Change araç vurgununda "mahalle abisi" tuzağı: Vekalet verdiler, hayatları karardı

Change araç vurgununda "mahalle abisi" tuzağı: Vekalet verdiler, hayatları karardı

Küçükçekmece merkezli change araç soruşturmasında 24 şüpheliden 14’ü tutuklanırken, dosyada adı geçen bazı gençler yalnızca vekalet verdiklerini, milyonluk araç trafiğinden haberdar olmadıklarını ve hiçbir kazanç elde etmediklerini savunuyor. Hukukçular ise organize suç yapılarında “görünen halka” modelinin giderek yaygınlaştığına dikkat çekerek, her şüpheli yönünden kast, menfaat ve talimat ilişkisinin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.

Son yıllarda artan change araç soruşturmaları, yalnızca çalıntı ya da hurda araçların kimlik bilgilerinin değiştirilmesiyle sınırlı olmayan daha karmaşık bir tabloyu da gündeme taşıdı. İstanbul merkezli son soruşturmada, milyonluk araç trafiğinin içinde görünen bazı gençler, sürece bilinçli olarak dahil olmadıklarını, yalnızca mahalleden tanıdıkları kişilere vekalet verdiklerini ve hiçbir maddi kazanç elde etmediklerini savunuyor.

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü Oto Hırsızlığı Büro Amirliği ekipleri, İstanbul merkezli Ankara, Bursa, Diyarbakır ve Sakarya’da eş zamanlı operasyon düzenledi. Operasyonlarda 24 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerden 14’ü tutuklanırken, 8 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturma kapsamında en az 40 change araca da el konuldu.

Change araç, genellikle hasarlı ya da hurdaya ayrılmış araçların motor ve şasi numaralarının çalıntı araçlarla değiştirilmesi yoluyla piyasaya sürülen araçları tanımlamak için kullanılıyor. Bu yöntemle hem gerçek araç sahipleri hem de aracı satın alan vatandaşlar ciddi mağduriyet yaşayabiliyor.

SORUŞTURMADA “VEKALET VEREN GENÇLER” DETAYI

Gizlilik kararı bulunan soruşturma dosyasındaki ifade ve sorgu tutanakları, organizasyonun işleyişine ilişkin dikkat çekici iddialar içeriyor. Dosyada savcılık tarafından “suç örgütü” olarak değerlendirilen yapıda, bazı kişilerin mahalleden tanıdıkları 18-19 yaşlarındaki gençleri vekalet ilişkisi üzerinden araç alım satım sürecine dahil ettikleri öne sürülüyor.

Savcılık, bu gençlerin süreçte aktif rol aldığını ve vekalet ilişkilerinin tesadüfi olmadığını değerlendirirken; dosyadaki bazı savunmalar, şüpheli sıfatıyla yargılanan gençlerin kendilerini “kandırılmış” olarak gördüğünü ortaya koyuyor.

Şüphelilerden bazıları, araçların kendi vekaletleri üzerinden alınıp satıldığını ancak change işleminden haberdar olmadıklarını, araçları görmediklerini ve herhangi bir gelir elde etmediklerini savunuyor.

MAHALLEDEN TANIDIK DİYE VEKALET VERDİ, ŞÜPHELİ OLDU

Dosyada tutuklu yargılanmasına karar verilen 22 yaşındaki F.A.’nın ifadeleri, bazı genç şüphelilerin sürece nasıl dahil olduklarına ilişkin ortak bir anlatıyı ortaya koyuyor. Ortaokul mezunu olan ve geçimini moto-kuryelik yaparak sağlayan F.A., yalnızca vekalet verdiğini, change araç yapısından ve araç trafiğinin boyutundan haberdar olmadığını belirterek suçlamaları reddediyor.

Küçükçekmece’de oturan F.A., soruşturma evrakında örgüt şeması içinde gösterilen bazı isimleri oturduğu muhit nedeniyle tanıdığını söyledi. Dosyada “örgüt yöneticisi” olarak değerlendirilen V.A., E.A. ve Ö.A.’yı da tanıdığını belirten F.A., bu kişilerin suç örgütü içinde hareket ettiğini bilmediğini savundu.

