Hatimoğulları'ndan 'çerçeve yasa' için 'son düzlük' açıklaması: 'İmralı ziyaretinde oluşan mutabakat yasaya yansımalı'

Hatimoğulları'ndan 'çerçeve yasa' için 'son düzlük' açıklaması: 'İmralı ziyaretinde oluşan mutabakat yasaya yansımalı'

DEM Parti Eş Genel Başkanı Hatimoğulları, TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada Meclis gündemine gelmesi beklenen çerçeve yasa taslağına dair partisinin görüşlerini açıkladı. Hatimoğulları, yürütülen süreçte mutabık kalınan hususların yasaya yansıtılması gerektiğini ifade etti.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki (TBMM) haftalık grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

"ÇOCUK SUÇLULUĞU CEZALARI ARTIRILARAK ÇÖZÜLEMEZ"

Meclis Genel Kurulu’na gelmesi öngörülen çocuklara yönelik ceza düzenlemesine değinen Hatimoğulları, yasa teklifinin suçun kök nedenlerini göz ardı ettiğini savundu.

Cezaların ağırlaştırılmasının sorunu çözmeyeceğini belirten Hatimoğulları, "Çocukların suça sürüklenmesinin arkasında sosyo-ekonomik etkenler, yoksulluk ve eğitimsizlik yer almaktadır. Çözüm, çocuklara daha fazla ceza vermek değil; güvenli yaşam alanları, eğitim ve oyun imkânı sağlamaktır" değerlendirmesinde bulundu. DEM Parti olarak Çocuk Bakanlığı kurulması yönünde kanun teklifi verdiklerini hatırlatan Hatimoğulları, milletvekillerine teklifi çocuk haklarını koruyacak şekilde düzenleme çağrısı yaptı.

"ÇERÇEVE YASA İÇİN SON DÜZLÜĞE GİRİLDİ"

Hatimoğulları, Meclis gündemine gelmesi beklenen çerçeve yasaya dair de şu değerlendirmeleri yaptı:

"Hem bu salonda hem dışarıdaki basın emekçisi arkadaşlarımız, hem salonumuzdaki basın emekçisi arkadaşlarımız hem de bütün Türkiye süreçle ilgili "Ne oldu?" diye soruyor. Yasayla ilgili ne oldu? Çerçeve yasa çıkacak mı? Çıkmayacak mı? Herkes şu an bu beklenti içinde. Ve şu anda en önemli soru, yanıtı en çok beklenen soru bu. Ve burada şunu ifade etmeliyim değerli arkadaşlar. Bakın, iki yıldır bir süreç yürüyor. Ve iki yıldır başlamış olan bu süreçle ilgili üzerinde en çok konuşulan konu şu an çerçeve yasaya geldi. Ve bildiğiniz üzere Sayın Öcalan'la tam iki ay boyunca heyetimiz görüşememişti. 20 Temmuz'da DEM Parti heyeti İmralı'ya gitti. 21 Temmuz'da Sayın Numan Kurtulmuş bizleri grubumuzda ziyaret etti. Diğer partilere de ziyaretler gerçekleştirdi. Yasa taslağının Meclis kapanmadan Meclis'e geleceğine dair bilgiyi bizimle paylaştı. Çerçeve yasa için artık son düzlüğe girilmiş durumda.

Bu, tüm Türkiye'yi ilgilendiren bir konu. Ve dar polemikçi, birbirini yıpratan bir sürece dönüşmemesi için herkesin büyük bir sorumlulukla davranması gerekiyor. Her siyasi parti bu konuda elbette ki farklı düşünüyor olabilir. Bundan daha doğal da bir şey yoktur. Ama ortada bir mesele var ki, Kürt meselesi. Bu ülkenin yüz yılı aşkın temel bir meselesi. Bir asırdır şiddetle ve inkârla çözülmeyen, çözülemediği de apaçık ortada olan bir mesele. Bütün siyasi partilerin bu tarihsel sorumlulukla hareket ederek barışın kapısını açacak bir yasanın çıkması için elini taşın altına koyması son derece tarihidir ve önemlidir. Ve Sayın Öcalan da son yapılan görüşmede 27 Şubat çağrısının ruhuna bağlı kalma iradesini ve kardeşlik hukukunu gözeten yasal bir zeminin gerekliliğini bir kez daha vurguladı. "Dar günü kurtaran yaklaşımlardan çıkılmalı. Yasa, bir dönemin ve yeni bir sayfanın başlangıcı olmalıdır." diyor. Ve son görüşmede Sayın Abdullah Öcalan bütün halklarımıza selam ve sevgilerini gönderdi.

