Back To Top
Erdoğan, Cem Karaca'nın Tamirci Çırağı'nı okudu: 'Bize de geri ülke kal' dediler

Erdoğan, Cem Karaca'nın Tamirci Çırağı'nı okudu: 'Bize de geri ülke kal' dediler

 - Son Güncelleme: 21.09.2019 Cumartesi 15:16
Erdoğan, Cem Karaca\'nın Tamirci Çırağı\'nı okudu: \'Bize de geri ülke kal\' dediler
- A +

"Pazar değil üretici olmak istiyoruz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, TEKNOFEST'i ziyaret edenlere seslendi: "Millet olarak yıllarca hayal kurmamıza engel olmaya çalıştılar. Bize giydirilen ve kesinlikle 3 beden 5 beden gömlekle yaşamamızı istediler." Cem Karaca'nın Tamirci Çırağı şarkısının sözlerini de okuyan Erdoğan "Bize de geri ülke kal' dediler" dedi. 6-7 Ekim olaylarını da hatırlatan Erdoğan "Bu ülkede katil aranıyorsa bunlar parlamentoya kadar sızmış olanlar" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Havalimanı'nda düzenlenen TEKNOFEST'i ziyaret etti. Burada konuşan Erdoğan TEKNOFEST'i ziyaret edenlere seslenen Erdoğan "Artık biz kendimize yeteceğiz, buna alışacağız. Her şey hayal ile başlar, hayal ile inanç birleştiğinde ise ortaya başarı çıkar. Millet olarak yıllarca hayal kurmamıza engel olmaya çalıştılar. Bize giydirilen ve kesinlikle 3 beden 5 beden gömlekle yaşamamızı istediler" ifadelerini kullandı.

Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:

"Geçtiğimiz yıl 16 başlıkta 4 bin 200 takım, 20 bin yarışmacı ve 2 bin 500 finalist ile etkinliğimiz gerçekleştirilmişti. Bu yıl ise 19 yarışma alanı ve ilave 6 yeni başlıkta 17 bin 400'e yakın takım ve 2 bin finalist, 50 bin yarışmacı başvurusu ve 10 bin finalist, ülkemizin 81 vilayetinin tamamı ve 122 ülke katılımcısıyla TEKNOFEST rekor kırdı. İnşallah çok kısa sürede bu etkinliğin ülkemizin en önemli markalarından biri haline geleceğine inanıyorum. Burasını gençlerimiz başta olmak, milletimizin teknoloji alanında çok sınırlı imkanlarla bile neler yapabileceğini gösteren bir platform olarak görüyorum. Bu işin planlaması, içeriği ve 7'den 70'e tüm katılımcılara ulaşması aylarca süren bir planlamanın sonunda gerçekleşti. Bu organizasyonun gerçekleşmesi için büyük özveriyle çalışan Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız ile Türkiye Teknoloji Takımı Vakfını bitmek bilmeyen enerjilerinden dolayı şahsım, milletim adına yürükten kutluyorum.

19-09/21/ana-manset-2-1569057868.jpg

Uluslararası Lider Araştırmacılar Programımız bu seferberliğin ilk somut ürünü oldu. Çağrıyı açtığımız ilk günden itibaren müthiş bir taleple karşılaştık. Dünyanın en iyi üniversitelerinde, araştırma merkezlerinde ve üst düzey şirketlerinde çalışan Türk ve yabancı akademisyenler bize başvurdu. 'Çalışmalarımızı Türkiye'de sürdürmek, Türkiye'de katma değer oluşturmak istiyoruz.' dediler. Elbette bu süreç kendiliğinden yaşanmadı. 17 sene boyunca bilime ve teknolojiye yaptığımız altyapı yatırımlarının sonucunda güçlü bir ekosistem inşa ettik. Sayıları 207'yi bulan üniversitelerimiz, 1191 araştırma geliştirme merkezimiz, 349 tasarım merkezimiz, 84 teknoloji geliştirme bölgemiz ve 112 bin araştırmacımız bu ekosistemin temel aktörleridir. Lider Araştırmacılar Programı ile ülkemize gelen üst düzey araştırmacılar bu denli zengin bir araştırma ortamında bilimsel çalışma yapacaklar ve inşallah gençlerimize örnek olacaklardır. Bu programdan 98'i Türk, 29'u yabancı olmak üzere 127 üst düzey araştırmacı faydalanarak, kritik araştırma geliştirme projelerinde önemli roller üstleneceklerdir. Yoğun ilgiyle karşılaştığımız Uluslararası Lider Araştırmacılar Programına önümüzdeki dönemde de devam edeceğimizin müjdesini paylaşmak istiyorum. Buna benzer bir programı yurt içinde çalışan araştırmacılarımız için de geliştireceğiz.

"PAZAR DEĞİL, ÜRETİCİ OLMAK..."

Bu yola, bunun için çıktık. Pazar değil, üretici olmak... Bu aşkla yürüyoruz. Bunun için katma değerli üretim öncülüğünde, küresel rekabet gücümüzü arttıracak, ekonomik ve teknolojik bağımsızlığımızı güçlendirecek, kritik teknolojilerde inşallah atılım sağlayacağız. 2023'e giden yolda yeni büyüme hikayemizi, teknoloji ve yenilikçilik anlayışıyla yazacak ve gençlerimize daha nitelikli iş imkanları oluşturacağız. Burada kalbine teknoloji ve havacılık sevgisi aşıladığı her bir evladımız, geleceğimize yakılmış birer ışık olacaktır. Önümüzdeki yıl çok daha büyük katılımlı çok daha yüksek nitelikli çok daha coşkulu bir festivale şahit olacağımıza ben yürekten inanıyorum.