F.A.’nın anlatımına göre, söz konusu kişiler işlettikleri galerilerde araç alım satımı için gerekli yetki evraklarının bulunmadığını ve yılda üçten fazla araç alım satımı yapmaları halinde vergi yüküyle karşılaşacaklarını söyleyerek kendisinden vekalet istedi. F.A. ise yalnızca bu teklifi kabul ettiği için kendisini bir anda soruşturmanın içinde bulduğunu ifade etti.

Genç şüpheli, kendi vekaleti üzerinden alınan araçları görmediğini, change işlemi yapıldığından haberdar olmadığını ve bu işlemlerden herhangi bir gelir elde etmediğini söyledi.

BABA ALKAN: ÇOCUKLARIMIZI VİTRİN OLARAK KULLANMIŞLAR

KARAR'a konuşan 22 yaşındaki şüphelinin babası Abdurrahman Alkan, yaşanan sürecin yalnızca kendi oğlunu değil, benzer durumdaki başka gençleri de etkilediğini söyledi. Alkan, dosyada örgüt yöneticisi olarak geçen kişilerin mahallede uzun yıllardır tanıdıkları isimler olduğunu belirterek, onların böyle bir organizasyonun içinde yer alabileceğini hiç düşünmediklerini anlattı.

Alkan, “Bu adamların biz aslında yedi ceddini tanırız. Aynı mahallelerde oturuyoruz yıllardır. Hiç aklımızdan geçmedi ki bunlar bir çete kurmuş ve suç işliyorlar. Dışarıdan bakınca kendi hallerinde görünüyorlardı. Oysa neler neler yapıyorlarmış” dedi.

Soruşturmada işin içinde noter ve polislerin de adının geçtiğini öne süren Alkan, “Bizim çocukları da vitrin olarak kullanmışlar. Korkumuz yok onlardan. Suçsuzluğumuz ortaya çıkacaktır” ifadelerini kullandı.

“ÖNCE ABİLİK YAPIYORLAR, SONRA VEKALET İSTİYORLAR”

Alkan, oğlunun vekalet verdiğini mahalleden bir tanıdıklarının uyarısı üzerine öğrendiğini söyledi. Bu uyarının ardından söz konusu galeriye gittiğini belirten Alkan, oradaki kişilerin yalnızca alım satım işlemlerinde kolaylık sağlamak amacıyla vekalet istediklerini söyleyerek kendilerini ikna etmeye çalıştıklarını anlattı.

Alkan, “Bunlar profesyonel yalancı. Çocuklara önce güya abilik yaparak güvenlerini sağlıyorlar, sonra da işlettikleri galerilerinde sadece ellerini rahatlatmak bahanesiyle vekaletlerini istiyorlar. Yani çocukların üzerinden iş çeviriyorlar” dedi.

Oğlunun hesaplarında para giriş çıkışı olmadığını söyleyen Alkan, gençlerin suçsuz yere tutuklandığını savundu. “Oğlum gibi diğer pırıl pırıl gençler de mağdur edildi. Suçsuz yere şu an çeşit çeşit suçlu insanların yanında yaşıyorlar cezaevinde. Kahroluyoruz” ifadelerini kullandı.

“OĞLUMUN ÜZERİNE 864 BİN LİRA BORÇ GÖRÜNÜYOR”

Soruşturmada kandırıldığını savunan bir başka genç şüpheli B.D.’nin babası İsmet Durgun da oğlunun benzer şekilde sürece çekildiğini söyledi. 53 yaşındaki Durgun, bu yaşına kadar karakola dahi gitmediğini, yaşananlar nedeniyle günlerdir uyuyamadıklarını anlattı.

Durgun, oğlunun bir pizzacıda mutfak çalışanı olarak çalıştığını ve mahallede “abi” olarak gördüğü kişilere güvendiğini belirtti. Bu kişilerin gençlere zaman zaman galeriden araç verdiklerini, dertlerini dinlediklerini ve güven ilişkisi kurduklarını ifade etti.

Durgun, “Çocuklar da işte ergen, kendilerini havalı hissediyorlar. Güveniyorlar bunlara. Laf arasında ‘işler kesat, vergi yükü fazla, vekalet ver de elimiz rahatlasın alım satım yaparken’ gibi şeyler söylüyorlar. Çocuklar da veriyor” dedi.

Oğlunun üzerine iki araç alındığını söyleyen Durgun, “Hatta çocuğun üzerine 864 bin TL borç görünüyor. Şok içerisindeyiz” ifadelerini kullandı.

