DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, parti genel merkezinde gerçekleştirilen Merkez Yürütme Kurulu toplantısının ardından basın toplantısı düzenledi.
Doğan, kamuoyunda “Terörsüz Türkiye” olarak tartışılan sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, süreçte bir durağanlık yaşandığını ve bunun aşılması için yeni adımlara ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
“YENİ BİR HAMLE İHTİYACI VAR”
Ayşegül Doğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin sürece ilişkin yaptığı değerlendirmelere atıfta bulunarak şu ifadeleri kullandı:
"'Terörsüz Türkiye' süreci ile ilgili yeni bir yol haritasına ilişkin çalışmalar var. Bugün MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli bunu, 'yeni bir hamle' olarak ifade ediyor. Elbette bu durağan hali ivmelendirecek yeni girişimlere ihtiyaç var. Bizler de DEM Parti olarak, süreçte yeni bir aşamaya geçildiğini ifade ettiğimizden beri en çok bu konuya dikkat çekiyoruz. Yani, 'Birinci aşama tamamlandı artık ikinci aşamaya geçtik' dediğimiz günden bu yana en çok dikkat çektiğimiz konuların başında yeni bir hamle ihtiyacıydı. Biz hamle olarak tanımlamadık; ama bugün Sayın Bahçeli bu şekilde tanımlıyor. Tanımlar değişse bile aynı ihtiyaca dikkat çekiyoruz. Bu anlamda Sayın Bahçeli'nin çabasını önemli bulduğumuzu da ifade etmek isterim. Yine çok tartışılacak bu başlıklar çünkü öncesinde de tartışıldı; yeniden konuşma ihtimali, tartışma ve istişareyi değerli bulduğumuzu söyledik ve bunları pozitif bir şekilde ele almamız gerektiğini söyledik. Bu anlamıyla baktığımızda da bu görüşler önemli katkılar. Bu önerileri dar bir çerçevede ele almak yerine sürecin gerekleri olarak görüp en geniş çerçevede değerlendirmek gerekiyor. Sonuç itibarıyla Sayın Cumhurbaşkanı da yakın bir zamanda yaptığı açıklamada 'kararlılık' vurgusu yaptı. Yine 'sürecin stratejik değerini' ifade etti, biz de bunu söylüyoruz"
“MECLİS AKTİF ROL ALMALI”
Doğan, kamuoyunda “Süreç tıkandı mı?” sorusunun daha sık gündeme geldiğini belirterek, tartışmaların yalnızca PKK elebaşı Abdullah Öcalan üzerinden yürütülmemesi gerektiğini söyledi.
Sürecin yasal bir zemine ihtiyaç duyduğunu ifade eden Doğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin daha etkin bir rol üstlenmesi gerektiğini belirtti.
Şu ifadeleri kullandı:
"TBMM'de hazırlanan raporun gerekliliklerinin ne zaman ve nasıl yerine getirileceği tartışılıyor ve buna duyulan ihtiyaç ifade ediliyor. Sürecin bu aşamasında farklı siyasi partilerden oluşan bir mekanizmanın devreye girmesi gerekiyor. İnsanlar, Meclis'in etkin bir şekilde devrede olduğunu görmek istiyorlar. Meclis bu sürecin yasa yapıcı tarafı olarak aktif bir şekilde inisiyatif almalıdır. Barışın, demokratik çözümün ve sürecin tüm Türkiye'ye kazandırdığını gösterilebilmesi için en meşru zeminde ve en aktif şekilde Meclis çalışmalıdır. Nitekim bunu Meclis Başkanı Sayın Kurtulmuş da ifade etti, 'Bugüne kadar üzerimize düşeni yaptık, bundan sonra da yapmaya hazırız' dediler. Biz de DEM Parti olarak tam bu aşamada bir çağrıda bulunuyoruz; Meclis'te farklı siyasi partilerin sürece dahil olabilecekleri, süreci ivmelendirilebilecek yeni bir mekanizma oluşabilir, tartışılabilir ve böyle bir ihtiyaç da var. Pratik adımlarla desteklenmediği, Meclis'in etkin bir biçimde devrede olmadığı, yasalarla ilgili bir mesainin belirlenmediği her duraksama anı ne yazık ki güven bunalımını güçlendiriyor. Üstelik bir takım provakatif yaklaşımlara zemin hazırlıyor"
İMRALI GÖRÜŞMESİ BEKLENTİSİ
Ayşegül Doğan, DEM Parti heyetinin uzun süredir İmralı’ya gitmediğini belirterek, önümüzdeki günlerde yeni bir ziyaret yapılmasını beklediklerini açıkladı.
Doğan, sürecin iletişim ve temas trafiğinin düzenli ilerlemesi gerektiğini ifade ederek şunları söyledi:
"Bu olağan akış bozulduğu zaman, 'Süreçte sorun var' algısı oluşuyor. Bundan vazgeçmek gerekiyor. Bunun ritmi, temposu ve akışı olmalıdır. Önümüzdeki günlerde DEM Parti heyetinin, İmralı'da görüşme yapmasını bekliyoruz. Türkiye bugüne kadar dar tartışmalar nedeniyle tükendi. Türkiye'nin demokratik geleceği için gösterilen her çabayı değerli bulmak gerekiyor; aynı yerden bakmayabiliriz, aynı düşünmeyebiliriz, aynı siyasal perspektiflere ve hassasiyetlere sahip olmayabiliriz ancak ortak değerler için buluşabiliriz. Bugün Türkiye'nin en temel ihtiyacı eşitlik, özgürlük, adalet, demokrasidir. Hangi siyasi parti veya hangi kesim olursa olsun tamamının ihtiyacı, talebi budur. Bunun için çaba gösteren, gayret sahibi olan herkesin çabası bizim için çok kıymetli çünkü biz zaten bunun için çabalıyoruz."