Sayın Öcalan'ın bu yaklaşımı, on yıllardır süren çatışmaların bitirilmesi, hukuki ve yasal adımların atılması bakımından tarihi, muazzam bir zemini ortaya koyuyor. Bu yaklaşımın, bu zeminin özü açık ve net. Ortak, eşit yaşam hukukla tanımlanınca, yasayla somutlaşınca hakiki olur. Kürt meselesinin demokratik çözümü, devletin sürekli ertelediği bir dosya olmaktan çıkarılmalı. Kürtler bugüne kadar hep inkâr edildi. Hep yok sayıldı. Dilleri yok sayıldı, varlıkları yok sayıldı, isimleri yok sayıldı. Bugünse Kürtler ve dostları, toplumsal barışı inşa etmek için çaba harcayan bir seviyeye gelmiş durumda. Mücadele eden bir seviyeye gelmiş durumda. Müzakere eden güçlü bir seviyeye gelmiş durumda. Bu mücadeleye omuz vermek siyasi, toplumsal ve insani bir görevdir. Gelin bu çabada hep birlikte ortaklaşalım. Gelin yola hep birlikte revan olalım."

"BEKLENTİMİZ NET..."

"Aynı zamanda bu süreçteki muhataplarımıza da bu konuda seslenmek isterim. Dönüş meselesi dar yorumlanmamalı. Dönüş, sınırların kapısından geçmekten ibaret değildir. Son günlerde çok konuşulan Odysseia Destanı'nda ifade edildiği gibi eve varmakla eve dönmek aynı şey değildir. Dönüş; sürgündekinin ülkesine, cezaevindekinin ailesine, KHK'lının ihraç edildiği mesleğine, kayyımla iradesi alınan halkın ve seçilmişlerin belediyelerine, yargılananların siyasal hayata dönmesi demektir. Yani topluma dönüş, işe dönüş, söze dönüş, memlekete, toprağa dönüş... Gerçek barışın coğrafyası da buradan ve böyle başlar.

Bu bağlamda çerçeve yasadan beklenti nettir. Bugünün geçişini düzenlerken yarının demokratik düzenini güvenceye almak, barışın yönünü günlük siyasetin rüzgârına bırakmamak. Şunu da belirtmeliyim; bu süreç İmralı'da Sayın Öcalan tarafından yürütülüyor. Çerçeve yasa bunu yok saymadan ortaklaşılmış bir formülü içermelidir. Bu yasada Sayın Öcalan'ın bu süreci ileriye taşıyabilmesinin olanakları açılmalıdır. Yani özgür yaşar ve özgür çalışır koşulların artık acilen hayata geçmesi lazım. Hiç vakit kaybetmeksizin bu haftadan itibaren, bugünden itibaren gazeteciler, siyasetçiler, hukukçular, kadın örgütleri, demokratik kitle örgütleri, sivil toplum örgütleri, toplumun farklı kesimleri; herkes artık İmralı'ya gidebilmeli ve Sayın Öcalan'la görüşebilmeli. Heyetimizin son İmralı ziyaretinde oluşan mutabakat olduğu gibi yasaya yansımalı. Bakın bunun altını bir kez daha çiziyorum. Üzerinde konuşulan, ortaklaşılmış, mutabık kalınmış her şeyin bu yasaya yansıması lazım. Çerçeve yasanın kapsamı, içeriği bir mutabakatla çıkmalı ki pratikte karşılığı olsun, kâğıt üzerinde kalmasın. Hiçbir şey oldu bittiye de getirilmemeli. Yeni sürprizlerle de bu süreç uzamamalı, uzatılmamalı."

