8 Kasım 2025’te Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde Ravive Kozmetik fabrikasında çıkan ve 3’ü çocuk 7 işçinin yaşamını yitirdiği yangının ardından yakınlarını kaybeden aileler, Gebze Kent Meydanı’nda başlattıkları adalet nöbetine devam etti.
Nöbette konuşan aileler, ciddi ihmaller bulunduğunu savunarak çocuklarını kaybettiklerini ifade etti. Sorumluların ve kamu görevlilerinin yargılanmasını ve en ağır cezayı almalarını talep eden aileler, yaşadıkları acıyı, "Çocuklarımızın kömürünü verdiler bize" sözleriyle ifade ettiler.
"7 KİŞİNİN TUTUKLANMASI İHMAL ZİNCİRİNİN ÖNÜNE GEÇMEZ"
Olayla ilgili geçen hafta Dilovası Belediyesi Başkan Yardımcısı Necati Temiz'in de bulunduğu toplam 7 belediye çalışanı tutuklanmıştı. Nöbette konuşan avukat Saruhan Efe Kadaifçi o tutuklamaları anımsattı ve şunları söyledi:
"Bu nöbete birden başlamadık. Yangının olduğu günden beri oyalamalar, usulsüzlükler, şuçun üstünü kapatma olduğu için, kamu görevleri dosyası 8 ay boyunca ilerlemediği için başladık. Geçen haftalarda bir operasyon oldu, 7 kişi tutuklandı. Ama bizim için bu yetmez. Bu ihmal zincirinin önüne geçmez. Eğer gerçekten hesap soracaksanız belediye başkanlarını, valiliği, kaymakamlığı ifadeye çağıracaksınız"
"İŞÇİLER ÖLMEMEK İÇİN MÜCADELE ETMEK ZORUNDA KALIYOR"
Kocaeli Barosu Başkanı Kadir Caner Karakadılar, mahkemenin müdahillik taleplerini reddettiğini anımsatarak şunları söyledi:
"Mahkeme suçtan doğrudan zarar görmediğimiz gerekçesiyle müdahillik talebimizi reddetti ama bu davayı takip edip hukuka aykırılıkları ortaya koymamıza engel değil. Bu insanlar emekleri uğrana alınmayan tedbirler nedeniyle hayatlarını kaybettiler. Bu nöbet bir isyanın haykırışın nöbetidir. Bu nöbet tüm Türkiye’de tekrar insanlar bu şekilde hayatlarını kaybetmesin diyedir.’’
Petrol-İş Sendikası Gebze Şubesi Başkanı Şivan Kırmızıçiçek ise "Atölyelerde, şantiyelerde, fabrikalarda binlerce işçi kağıt üzerinde kalan İSİG önlemleri yüzünden ölümle burun buruna çalıştırılıyor. Bugün aileler adalet arayışıyla sokaklara çıktıysa, işçiler ölmemek için mücadele etmek zorunda kalıyorsa asıl sorumlu sadece işverenler değil bu ülkeyi yönetenlerdir" ifadelerini kullandı.
"SORUMLULUĞU BULUNAN TÜM KAMU GÖREVLİLERİ YARGILANMALI"
Faciada yaşamlarını yitiren işçilerin yakınları da göstermelik yargılama istemediklerini, ölümlerden sorumlu tüm sorumluların yargılanmasını istediklerini belirtti. Aile temsilcilerinin görüşleri ise şöyle:
Şengül Yılmaz’ın kız kardeşi Emine Bulut: Bir kaç tutuklama, göstermelik yargılama, canlarımızın ölümünde sorumluluğu bulunan bütün kamu görevlilerinin yargılanmasını ve hak ettikleri cezayı almasını istiyoruz. Tüm sorumlular gerekli cezayı alana kadar adalet nöbetimize devam edeceğiz.
"ÇOCUKLARIMIZI BİLE BİLE ATEŞE ATTILAR"
Nisanur Taşdemir’in annesi Altun Taşdemir, “Ben buraya adalet aramaya geldim. Çocuklarımız ateşin içinde yanarak can verdi. Bile bile öldürüldüler. Yangın çıkışı ve yangın merdiveni yoktu. Çocuklarımızı kurtaramadılar. Diri diri yaktılar. Çocuklarımız hayatlarını yaşamak istiyordu. Onları kara toprağa gömdüler, kömür olarak verdiler” dedi.
Nisa Taşdemir’in babası Vedat Taşdemir ise 7 yakınını kaybettiklerini belirterek, “Adalet nöbetiyle mücadelemizi sürdüreceğiz. Suçlular cezasını çekmeli. İçimiz yanıyor, her gün yas içindeyiz. Kamu görevlileri de yargı önüne çıkmalı. Artık başka aileler ağlamasın” ifadelerini kullandı.
NE OLMUŞTU?
Dilovası ilçesi Mimar Sinan Mahallesi'ndeki bir kozmetik fabrikasında 8 Kasım 2025'te çıkan yangında Tuğba Taşdemir (17) ile kuzeni Nisanur Taşdemir (15), Cansu Esetoğlu (15), Hanım Gülek (52), Esma Gikan (31) ve Şengül Yılmaz (59) hayatını kaybetmiş, 7 kişi yaralanmıştı. Hastaneye kaldırılan Tuncay Yıldız da 15 Kasım'da yaşamını yitirmişti.
Soruşturma kapsamında, aralarında iş yeri sahiplerinin de bulunduğu 7 kişi tutuklanmıştı.
Fabrika sahiplerinden olan ve tutuklu bulunduğu cezaevinde kalp krizi geçiren Kurtuluş Oransal, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti.
