Yalova’dan Bozcaada’ya gitmek üzere denize açıldıktan sonra Balıkesir’in Marmara Adası açıklarında teknesi parçalanmış halde bulunan ve daha sonra yaşamını yitirdiği belirlenen yat üreticisi Halit Yukay’ın ölümüne ilişkin davada yargılama sürüyor. Olayla ilgili haklarında dava açılan 10 tutuksuz sanığın yargılanmasına Erdek 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde devam edildi.
Duruşmaya Halit Yukay’ın eşi Rania Stypa Yukay, babası Muhittin Can Yukay ve taraf avukatları katıldı.
Halit Yukay'ın ölümüne ilişkin davada kaptan konuştu: 'Hiçbir cisme çarpmadım'
EŞİ VE BABASI ŞİKAYETLERİNİ YİNELEDİ
Mahkemede tercüman eşliğinde ifade veren Halit Yukay’ın eşi Rania Stypa Yukay, eşinin ölümünden dolayı büyük üzüntü yaşadığını söyledi.
Baba Muhittin Can Yukay ise olayın bir gemi çarpması sonucu meydana geldiğinin açık olduğunu savunarak sanıklardan şikayetçi olmaya devam ettiklerini belirtti.
“ÇARPIŞMA SONRASI ÖLÜME TERK EDİLDİ” İDDİASI
Halit Yukay ailesinin avukatı Emine Selma Esen, dosyaya giren Adli Tıp Kurumu raporuna dikkat çekti. Raporda Halit Yukay’ın ölüm nedeninin, AREL-7 isimli gemiyle yaşanan çarpışma sonrası suda boğulma olduğunun belirtildiğini ifade eden Esen, sanıkların tutuklu yargılanmasını talep etti.
Avukat Esen, olayın oluş şeklinin açık olduğunu savunarak, AREL-7 gemisinin açık denizde gitmemesi gereken bir rotada ilerlediğini ve gözcü bulundurulmadan seyir yapıldığını ileri sürdü.
Esen, “Halit Yukay’ın teknesine çarpıldıktan sonra olay yerinden uzaklaşıldı. Yetkililere haber verilmedi ve delillerin karartılmaya çalışıldığı kanaatindeyiz. Halit Yukay canlı şekilde suda ölüme terk edildi” ifadelerini kullandı.
Sanıkların tutuksuz yargılanmasının kamu vicdanını yaraladığını savunan Esen, Adli Tıp raporunun da dikkate alınarak tutuklama kararı verilmesini istedi.
SANIK AVUKATINDAN “ÇARPIŞMA KESİN DEĞİL” SAVUNMASI
AREL-7 gemisinin kaptanı olan sanık C.T.’nin avukatı Nuri Koray Kurun ise Adli Tıp Kurumu raporuna itiraz etti. Kendisi de gemi kaptanı olduğunu belirten Kurun, raporu hazırlayan kişilerin denizcilik konusunda uzman olmadığını öne sürdü.
Kurun, olayda çarpışmanın gerçekleşip gerçekleşmediğinin kesin olarak ortaya konulamadığını savunarak, “Müvekkilim böyle bir çarpışmanın olmadığını söylüyor. Teknik olarak tüm detayların incelenmesi gerekiyor” dedi.
Halit Yukay’a ait “Graywolf” isimli teknede AIS sistemi bulunmadığını ifade eden Kurun, bu nedenle iki deniz aracının rotalarının net şekilde karşılaştırılamadığını belirtti.
Sanık avukatı ayrıca, Graywolf teknesine ait bağlama kütüğü, sertifikalar ve teknik belgelerin de dosyaya eklenmesini talep etti.
MAHKEMEDEN YENİ İNCELEME KARARI
Mahkeme heyeti, taraf avukatlarının beyanlarını dinledikten sonra ara kararını açıkladı.
Buna göre; birinci kaptan C.T. hakkındaki adli kontrol tedbirinin devamına, Halit Yukay’ın ölüm sebebiyle ilgili Adli Tıp Üst Kurulu’na yeniden yazı yazılmasına, sanıkların tutuklanması yönündeki talebin reddine, Graywolf teknesine ait tüm teknik belgelerin İstanbul Liman Başkanlığı’ndan istenmesine karar verildi.
Eksik evrakların tamamlanması amacıyla dava 10 Temmuz tarihine ertelendi.
