CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, İstanbul’un Güngören ilçesinde 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın, 15 yaşındaki bir çocuk tarafından bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın yanıtlaması istemiyle Meclis’e soru önergesi verdi.
Tanrıkulu, önergesinde bu olayın Türkiye’de çocukların giderek artan biçimde şiddetin hem mağduru hem de faili hâline geldiği vahim tabloyu bir kez daha gözler önüne serdiğini belirtti.
“HER İKİ ÇOCUK DA KORUNMASI GEREKEN BİREYLERDİ”
Tanrıkulu, yaşanan olaya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi:
“Bu olayda kaybettiğimiz Atlas da, suça sürüklenen diğer çocuk da, aslında korunması gereken, yaşam hakkı güvence altına alınması gereken bireylerdir. Birinin hayatını kaybettiği, diğerinin ise ağır bir suçun faili olarak yaşamının geri kalanını etkileyecek bir sürecin içine sürüklendiği bu tablo, meselenin yalnızca adli değil; derin bir sosyal, kamusal ve yönetsel kriz olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.”
“İHMALLER ZİNCİRİ YENİ ACILARIN ÖNÜNÜ AÇIYOR”
Önergede, çocukların kamusal alanlarda, okul çevrelerinde, kafelerde, sokakta ve parklarda bu denli kolay biçimde bıçak ve benzeri delici aletler taşıyabilmesinin, kolluk güçlerinin önleyici sorumluluğunun ve yerel ile merkezi idarenin koruyucu yükümlülüklerinin ihmal edildiğini gösterdiği vurgulandı.
Tanrıkulu, güvenlik politikalarının yalnızca olay yaşandıktan sonra devreye giren, cezalandırmaya odaklı bir anlayışla yürütülmesinin çocukları korumadığını ve şiddeti önlemediğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Tam tersine, ihmaller zinciri her defasında yeni acıların önünü açmaktadır.”
“SOSYAL POLİTİKALAR ETKİLİ İŞLETİLMİYOR”
Tanrıkulu, suça sürüklenen çocuklara yönelik önleyici, rehabilite edici ve koruyucu sosyal politikaların uzun süredir etkili biçimde işletilmediğini ifade etti. İçişleri Bakanlığı’nın, Milli Eğitim Bakanlığı ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile birlikte çocukları merkeze alan, sürdürülebilir ve somut sonuç üreten bir eşgüdüm mekanizması kuramadığını savundu.
Okullarda rehberlik hizmetlerinin yetersizliği, sosyal hizmetlerin sahaya inememesi ve risk altındaki çocukların zamanında tespit edilememesinin bu ağır tablonun başlıca nedenleri arasında yer aldığı belirtildi.
“DEVLETİN SORUMLULUĞU ÖNLEME VE KORUMADIR”
Tanrıkulu, çocukların şiddete yönelmesinde yoksulluk, dışlanmışlık, denetimsizlik, sosyal çevre, aile içi sorunlar ve dijital medyada şiddeti olağanlaştıran içeriklerin etkisinin göz ardı edilemeyeceğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Ancak tüm bu faktörler karşısında devletin sorumluluğu, ‘önleme ve koruma yükümlülüğü’ çerçevesinde değerlendirilmelidir. Çocukları koruyamayan bir sistemin, yalnızca cezai yaptırımlarla bu sorunu çözmesi mümkün değildir.”
YERLİKAYA’YA KAPSAMLI SORU LİSTESİ
Tanrıkulu, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya, Atlas Çağlayan’ın öldürülmesine ilişkin olarak çok sayıda soru yöneltti. Önergede öne çıkan sorular arasında şunlar yer aldı:
14 Ocak 2026 tarihinde Güngören’de meydana gelen olayla ilgili Bakanlığa intikal eden resmi raporların neler olduğu,
Olayın yaşandığı kafe ve çevresinde daha önce herhangi bir asayiş ihbarı veya polis müdahalesi olup olmadığı,
Olayın “yan bakma” gerekçesiyle başlamasının bölgede gençler arasında süregelen bir şiddet eğilimine işaret edip etmediği,
Son 5 yılda Güngören’de çocukların karıştığı bıçaklı saldırı ve öldürme olaylarının sayısı,
15 yaşındaki bir çocuğun bıçak taşımasının Bakanlıkça nasıl değerlendirildiği,
Türkiye genelinde son 5 yılda 18 yaş altı çocuklar tarafından işlenen bıçaklı suçların sayısı,
Okul çevreleri, kafeler ve gençlerin yoğun bulunduğu alanlarda bıçak taşıma denetimlerinin yapılıp yapılmadığı,
Olay sırasında bölgede devriye gezen polis ekiplerinin bulunup bulunmadığı,
Güngören’de gençlere yönelik özel önleyici kolluk çalışmalarının yürütülüp yürütülmediği,
Bu olayda herhangi bir kamu görevlisinin ihmal ya da kusurunun tespit edilip edilmediği,
Suça sürüklenen çocuklara yönelik rehabilitasyon ve önleme programlarının neler olduğu,
Şiddete eğilimli çocukların erken tespiti için ilgili bakanlıklarla ortak çalışmalar yapılıp yapılmadığı,
Atlas Çağlayan’ın ailesine psikososyal destek sağlanıp sağlanmadığı,
Benzer acıların yaşanmaması için yeni bir yasal veya idari düzenleme planlanıp planlanmadığı.
“BU SÜRECİN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”
Tanrıkulu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Bir çocuğun daha toprağa verilmesine, bir başka çocuğun ise hayatının en başında cezaevi duvarlarıyla tanışmasına alışmayacağız. Çocukların yaşam hakkını, güvenliğini ve geleceğini korumak, siyasi tercihlerin değil, devlet olmanın en temel sorumluluğudur. Bu sorumluluğun yerine getirilmesi için sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz.”