Yani bu ne demektir? Geçen yılı aşmış durumda. İnşallah bugünün bütünüyle, yarın hedef artık bir milyona ulaşmak. Bunu başarmak suretiyle gençlerimize, gençliğimize teknolojiyi yerli ve milli olarak sevdirmek en büyük aşkımızdır. En büyük hedefimizdir. Bu millet bunu başaracak. Bu gençlik bunu başaracak. Artık biz, kendimize yeteceğiz, buna alışacağız.

19-09/21/ana-manset-2-1569057888.jpg

Geçtiğimiz yılki TEKNOFEST'in açılışında da ifade etmiştim. Her şey hayal ile başlar. Hayal ile inanç birleştiğinde ise ortaya başarı çıkar. Millet olarak yıllarca hayal kurmamıza engel olmaya çalıştılar. Bize giydirilen ve kesinlikle 3 beden, 5 beden küçük gelen gömlekle yaşamamızı istediler.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum sanatçı Cem Karaca'nın 'Tamirci Çırağı' şarkısının dizelerini okudu.

"BİZE DE 'SİZ GERİ KALMIŞ BİR ÜLKESİNİZ' DEDİLER"

Biz de tulumları giydik. Bize de 'Siz geri kalmış bir ülkesiniz, geri kalmış bir milletsiniz. Öyle kalın.' dediler. Geçmişte birçok devlet adamı bu kısır döngüyü kırmak için gayret göstermiş. Kimileri bir parça yol da almıştır ama maalesef 17 yıl önce ülkenin yönetimini devraldığımızda Türkiye hala geri kalmışlık zinciriyle bağlanmış bir haldeydi. Öncelikle 81 vilayetimizin altyapı sorunlarını çözerek, milletimizi özlemini çektiği hizmetlere kavuşturmak için kolları sıvadık. Bunun yanında vesayetle çetin bir mücadeleye girişerek, demokrasimizi güçlendirdik, milli iradenin üstünlüğünü tahkim ettik. 

Aynı şekilde ekonomimizi uluslararası rekabete uygun şekilde reforme ederek, üretimin, istihdamın, ihracatın, rekabetin elbette büyümenin ve teknolojinin gelişmesini sağladık. Böylece mahkum edilmek istendiğimiz geri kalmışlık zincirlerini birer birer parçaladık. 

Yeri geldi partimizi kapatmaya kalktılar, yeri geldi terör örgütleriyle ülkemizi kana ve ateşe boğmaya çalıştılar. Yeri geldi sokakları karıştırmak, milletimizin fertlerini birbirine düşman etmek için uğraştılar. Hatta yeri geldi emniyet, yargı teşkilatı, yeri geldi ordu içindeki bir çete vasıtasıyla darbe girişiminde bulundular. Kardeşliğimizin yanında ekonomimizi de hedef aldılar. Hamdolsun biz, milletimizle birlikte bu saldırıların hepsini birer birer boşa çıkarmayı başardık. Ne dedik? Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet ve bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız dedik ve yürüdük. 

Bugün Türkiye, eğitimden sağlığa her alanda güçlü altyapıya sahiptir. Maruz kaldığımız tüm saldırılara rağmen, hala güçlü bir şekilde ayakta olan bir ekonomimiz var. Dış politikada bölgemizde ve küresel düzeyde etkin bir güç durumundayız. Demokrasimizi, dünyaya örnek olacak bir işleyişle dimdik ayakta tuttuk. Böylece sadece kendimize yeni ve parlak bir gelecek inşa etmekle kalmadık. Aynı zamanda gözünü ve yüreğini bize yöneltmiş yüzlerce milyon kardeşimize de umut verdik, mücadele azmi aşıladık.

19-09/21/ana-manset-2-1569057922.jpgTürkiye'nin en büyük teknoloji etkinliği TEKNOFEST İstanbul Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali'ne (TEKNOFEST İstanbul) katıldı. Erdoğan, gençlerle birlikte fotoğraf çektirdi.

"KATİLLER PARLAMENTOYA KADAR SIZDILAR"

Bugün Diyarbakır'da evlatları dağa kaçırılan analar dimdik duruyorsa bunun bir sebebi var. Çünkü onların da ruh köklerinde bir dinamizm var. Ölümden korkmuyorlar, üzerine üzerine gidiyorlar, 'Evlatlarımız gelene kadar buradan ayrılmayacağız' diyorlar. Şimdi buradan ben Kandil'e de sesleniyorum. Bu terör örgütlerin içinde, yanında, arkasında olan ve onlara siyasi destek olanlara da sesleniyorum. Bu ülkede eğer katil aranıyorsa bunun adresini sormaya gerek yok. Bunlar biliniyor. Bunlar parlamentoya kadar sızmış olanlar. Kimseyi aldatamazsınız, sokağa insanları çağırıp ondan sonra Diyarbakır'da 53 evladımızı öldürenleri bu millet unutmuyor ve unutmayacaktır da. Sonuna kadar bu işin takipçisiyiz, takipçisi olacağız. Bunları bırakamayız. Eğer biz bırakırsak ebedi alemde şehitlerimiz bize bunun hesabını sorar.

Dünya ekonomisi toplanacak, onlarla da bunları konuşacağız. Türkiye'nin bu büyük meydan okumasının elbette bir bedeli vardır. Ama biz topraklarda yaşamaya karar vermekle zaten her türlü bedeli ödemeyi göze almış bir milletiz. Dolayısıyla bize gizli açık tehditlerle bedel ödetmeyi düşünenler, bunun hesabını yapanlar, beyhude bir işle uğraştıklarını bilmelidirler. Eskiler ne diyorlar, 'Ölümden öte köy mü var' derler. Bu millet en ağır bedel olan ölümden bile korkmadığını 15 Temmuz'da göstermiştir."

X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN