Küresel ölçekte kadınların huzur, adalet ve toplumsal hayata dahil olma seviyelerini belirleyen Kadın, Barış ve Güvenlik (WPS) Endeksi'nin 2025/26 dönemi raporu yayımlandı.
Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) başkenti Washington D.C.'de yer alan Georgetown Üniversitesi Kadınlar için Barış ve Güvenlik Enstitüsü (GIWPS) ile Oslo Barış Araştırma Enstitüsü (PRIO) ortaklığında hazırlanan analizde, 181 ülke çeşitli kriterlere göre puanlandı.
Türkiye, bu kapsamlı araştırmada 106. sırada kendisine yer bulabildi.
Birleşmiş Milletler (BM) ve Dünya Bankası gibi kurumların verileriyle desteklenen rapor, kadınların ekonomik, sosyal ve siyasal yaşamdaki konumunu gözler önüne serdi.
Ekranlardaki şiddet sahnelerinin oranı yüzde 86
DÜNYANIN ZİRVESİNDE DANİMARKA SONUNDA AFGANİSTAN VAR
Araştırmanın sonuçlarına göre, kadınlar için en güvenli ve adil yaşam koşullarını sunan ülke Danimarka oldu.
Listenin en sonunda ise kadın haklarının en kısıtlı olduğu Afganistan yer aldı.
Türkiye'nin genel tablosu incelendiğinde, hemen hemen tüm kategorilerde Avrupa Birliği (AB) ortalamasının altında bir performans sergilendiği görüldü.
Özellikle güvenlik ve adalet mekanizmalarındaki işleyişin, endeks puanını aşağı çektiği saptandı.
EĞİTİM SÜRESİ ARTIŞ GÖSTERSE DE İSTİHDAMA YANSIMADI
Türkiye'de kadınların eğitim düzeyinde yıllara yayılan bir artış yaşansa da bu durumun iş hayatına yansıması sınırlı kaldı.
Endekse göre Türkiye'deki kadınların ortalama eğitim süresi 8 yıl olarak kaydedildi.
Ancak bu eğitim seviyesi, istihdam rakamlarını yukarı taşımaya yetmedi.
Ekonomik İş birliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ortalamalarıyla kıyaslandığında Türkiye'de kadınların iş gücüne katılımı yüzde 39,6 seviyesinde kaldı.
Uzmanlar, kayıt dışı çalışma verileri dahil edildiğinde bu oranın daha yüksek olabileceğini ifade etti.
İlişkide masum görünen ama ruhunuzu kemiren o tehlikeli cümleler
KADINLARIN EKONOMİK GÜCÜ VE SİYASETTEKİ TEMSİLİYETİ
Finansal bağımsızlık ve ekonomik kaynaklara erişim konusunda Türkiye'deki kadınların oranı yüzde 62,5 olarak belirlendi.
Buna karşın siyasi karar alma mekanizmalarındaki tablo daha zayıf bir görüntü çizdi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) bünyesindeki kadın milletvekili oranı yüzde 19,9 olarak rapora yansıdı.
Dünya ortalamasının oldukça gerisinde kalan bu veri, kadınların siyasi temsil gücünün artırılması gerektiğini bir kez daha ortaya koydu.
KAĞIT ÜZERİNDE GÜÇLÜ OLAN MEVZUAT UYGULAMADA AKSIYOR
Adalet ve hukuki güvence başlıklarında Türkiye'nin yasal altyapısının kağıt üzerinde güçlü olduğu ancak uygulama safhasında sorunlar yaşandığı belirtildi.
Yasal ayrımcılığın bulunmadığı alanların oranı yüzde 82,5 olarak ifade edilse de toplumsal hayatta adalete erişimde cinsiyet temelli farklılıklar öne çıktı.
Yasal mevzuatın etkin şekilde hayata geçirilmemesi, kadınların adalet sistemine olan güvenini ve endeks puanını etkileyen faktörler arasında gösterildi.
Nafaka ödememek için çocuğunu öldürmesini istedi
ŞİDDET VERİLERİ SADECE BUZDAĞININ GÖRÜNEN KISMI
Raporda dikkat çeken bir diğer başlık ise ev içi şiddet oranları oldu.
Türkiye'de kadınların partnerlerinden fiziksel veya cinsel şiddet görme oranı yüzde 12,1 olarak kayıtlara geçti.
Ancak araştırmacılar, bu verinin yalnızca resmi makamlara yansıyan ihbar ve şikayetler üzerinden elde edildiğine dikkat çekti.
Gerçek rakamların, toplumsal baskı ve gizli kalan vakalar nedeniyle bu oranın çok daha üzerinde olabileceği ihtimali üzerinde duruldu.
KADINLARIN KATILIMI TOPLUMSAL REFAHI DOĞRUDAN ARTIRIYOR
Kadın, Barış ve Güvenlik (WPS) Hareketi'nin temel yaklaşımı, kadınların güvenliğinin bir ulusal güvenlik meselesi olduğunu savunuyor.
2025 WPS İzleme Raporu'na göre, çatışma ve kriz anlarında kadınlar ile kız çocuklarının yaşadığı orantısız zorlukların giderilmesi hayati önem taşıyor.
Kadınların siyasi, ekonomik ve güvenlik süreçlerine eşit katılım sağladığı toplumların, barış ve istikrar konusunda çok daha başarılı olduğu verilerle kanıtlandı.

