Tunceli'de 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku dosyasında, 6 yılın ardından önemli gelişmeler yaşanıyor. Uzun süredir "kayıp" olarak takip edilen dosya, son incelemelerle birlikte kapsamlı bir "cinayet soruşturmasına" dönüştürüldü. Soruşturmanın derinleştirilmesiyle birlikte olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen 11 şüpheli tutuklanırken, adli tıp dünyası olası bir bulgu durumunda kemiklerin hangi sırları aydınlatabileceğini tartışıyor.
Gülistan Doku cinayetinde Umut Altaş için kırmızı bülten
SORUŞTURMA RAFTAN İNDİ: 11 TUTUKLAMA
Gülistan Doku’nun akıbetine dair belirsizlik sürerken, yargı makamları dosyayı yeniden ele aldı. Yapılan son operasyonlar ve elde edilen yeni deliller ışığında soruşturma statüsü değiştirildi. Bu kapsamda gözaltına alınan 11 kişi, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ancak tutuklamalara rağmen "Gülistan Doku’ya ne oldu?" sorusu henüz kesin bir yanıt bulmuş değil.
Gülistan doku dosyasından tutuklu başhekim: Kayıtların silinmiş olabilir, sorumlusu şirketlerdir
ADLİ TIP UZMANI KAR: KEMİKLER 6 YIL SONRA BİLE KONUŞABİLİR
Gülistan Doku’nun cansız bedeninin 6 yıl sonra bulunması ihtimaline dair teknik detayları, Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Hakan Kar NTV ekranlarında değerlendirdi. Cesedin gömüldüğü yerden başka bir alana taşındığına dair kuvvetli bulguların olduğu bir senaryoda, bilimsel verilerin hala sonuca ulaştırabileceğini vurgulayan Kar, şu teknik bilgileri paylaştı:
Aradan ne kadar süre geçerse geçsin, özellikle ateşli silah yaralanmalarına bağlı kemik hasarları net bir şekilde tespit edilebiliyor.
Kemikler üzerindeki künt travmaların analizi sayesinde, darbelerin kişi ölmeden önce mi (darp şeklinde) yoksa öldükten sonra mı (cesetten kurtulma veya taşıma esnasında) meydana geldiği ayırt edilebiliyor.
Gülistan Doku soruşturmasında gizli tanık ifade verdi: Vali’nin oğlu tecavüzü herkese anlatırdı
"CESET YAKILDI" İDDİASINA BİLİMSEL YANIT
Doku ailesi tarafından gündeme getirilen, cesedin ortaya çıkmasını engellemek amacıyla kemiklerin yakılmış olabileceği iddiasını da yorumlayan Prof. Dr. Kar, insan vücudunun tamamen yok edilmesinin sanıldığı kadar kolay olmadığını belirtti.
İnsan vücudunun büyük oranda sıvıdan oluştuğunu hatırlatan Kar, "İnsan bedenini yakarak tüm kemikleri ortadan kaldırmak çok zordur. Katı bir cismin yakılması gibi düşünülmemeli; ne kadar yakılırsa yakılsın muhakkak kalıntılar kalır" ifadelerini kullandı.
AZI DİŞLERİNDEKİ DNA GİZEMİ
Kar, olası bir yakılma senaryosunda bile kimlik tespiti ve delil toplamanın mümkün olduğunu şu sözlerle açıkladı:
"Ceset yakılmış olsa dahi DNA elde etme ihtimalimiz mevcuttur. Özellikle azı dişlerinin iç kısımları dış etkenlere karşı korunaklı olduğu için buralardan DNA örnekleri elde edebiliyoruz."
