Ahmet Davutoğlu, 'sistem eleştirisi' yaptığı bir açıklamayla parti siyasetini bıraktığını ve Gelecek Partisi’ni kapattıklarını duyurdu. 2028 seçimleri yaklaşırken iki tehlikeli senaryo konusunda uyarıda bulundu: 'CB Hükümet Sistemi' ile kuvvetler ayrılığının zayıflaması, denge ve denetimin ortadan kalkması ile güçlenen otoriterleşme eğiliminin hızlanması sonucunda büyük zaaf gösteren çoğulcu demokratik hukuk düzeni yerini kalıcı bir otoriter yapıya bırakabilir. Bu, cumhurbaşkanının şahsından bağımsız. Sorun, kişiden öte bir sistem sorunudur.
KİRLİ SİYASETİN PARÇASI OLMAYACAĞIM
Davutoğlu, yargı bağımsızlığının tartışmalı hale gelmesi ve bürokrasinin sadakate göre şekillenmesinin devleti kırılganlaştırdığını ifade ederek siyasetten çekilme kararının gerekçelerini açıkladı: Partimizin yetkili kurulları ve Gelecek Partisi’ni bugüne taşıyan dava arkadaşlarımızla yaptığımız istişareler neticesinde, kirlenmiş siyasi iklimin bir parçası olmamak amacıyla parti siyasetinden çekilme ve Gelecek Partisi’nin siyasi faaliyetlerini sonlandırma kararı almış bulunuyoruz. Bu, siyasetten vazgeçiş değil; herkese, siyaseti yeniden düşünme çağrısıdır.
BAŞKA ALANLARDA ÇALIŞMAYI SÜRDÜRECEĞİM
Davutoğlu bundan sonra düşünce, eğitim, bilim, kültür, diplomasi, ekonomi ve toplumsal dayanışma alanlarında çalışmayı sürdüreceğini bildirdi.
VEKiLLER ‘YENi YOL’DA DEVAM EDECEK
Davutoğlu'nun açıklamasından sonra Gelecek Parti’li milletvekilleri Selçuk Özdağ, Kani Torun, Sema Silkin Ün ve Mustafa Bilici başka partiye geçeceklerine dair iddiaları yalanlayarak, Yeni Yol Grubu’nda çalışmalarını sürdüreceklerini duyurdu.

DAVUTOĞLU “BÖYLE GİTMEZ” DEDİ, GELECEK PARTİSİ KAPANDI
MÜCADELEMİZ FARKLI ALANLARDA SÜRECEK
Ahmet Davutoğlu, sosyal medya hesabından paylaştığı mesajla aktif parti siyasetinden çekildiğini, genel başkanı olduğu Gelecek Partisi’nin siyasi faaliyetlerini sonlandırdığını duyurdu. 4 sayfalık yazılı açıklamasında, partinin yetkili kurulları ve yol arkadaşlarıyla yaptığı değerlendirmelerin ardından bu kararı aldıklarını belirten Davutoğlu “kirlenmiş siyasi iklimin bir parçası olmamak amacı” taşıdıklarını vurguladı. Mevcut düzeni eleştiren Davutoğlu “Geldiğimiz noktada, genelde siyasi sistemin, özelde parti siyasetinin büyük bir çıkmaza girdiğini görüyoruz. Bir tarafta gücün tekelleşmesi, diğer tarafta alternatif siyasal güçleri etkisizleştiren parçalanma ile karşı karşıyayız. Siyasetin üst kademelerinde başlayan yozlaşma; parti farkı gözetmeksizin siyasi kadrolara, ardından sivil toplum kuruluşlarına ve nihayet toplumun her katmanına sirayet etmektedir. Mevcut siyasi mekanizmaların kendi kendini düzeltebilme kapasitesi büyük ölçüde tükenmiştir” dedi.
TASFİYE DEĞİL RESTORASYON
2028 seçimlerine doğru Türkiye açısından iki tehlikeli senaryo gördüğünü aktaran Davutoğlu, şöyle devam etti: “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle birlikte kuvvetler ayrılığı ve denge-denetim mekanizmaları zayıfladı. Sistem, çoğulcu demokratik hukuk düzenini kalıcı bir otoriter yapıya dönüştürme riski taşıyor. Sorun, herhangi bir cumhurbaşkanının şahsından bağımsız. Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’e geçiş Türkiye için bir tercih değil zorunluluktur. Gücün tek elde toplanması, Meclis’in denetim yetkisinin zayıflaması, yargı bağımsızlığının tartışmalı hâle gelmesi ve bürokrasinin kişisel sadakat üzerinden şekillenmesi, devleti kırılganlaştırmaktadır. Biz, bir otoriterliğin başka bir otoriterlikle; bir kayırmacılığın başka bir kayırmacılıkla, bir yolsuzluğun başka bir yolsuzlukla yer değiştirmesini değişim olarak görmüyoruz. Ülkemizin ihtiyacı, rövanş değil adalet, tasfiye değil restorasyon, kutuplaşma değil toplumsal barıştır.