“TEK DERDİM KENDİ OĞLUM DEĞİL”

Durgun, oğlunun cezaevinde çok zorlandığını görünce büyük üzüntü yaşadığını belirterek, meselenin yalnızca kendi çocuğunun durumu olmadığını söyledi. Benzer yöntemlerle başka gençlerin de kandırılabileceğini ifade eden Durgun, “Benim tek derdim kendi oğlum değil. Bu vesileyle bu mesele iyi anlaşılsın, bu adamlar başka çocukları da kandıramasın” dedi.

Durgun, oğlunun kendisine yalnızca istenildiği için vekalet verdiğini söylediğini belirterek, “Yaptıkları hiçbir şeyden haberim yoktu diyor. Eğer en ufak suçu ve suç ortaklığı bile olsa yatsın, çeksin cezasını da adam olsun derdim. Ama çocuğun hiçbir şeyden haberi yok” ifadelerini kullandı.

ORGANİZE SUÇLARDA YENİ YÖNTEM: GÖRÜNEN HALKA

Change araç dosyasında ortaya çıkan tablo, son yıllarda farklı dolandırıcılık soruşturmalarında da görülen bir yöntemi yeniden gündeme getirdi. IBAN kullandırma, banka hesabı kiralama, şirket açtırma ve dijital ödeme hesaplarının üçüncü kişiler üzerinden yönetilmesi gibi dosyalarda da organizasyonların doğrudan kendi adlarına işlem yapmaktan kaçındıkları biliniyor.

Bu tür yapılarda ekonomik sıkıntı yaşayan, sisteme yabancı olan ya da yalnızca tanışıklık ilişkisi üzerinden güven duyan kişiler, işlemlerin görünen yüzü haline gelebiliyor. Böylece soruşturmalarda ilk etapta hesap sahibi, şirket sahibi ya da vekalet veren kişi öne çıkarken, organizasyonun gerçek yönetici kadrosuna ulaşmak daha karmaşık hale gelebiliyor.

Change araç soruşturmasında da benzer bir tartışma yaşanıyor. Dosyada adı geçen bazı gençler, milyonluk araç ticaretinden gelir elde etmediklerini, araçları görmediklerini, yalnızca vekalet verdiklerini ve sonrasında ne olduğunu bilmediklerini öne sürüyor.

HUKUKÇULAR: HER ŞÜPHELİ AYRI AYRI DEĞERLENDİRİLMELİ

Konuyu hukuki boyutuyla değerlendiren avukat Aydan Yıldırım Akhan, son dönemde change araç soruşturmalarında dikkat çeken başlıklardan birinin, organizasyonların bazı kişileri “ara halka” şeklinde kullanması olduğunu söyledi.

Akhan, ceza hukuku açısından yalnızca bir kişinin adına araç tescil edilmiş olmasının, vekalet vermesinin ya da dosyada görünür konumda bulunmasının tek başına örgüt yöneticiliği veya örgüt üyeliği anlamına gelmeyeceğini belirtti.

Akhan, “Burada esas değerlendirilmesi gereken husus, kişinin suç teşkil eden fiilin mahiyetini bilip bilmediği, organizasyon içerisinde nasıl bir konumda bulunduğu ve süreçten ekonomik bir menfaat elde edip etmediğidir” dedi.

“KANDIRILMIŞ ARACI MI, BİLİNÇLİ FAİL Mİ?”

Akhan’a göre bu tür dosyalardaki temel tartışma, dosyada adı geçen gençlerin “kandırılmış aracı” mı yoksa bilinçli şekilde suç ağının içinde yer alan fail mi olduğu noktasında yoğunlaşıyor.

Bu ayrımın somut delillerle yapılması gerektiğini vurgulayan Akhan, para hareketleri, talimat ilişkisi, süreklilik ve haksız kazanç unsurlarının belirleyici olduğunu söyledi.

Akhan, “Özellikle ekonomik menfaat elde etmeyen, teknik süreçlere hâkim olmayan ve güven ilişkisi nedeniyle hareket eden kişiler yönünden kast unsurunun ayrıca değerlendirilmesi gerekir” dedi.

Ancak her vekalet veren kişinin otomatik olarak mağdur kabul edilmesinin de hukuken doğru olmadığını belirten Akhan, “Her dosyada, her şüpheli yönünden ayrı ve somut değerlendirme yapılması ceza hukukunun temel prensibidir” ifadelerini kullandı.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN