Anadolu’nun tektonik yapısına dair ezberleri bozan bir çalışma, jeoloji dünyasında yeni bir tartışma başlattı. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi’nden Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Fırat Üniversitesi’nden Arş. Gör. Elif Akgün ve Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Doç. Dr. Mustafa Softa’nın imzasını taşıyan makale, uydu verileri (GNSS/InSAR) ve sismik analizlerle desteklenerek yayımlandı. Araştırma, Karadeniz Ereğli’den Antalya’ya uzanan ve "Orta Anadolu Tektonik Geçiş Bölgesi" (CATZ) olarak adlandırılan devasa bir gerinim hattını ilk kez haritalandırdı.
ANKARA "SIFIR HATTI": DOĞU KUZEYE, BATI GÜNEYE KAYIYOR
Bilinenin aksine Anadolu'nun sadece batıya doğru bir blok olarak ilerlemediğini belirten Prof. Dr. Kutoğlu, Ankara üzerinden geçen kritik bir ayrışma hattına dikkat çekti.
Analizler, Ankara’nın doğusunda kalan kütlenin kuzeye, batısında kalan kısmın ise güneye doğru hareket ettiğini gösteriyor.
Bu zıt hareketin merkezinde, haritalarda beyazla işaretlenen bir "geçiş kuşağı" oluşuyor. Kutoğlu, "Bu hareket devam ettiği takdirde milyonlarca yıl sonra Anadolu’nun bu hat üzerinden koparak birbirinden ayrılması söz konusu olabilir," ifadelerini kullandı.
KUZEY ANADOLU FAYI’NDAKİ "S" BÜKÜLMESİ
Araştırma, Kuzey Anadolu Fayı’nın (KAF) yılda ortalama 3 santimetrelik hızıyla bu yeni saptanan geçiş hattını nasıl büktüğünü de ortaya koydu.
Ereğli Burnu’nun Gizemi: Karadeniz Ereğli’deki sahil şeridinin kuzeye doğru yaptığı çıkıntının, KAF üzerindeki 4,5 milyon yıllık bir birikimin sonucu olduğu saptandı.
Hareketin sürmesi durumunda Doğu Anadolu Fayı’nın kuzey kısmının kapanarak Kuzey Anadolu Fayı ile birleşebileceği, Hatay bölgesinden yukarıya doğru ise yeni ve dik bir hattın oluşabileceği öngörülüyor.
YAKIN GELECEK İÇİN RİSK VAR MI?
Kamuoyunda oluşabilecek deprem endişelerine yönelik açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Kutoğlu, söz konusu gerinim hattının kısa vadede yıkıcı bir tehdit oluşturmadığını vurguladı.
"Bu hat üzerinde günümüzde 3 ve 4 büyüklüğünde küçük sismik hareketler görülüyor. Yılda birkaç milimetrelik bir gerinim birikimi söz konusu. Yakın zamanda büyük bir deprem tehlikesi öngörmüyoruz; ancak jeolojik zaman ölçeğinde bu birikimler Anadolu’nun fiziksel bütünlüğünü değiştirecek güçtedir."
