İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik davanın 79’uncu gününde duruşma, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan sanık Orçun Muhittin Yılmaz’ın savunmasıyla başladı. Yılmaz, dosyada kendisinin belediye iştiraklerinde çalışmış gibi gösterildiğini belirterek bunun doğru olmadığını söyledi. Yaklaşık 18 yıldır avukatlık yaptığını ifade eden Yılmaz, ne belediyede ne de başka bir kamu kurumunda çalıştığını kaydetti.
Yılmaz, Emrah Bağdatlı ile Galatasaray taraftarlığı üzerinden tanıştıklarını, Murat Ongun’u ise şahsen tanımadığını söyledi.
SAVCI, MURAT ONGUN’LA İLGİLİ ÖNCEKİ İFADESİNİ SORDU
Savunmanın ardından Yılmaz’ın çapraz sorgusuna geçildi. Duruşma savcısı, Yılmaz’a önceki ifadesinde Emrah Bağdatlı ile Murat Ongun arasındaki ilişkiden söz ettiğini hatırlatarak bu beyanını doğrulayıp doğrulamadığını sordu.
Yılmaz, Murat Ongun’u tanımadığını yineleyerek, bu konudaki anlatımlarının Bağdatlı’nın kendisine söylediklerinden ibaret olduğunu belirtti:
“Ben Murat Bey’i tanımıyorum. Emrah Bey’in bana anlattıkları, benim bildiğim her şey ifademde ayrıntılı görülecektir. Hepsi bana Emrah Bey’in anlattığı hususlar. Onun dışında hiçbir kimseyi tanımıyorum.”
“ONA MURAT ONGUN TARAFINDAN TALİMAT VERİLDİĞİ KANAATİNDEYİM” İFADESİ SORULDU
Savcı daha sonra Yılmaz’ın önceki ifadesinde yer alan, Bağdatlı’nın operasyondan önceden haberdar olduğu ve yurt dışına gitmesi konusunda Murat Ongun’dan talimat aldığı yönündeki “kanaatini” gündeme getirdi.
Savcı, Yılmaz’a bu kanaate nasıl vardığını sordu.
Yılmaz ise söz konusu değerlendirmenin doğrudan bir bilgiye dayanmadığını, tutuklandıktan sonra cezaevinde izlediği televizyon yayınlarından edindiği izlenim ile Bağdatlı’nın son dönemdeki davranışlarını birleştirdiğini söyledi.
“TELEVİZYONDA İZLEDİM, İKİSİNİ BİRLEŞTİRDİM”
Yılmaz, cezaevine girdikten sonra televizyon yayınlarında operasyon öncesinde bazı toplantılar yapıldığı ve bilgilendirmelerde bulunulduğu yönündeki haberleri izlediğini anlattı.
Bağdatlı’nın da o dönemde maçlara daha az gelmeye ve yurt dışına çıkmaya başladığını belirten Yılmaz, şöyle devam etti:
“Ben tutuklanıp cezaevine gelince televizyonda izlediğim yayınlarda bunların konuşulduğunu gördüm. Emrah Bağdatlı da son zamanlarda hiç maça gelmemeye, yurt dışına gitmeye başlamıştı. Ben bu ikisini birleştirdiğim için…”
Savcının, “Bu kanaate oradan vardınız?” sorusuna Yılmaz, “Evet. Somut bir bilgim olsa zaten ‘kanaat’ demezdim” yanıtını verdi.
Yılmaz’ın bu açıklamasıyla, Murat Ongun’un Bağdatlı’ya yurt dışına çıkması yönünde talimat verdiğine ilişkin önceki değerlendirmesinin doğrudan tanıklığa ya da somut bilgiye değil, kendi çıkarımına dayandığı ortaya konuldu.
“LÜKS YAŞAMININ BELEDİYEYLE İLİŞKİSİNDEN KAYNAKLANDIĞINI DÜŞÜNMÜYORUM”
Emrah Bağdatlı’nın avukatı Mehmet Zengin de Yılmaz’a, Bağdatlı’nın “lüks bir yaşamı bulunduğu” yönündeki ifadesini hatırlatarak bunun belediyeyle ilişkileri sayesinde gerçekleştiğini düşünüp düşünmediğini sordu.
Yılmaz bu soruya “Hayır” cevabını verdi.
