Kamu odaklı dijital projelerde görev alan Bilgenur Karakuş Oğuz, vatandaş odaklı dijital servisler, veri entegrasyonu ve yapay zekâ destekli karar süreçleri üzerine yürütülen çalışmalarda sorumluluk üstlenen isimler arasında yer alıyor. Çok paydaşlı yapılarda koordinasyonun sağlanması, kullanıcı ihtiyaçlarının analiz edilmesi ve teknik ekiplerle birlikte ürün yol haritalarının oluşturulması gibi süreçlerde aktif rol alıyor.
TÜBİSAD’ın 2023 Dijital Dönüşüm Endeksi’ne göre Türkiye’nin dijitalleşme skoru 3,09 seviyesinde bulunuyor. Bu veri, kamu dijital dönüşüm projelerinin gelişim sürecinin devam ettiğini ve nitelikli insan kaynağına olan ihtiyacın sürdüğünü ortaya koyuyor. e-Devlet Kapısı’nın 68 milyonu aşan kullanıcı sayısı ve yüksek memnuniyet oranları da vatandaşların dijital kamu hizmetlerine olan güvenini gösteriyor.
Pandemi ve 6 Şubat depremleri gibi kriz dönemlerinde yürütülen projelerde görev alan kadın yöneticiler, özellikle risk yönetimi ve hızlı adaptasyon becerileriyle öne çıkıyor. Oğuz da bu süreçlerde hizmetlerin kesintisiz sürdürülmesine katkı sunan kadın liderler arasında gösteriliyor. Uzmanlara göre kadınların proje yönetiminde çoklu görev, önceliklendirme ve kriz yönetimi konularındaki yetkinliği, dijital dönüşüm projelerinde önemli bir avantaj sağlıyor.
“Asıl ihtiyaç teknoloji değil, sürdürülebilir proje yönetimi”
Sektörde uzun yıllardır büyük ölçekli ve çok paydaşlı projelerde görev alan Oğuz, dijital dönüşüm alanındaki en önemli sorunun teknoloji eksikliği değil, sürdürülebilir proje yönetimi kültürünün henüz yeterince olgunlaşmamış olması olduğunu söylüyor.
Oğuz, konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullanıyor:
“Türkiye’de dijital dönüşüm projelerinde teknik kapasite giderek güçleniyor ancak asıl ihtiyaç; insan kaynağını koruyan, riskleri önceden öngören ve kriz anlarında hızlı karar alabilen proje yönetimi modellerinin yaygınlaşması. Özellikle büyük ölçekli kamu projelerinde sürekliliği sağlayan en kritik unsur teknoloji değil, iletişim, doğru planlama ve güçlü ekip yönetimi.” Yazılım sektöründe proje yönetimi alanında önemli bir kuruluş olan proje yönetim enstitüsü (PMI)verilerine göre, başarısız projelerin %56’sı yetersiz iletişimden kaynaklanıyor ve güncel proje yönetim yaklaşımlarında proje yönetiminin %90’ı nın iletişim olduğu söyleniyor. Dolayısıyla büyük sistemlerin yalnızca yazılım yatırımıyla sürdürülebilir hâle gelmediğini vurgulayan Oğuz, insan faktörünün belirleyici olduğuna dikkat çekiyor:
“Dijital dönüşümün başarısı; teknik altyapı kadar ekip motivasyonu, iletişim gücü ve doğru risk yönetimiyle doğrudan ilişkili. Bu alanda yetişmiş proje yöneticilerinin artması, Türkiye’nin dijitalleşme sürecini hızlandıracak en önemli adımlardan biri.”Uzmanlar, kadınların proje yönetiminde çoklu görev, önceliklendirme ve kriz yönetimi konularındaki yetkinliğinin dijital dönüşüm projelerinde önemli bir değer yarattığını vurguluyor. Dolayısıyla Türkiye de dijital dönüşümünde kadın liderlerin artmasının önemli olduğunu ve bu alanda kadınlara daha çok alan açılması gerekiyor.
Pandemi, doğal afetler ve küresel belirsizlikler, dijital dönüşüm projelerinde risk yönetiminin önemini artırdı. Uzmanlara göre bu tür dönemlerde kadın liderlerin çoklu sorumluluk yönetimi, empati ve planlama becerileri projelerin sürdürülebilirliği açısından kritik rol oynuyor. Kamu teknolojilerinde görev alan kadın proje yöneticileri, yalnızca teknik bilgiyle değil; kriz yönetimi ve iletişim becerileriyle de öne çıkıyor. Bu durum, teknoloji sektöründe kadın istihdamının artmasının yalnızca toplumsal değil, stratejik bir gereklilik olduğunu ortaya koyuyor.
