CHP’de mutlak butlan kararı sonrası başlayan yönetim krizi, Kılıçdaroğlu yönetiminin 9 milletvekili hakkında disiplin süreci başlatmasının ardından yeni bir tartışmaya sahne oldu. Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplanan Merkez Yönetim Kurulu’nun, Ensar Aytekin, Ali Mahir Başarır, Gökhan Günaydın, Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Özgür Karabat, Umut Akdoğan, Veli Ağbaba, Turan Taşkın Özer ve Burhanettin Bulut’u tedbirli olarak kesin çıkarma cezası istemiyle Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk ettiği açıklanmıştı.
Ancak bu kararın ardından CHP tüzüğünün disiplin kurullarının yetkisini düzenleyen 63. maddesi yeniden gündeme geldi.
TÜZÜKTE “PARTİ MECLİSİNİN İSTEMİ” VURGUSU
CHP Parti Tüzüğü’nün “Yetki” başlıklı 63. maddesinde, bazı üst düzey parti görevlileri ve seçilmişler hakkında disiplin sürecinin nasıl işletileceği düzenleniyor.
Söz konusu maddede şu hüküm yer alıyor:
“Parti Meclisi üyelerinin, Yüksek Disiplin Kurulu başkan ve üyelerinin, TBMM üyelerinin ve partili büyükşehir belediye başkanlarının parti suçu oluşturan eylemleri Parti Meclisinin istemi üzerine Yüksek Disiplin Kurulunca karara bağlanır.”
Bu hüküm, milletvekilleri hakkında disiplin sürecinin MYK kararıyla değil, Parti Meclisi’nin istemi üzerine yürütülmesi gerektiği yorumlarına neden oldu.

MYK’NIN YETKİSİ TARTIŞMALI HALE GELDİ
Kılıçdaroğlu yönetiminin açıkladığı disiplin kararının MYK toplantısında alındığı belirtilmişti. Parti Sözcüsü Müslim Sarı da kararın MYK’da oy birliğiyle alındığını duyurmuştu.
Ancak tüzükte TBMM üyeleri bakımından doğrudan Parti Meclisi’nin isteminin aranması, söz konusu sevk kararının usul yönünden tartışmalı hale gelmesine yol açtı.
Tüzük hükmüne göre milletvekilleri hakkındaki parti suçu iddialarının Yüksek Disiplin Kurulu’na taşınabilmesi için Parti Meclisi’nin bu yönde bir istemde bulunması gerekiyor.
9 MİLLETVEKİLİ İÇİN KESİN ÇIKARMA İSTENMİŞTİ
Kılıçdaroğlu yönetimi, MYK toplantısının ardından yaptığı açıklamada 9 milletvekilinin “tedbirli olarak kesin çıkarma cezası” istemiyle Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edildiğini bildirmişti.
Parti Sözcüsü Müslim Sarı, disiplin sürecinin “temiz siyaset ve arınma” gerekçesiyle başlatıldığını savunmuş, “Partinin mutlak butlan belasıyla ilişkilendirilmesine neden olan, haklarında şaibe bulunan ve iddianamelere konu olan arkadaşlarımızla ilgili disiplin süreci kararı almış bulunuyoruz” demişti.
GÖZLER PARTİ MECLİSİ TOPLANTISINDA
Tüzüğün 63. maddesiyle birlikte, MYK’nın aldığı disiplin sevki kararının Parti Meclisi’nde ayrıca gündeme getirilip getirilmeyeceği merak konusu oldu.
Kılıçdaroğlu yönetimi perşembe günü Parti Meclisi’nin toplanacağını ve kurultay süreci dahil olmak üzere yeni yol haritasının burada ele alınacağını açıklamıştı.
Bu nedenle, 9 milletvekili hakkındaki disiplin sürecinin hukuki ve tüzüksel dayanağına ilişkin tartışmanın Parti Meclisi toplantısında da gündeme gelmesi bekleniyor.
KRİZ USUL TARTIŞMASINA DÖNDÜ
CHP’de mutlak butlan kararı sonrası ortaya çıkan iki başlılık tartışması, disiplin hamlesiyle daha da derinleşirken, son gelişme krizi parti içi hukuk ve tüzük hükümleri eksenine taşıdı.
Tüzüğün açık biçimde TBMM üyeleri için Parti Meclisi istemini işaret etmesi, MYK tarafından açıklanan disiplin sevklerinin geçerliliği konusunda yeni bir tartışma başlattı.
Bu tablo, CHP’de yalnızca siyasi değil, aynı zamanda tüzüksel yetki krizinin de büyüdüğünü gösterdi.