ÖZKARABEKİR: “ERTAN YILDIZ’IN İFADESİNDE DALDAN DALA ATLAYAN BİR KARAKTER GÖRDÜM”
Yılmaz’ın ardından tutuksuz sanık Cengiz Özkarabekir savunma yaptı. Sanatçı olduğunu ve kültür-sanat alanında çalıştığını belirten Özkarabekir, dosyada itirafçı sanık Ertan Yıldız’ın ifadelerinde adının geçmesine tepki gösterdi.
Özkarabekir, “Ertan Yıldız’ı İBB’de tanıdım. Kendisi kültür ve sanattan çok uzak bir kişidir. İfadelerine beni sığdırmış. Ben yazıdan anlarım, o ifadede daldan dala atlayan bir karakter gördüm” dedi.
Duruşmada daha sonra Jale Kaya ve Emin Ferhat Ertek’in savunmaları alındı. Ertek, adının geçtiği ifadenin daha sonra geri çekildiğini belirterek suçlamaları kabul etmedi.
“BU DAVAYLA BAĞLANTIMIN NE OLDUĞUNU ANLAMADIM”
Aranın ardından tutuksuz sanık Harun Cengiz Beğenmez savunmasını yaptı. Beğenmez, Yörünge Medya isimli şirketin ortağı olduğu iddiasını reddederek şirkette yalnızca çalışan olduğunu ve 2023 yılında emekli olduğunu söyledi.
“Bu davayla bağlantımın ne olduğunu anlamadım” diyen Beğenmez, hakkındaki suçlamaları kabul etmedi.
ÇELİKDELEN’E FATİH KELEŞ SORULARI
İSKİ Genel Müdür Yardımcısı Begüm Çelikdelen de sanık kürsüsüne çıktı. Çelikdelen, iştirak şirketlerindeki görevlendirmelerin kendi tercihleriyle yapılmadığını ve iştiraklerin iç işleyişinde karar verici olmadıklarını söyledi.
Savcının Fatih Keleş’i nereden tanıdığı sorusuna Çelikdelen, Keleş’in bazı toplantılara danışman sıfatıyla katıldığını söyledi.
Cebeci Maden Sahası konusunda Keleş’in herhangi bir soru sorup sormadığına ilişkin soruya ise Çelikdelen, “Hayır. ‘Yazı geldi mi?’ diye sorardı” yanıtını verdi.
DURUKAN: “30 BİN DOLAR İSTEDİ, 15 BİN DOLAR VERDİM”
Duruşmada savunma yapan Bünyamin Durukan ise hakkındaki rüşvet suçlamasını reddetti. Durukan, etkin pişmanlıktan yararlanan sanık Ümit Polat’ın kendisinden 30 bin dolar istediğini, ancak ekonomik durumunun elvermemesi nedeniyle hazırlayabildiği 15 bin doları Polat’a verdiğini öne sürdü.
Ağaç AŞ Genel Müdürü Ali Sukas’ın kendisinden herhangi bir talepte bulunup bulunmadığı sorusuna Durukan “Hayır” cevabını verdi.
MAHKEME BAŞKANINDAN SAVUNMA SIRASI TARTIŞMASINDA: “KAFAMA GÖRE ALIYORUM”
Fikret Baydemir’in savunmasının ardından Mehmet Türkyılmaz sanık kürsüsüne geldi. Bu sırada avukatların sanıkların savunma sıralamasına ilişkin itirazları üzerine Mahkeme Başkanı, “Kafama göre alıyorum, tuttuğumu alamam” ifadesini kullandı.
Türkyılmaz, Kültür AŞ’de 15 yıl Mali İşler Müdürlüğü yaptığını ve görevinin yalnızca mali yeterlilik koşullarını belirlemekle sınırlı olduğunu savundu.
“2024’TEKİ İHALEDE İMZAM OLDUĞU SÖYLENİYOR, 2020’DE AYRILDIM”
Günün ilerleyen saatlerinde sanık kürsüsüne çıkan Nurullah Temel ise hakkındaki suçlamada tarih çelişkisi bulunduğunu savundu.
Temel, 2024 yılında yapılan bir ihalede imzasının bulunduğunun iddia edildiğini ancak 2020 yılında İSFALT’taki görevinden ayrıldığını söyledi.
Temel’in ardından tutuksuz sanık İbrahim Sönmez’in savunmasına geçildi.