AHLAK DEVRİMİ ŞART
Yarının Türkiye’si için gerekli görülen temel şartlar şunlardır: Herkese eşit işleyen adil bir sistem, insan onurunu esas alan demokratik hukuk düzeni, düşünce özgürlüğüne dayalı zihniyet dönüşümü, güçlü vatandaşlık bilinci, tutarlı bir toplumsal ve siyasi ahlak, üreten ve rekabet eden ekonomi, sosyal adalet sistemi, ehliyet ve liyakat temelinde işleyen devlet kurumları, meşruiyetini yalnızca doğrudan milletten alan siyasal düzen, dünyadaki büyük dönüşümleri okuyabilen stratejik akıl... Muhafazakarlığı, milliyetçiliği ve çağdaşlaşma düşüncesini savunan herkesi günlük siyasetin dar kalıplarının dışına çıkarak hızla değişen dünya şartları karşısında köklü bir zihniyet devrimi gerçekleştirmeye çağırıyoruz. Muhafazakarlar ahlaki özü, milliyetçiler eşit vatandaşlığı, çağdaşlaşma düşüncesini savunanlar evrensel değerleri milli değerlerle buluşturmayı hedeflemeliler. Dünün tarih yorumları üzerinden sürdürülen kavgalarla; bugünün güç ve çıkar mücadelelerinin ürettiği kutuplaşmalarla; kişilere bağlı, kurumsallıktan uzak ve ahlaki ilkelerden yoksun siyaset anlayışıyla yarının Türkiye’si kurulamaz.”
MESAFE KOYDUK
Gelecek Partisi’nin siyasi faaliyetlerini sonlandırma kararı, bir teslimiyet kararı değildir. Bu, ahlaki bir mesafe koyma kararıdır. Bu, siyasetten vazgeçiş değil herkese, siyaseti yeniden düşünme çağrısıdır. Bu, Türkiye mücadelesinden çekilmek değil Türkiye’ye karşı sorumluluğumuzu günlük siyasi hesapların üzerine çıkarmaktır. Bizim mücadelemiz, herhangi bir makamla başlamadığı gibi herhangi bir parti tüzel kişiliğiyle de sona ermeyecektir. Bundan sonra da düşünce, ahlak, eğitim, bilim, kültür, uluslararası diplomasi, ekonomi ve toplumsal dayanışma başta olmak üzere her alanda ülkemiz için çalışmaya devam edeceğiz. Doğruyu teşvik edecek, yanlışa karşı uyarıcı sorumluluğumuzu sürdüreceğiz. Ve biz, yarının Türkiye’si kuruluncaya kadar düşünmeyi, konuşmayı, uyarmayı ve milletimiz için çalışmayı sürdüreceğiz.”
4 VEKİLDEN ‘YENİ YOL GRUBU İLE DEVAM’ KARARI
Gelecek Partisi’nin kapanma kararının resmileşmesi için fesih kongresi yapması gerekiyor. Söz konusu kongre için 22 Ağustos tarihi belirlendi. Gelecek Partisi; 13 Ocak 2025’te Saadet Partisi ve DEVA Partisi ile bir araya gelerek Meclis’te “Yeni Yol” adıyla ortak grup kurmuştu. Gelecek Partisi’nin ‘Yeni Yol’da 4 milletvekili bulunuyor. O vekillerden Selçuk Özdağ, Mustafa Bilici, Kani Torun ve Sema Silkin Ün, Yeni Yol çatısı altında çalışmalarını sürdüreceklerini açıkladı. Siyasi partilerin parlamentoda grup kurması için en az 20 sandalyesi olması şart. Muğla Milletvekili Özdağ, partinin kapanmasının siyasi mücadelenin sona erdiği anlamına gelmediğini belirterek “Biz grubumuzu yaşatacağız” dedi. Sema Silkin Ün de “Üzüldüğümüz, kırıldığımız zamanlar, olaylar olmuştur belki ama çınar yaprağımızın gölgesi altında geçirdiğim bir saniyeye bile pişman değilim” ifadesini kullandı.
SARE HANIM’DAN DESTEK
Sare Davutoğlu, Gelecek Partisi’nin siyasi faaliyetlerini sonlandırma kararını açıklayan eşi Ahmet Davutoğlu’na sosyal medya hesabından destek verdi: “42 senedir attığınız her adımda, geldiğiniz ve ayrıldığınız her makamda, verdiğiniz her derste ve konferansta, yazdığınız her kitapta ve hayatımızın her anında fiziken ve ruhen birlikte olmaktan kaynaklanan şahitlikle; sizin Allah rızası, millet ve kul hakkı dışında hiçbir kaygı taşımadığınıza, zor günlerde sebat gösterip zafer günlerinde şükrettiğinize ben şahidim Ahmet Bey... Milletimiz ve Rabbimiz şahit olsun.”
