İstanbul’daki ABD Başkonsolosluğu çevresinde Gazze’deki soykırımı protesto etmek amacıyla gerçekleştirdiği eylem nedeniyle yaklaşık 7 aydır tutuklu yargılanan Filistinli Esraa Mohammad Awad Aljamal tahliye edildi. Mahkeme süreci sonunda özgürlüğüne kavuşan Esraa'nın avukatı Gülden Sönmez'in gazetemize yaptığı açıklamalarda, olayla hiçbir ilgisi olmayan anne, baba ve kız kardeşinin gece yarısı kapıları kırılarak gözaltına alındığı ve haksız yere sınır dışı edildiği ortaya çıktı.
Geçtiğimiz Eylül ayında ABD Başkonsolosluğu bahçesine el yapımı yanıcı madde attığı iddiasıyla tutuklanan ve dünkü haberimizde "Bir anlık öfke ve çaresizlikle hareket ettim" sözlerine yer verdiğimiz Filistinli Esraa'nın davasında karar çıktı. İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada, Esraa'ya tahliye kararı verilirken, sürecin perde arkasında yaşanan çarpıcı hukuksuzluklar da gün yüzüne çıktı.

KARAR ÇIKTI: HÜKMÜN AÇIKLANMASI GERİ BIRAKILDI
İlk etapta dosyaya getirilen gizlilik kararı nedeniyle uzun süre kapalı kapılar ardında yürütülen soruşturmada sona gelindi. Mahkeme heyeti, Esraa hakkında "mala zarar verme" suçundan 1 yıl, "tehlikeli madde bulundurma ve el değiştirme" suçundan ise 4 yıl 2 ay hapis cezasına hükmetti. Ancak mahkeme, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar vererek Esraa'nın tahliyesine karar verdi. Genç kadın, "bayrağı tahkir" ve "halka korku ve panik oluşturmak" gibi diğer suçlamalardan ise beraat etti.
EN AĞIR FATURA AİLEYE KESİLDİ: KAPILAR KIRILARAK GÖZALTI VE SINIR DIŞI
Dava sürecinin en dramatik detayı ise karar sonrası yapılan açıklamalarda ortaya çıktı. Eylemin ardından Esraa'nın kaldığı eve düzenlenen operasyonda, o sırada Türkiye'de sadece ziyaret amacıyla bulunan anne ve babası ile kız kardeşinin de hedef alındığı belirtildi.
Açıklamada, operasyonun kapılar kırılarak ve zor kullanılarak gerçekleştirildiği, aile bireylerinin tamamının gözaltına alındığı vurgulandı. Soruşturma sonucunda ailenin eylemle hiçbir ilgisinin bulunmadığı resmi olarak anlaşılmasına rağmen, anne, baba ve kız kardeş serbest bırakılmak yerine Göç İdaresi'ne teslim edildi. Masum oldukları anlaşılan aile üyeleri apar topar sınır dışı (deport) edilirken, Türkiye'ye giriş yasağıyla cezalandırıldılar.
YARDIMA GELEN EŞİ VE ARKADAŞI DA AYLARCA HAPİS YATTI
Avukat Gülden Sönmez, sürecin başında Esraa’nın telefonunda bulunan Gazze’ye ve Hamas’a ait fotoğraflar üzerinden ‘terör’ bağlantısı kurulmaya çalışıldığını, ancak bu iddiaların asılsız çıkmasının ardından dosyanın Asliye Ceza Mahkemesi’ne taşındığını belirterek, eşi Onur ve arkadaşı İbrahim’in yaşadıklarına da dikkat çekti.
Açıklamalara göre; Esraa olay sırasında ayağını kırdığını düşünerek eşi Onur'u aradı ve yardım istedi. Aracı olmayan Onur ise arkadaşı İbrahim'i çağırarak eşini bulunduğu yerden aldı. Sadece bu yardım eylemi nedeniyle dosyaya dahil edilen Onur ve İbrahim de aylarca tutuklu kaldıktan sonra geçtiğimiz duruşmada tahliye edilmişlerdi. Bugünkü karar duruşmasında mahkeme, her iki isme de "mala zarar verme" suçundan 1'er yıl hapis cezası verdi.
"KARŞI TARAF ABD OLUNCA SÜREÇ UZATILDI"
Esraa'nın avukatı Gülden Sönmez, bu tür suçlamalarda yasal olarak bu kadar uzun süreli bir tutukluluk yaşanmaması gerektiğini, ancak "karşı tarafın Amerika olması" ve dosyaya konulan gizlilik kararı nedeniyle sanıkların adeta sert bir cezalandırma tutumuyla ve ağır bir hukuksuzlukla karşı karşıya bırakıldığını ifade etti.
Tarafların verilen cezalara karşı iki haftalık istinaf süreci bulunuyor.