"YENİ BİR AŞAMANIN BAŞLANGICI"

"Türkiye siyasi tarihinin en ağır eşiklerinden birindeyiz şu an. Bu süreçte birçok kesimin farklı duygu ve düşüncesi var. Olmaması da mümkün değil. Önemli olan farklılıklarımıza rağmen, bu süreci değerlendirme biçimimize rağmen toplumsal barış paydasında buluşabilmektir. Şu hakikatler bir an bile aklımızdan çıkmaz, çıkamaz da. Halkların iradesi tanınmadan demokrasi kurulamaz. Adalet ertelenerek barış inşa edilemez. Hukuk herkese işlemeden cumhuriyet tamamlanamaz. Bu devasa bir süreçtir. Bu süreci örmek, siyasal ve toplumsal mücadeleyi adım adım büyütmekten geçer. Çerçeve yasanın çıkması bu tedrici gelişmenin bir basamağıdır. Yeni bir aşamanın başlangıcıdır. Buradan barış, demokrasi, özgürlük, hak, adalet ve hukuk mücadelesini yürüten bütün öznelere sesleniyorum. Savunduğumuz bütün bu değerlerin bu ülkenin bir yönetim biçimine dönüşmesi için ortak mücadelemizi daha güçlü bir şekilde yürütmeliyiz.

Ülkenin içinde bulunduğu ağır baskı koşullarından kurtulmanın yolu, en geniş yelpazedeki demokrasi cephesini örgütlemek ve mücadele yürütmektir. İşçilerin, emekçilerin, yoksulların, kadınların, gençlerin ve doğanın kurtuluşu da buradan geçer. Alevilerin, Kürtlerin, inkâr edilen bütün farklı halkların ve inançların kurtuluşu buradan geçer. Ve büyük kongremizin yol haritası da emin olun ki buradan besleniyor.

Kongremize giderken DEM Parti olarak demokratik mücadeleyi büyütmek, derinleştirmek konusundaki kararlılığımızı ve etkinliğimizi daha da artıracak ve daha ileri bir seviyeye taşıyacağız. Kongre hazırlığı kapsamında ilk konferanslarımız bitti. Bölge konferanslarımız devam ediyor. Akabinde de merkezi konferansımızı gerçekleştireceğiz. Birçok kesimle bu konuları daha detaylı bir şekilde tartışmak üzere çalıştaylarımız da gerçekleşiyor. Demokratik toplumu inşa etmek için en geniş yelpazede büyük bir cesaretle tartışıyoruz. Kararlılıkla ve umutlu adımlarla yol alıyoruz ve 86 milyon yurttaşımızın bu coğrafyada eşit, özgür ve adil bir düzende yaşayana dek mücadelemizin devam edeceği bilinciyle kongremizi örgütlüyoruz.

Bu anlamda hepimize çok ama çok büyük görev ve sorumluluklar düşüyor. Büyük kongremize giderken başta barış gündemi, bu ülkenin adalet gündemi, özgürlükler gündemi olmak üzere bu ülkenin temel gündemleri bizim de temel gündemimizdir ve biz bunun hazırlıkları, bunun mücadelesi, alternatif yönetim biçimleri; bütün bunları ortaya koyan bir kongre hazırlığı içindeyiz. Burada hepimize çok büyük görev ve sorumluluklar düşüyor. Ben hepimize yolumuz açık olsun diyorum. Hızır yar ve yardımcımız olsun diyorum."

KONFERANS VE KONGRE TAKVİMİ

DEM Parti'nin büyük kongre hazırlıklarına da değinen Hatimoğulları; bölge konferanslarının ardından merkezi konferans ve çalıştayların düzenleneceğini, adalet ve barış gündemleri ekseninde kongre sürecinin tamamlanacağını sözlerine ekledi.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN