaplarını değiştirdi. Geçici resmi sonuçlara göre Berlin’de Sol Parti yüzde 25,7 ile birinci oldu. CDU yüzde 18,8, AfD yüzde 16,3, Yeşiller yüzde 14,3, SPD yüzde 12,1 oy aldı. CDU-SPD hükümeti çoğunluğunu kaybetti. Başkentte Sol Parti, SPD ve Yeşillerin ortaklığı öne çıkıyor. Ancak CDU, SPD ve Yeşillerin kuracağı hükümet aritmetik olarak mümkün. Bu nedenle sandık birinciliği, başbakanlığı tek başına garantilemiyor. Hükümetin rengini koalisyon görüşmeleri belirleyecek. Mecklenburg-Vorpommern’de AfD yüzde 38,2, SPD yüzde 35,5 oy aldı. Sol Parti yüzde 6,5, Yeşiller yüzde 5,7 ile meclise girdi. CDU yüzde 4,9, BSW yüzde 4,8 ile baraj altında kaldı. AfD birinci olsa da diğer partilerin işbirliğini reddetmesi iktidar yolunu daraltıyor. SPD’li Başbakan Manuela Schwesig, Sol Parti ve Yeşillerle görüşmek istiyor. Üçlü ittifak mecliste çoğunluk sağlayabiliyor. Uzlaşı olursa Schwesig görevini sürdürebilecek; AfD ise seçim zaferine rağmen muhalefette kalacak.
