Soma’da 13 Mayıs 2014’te meydana gelen ve 301 madencinin hayatını kaybettiği facia üzerinden 12 yıl geçti. Ancak ailelerin adalet arayışları bu süre zarfında hiç bitmedi. Felakete ilişkin Çalışma ve Enerji Bakanlığı bürokrat, müfettiş ve Türkiye Kömür İşletmeleri görevlisi 28 kamu çalışanının yargılanması 29 Nisan 2025’te tamamlandı. 10’u beraat etti, 18’i ise 5 ay ile 6 ay arasında cezalara çarptırıldı. Ardından İzmir İstinaf Mahkemesi 10. Ceza Dairesi ‘görevi kötüye kullanma’ suçunun zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle 16 sanık hakkındaki davayı düşürdü.
HAKKANİYETLİ YARGILAMA İHLAL EDİLDİ
Hukuk mücadelesini sürdüren aileler bu kez davaya müdahil olmak için başvuruda bulundu. Ancak İstinaf başvuruları ‘suçtan doğrudan zarar görmedikleri’ gerekçesiyle reddetti. Karara karşı ailelerin avukatlarınca yapılan itiraz da reddedildi. Aileler de dosyayı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi’ne taşıdı. Dilekçede avukatlar ‘Eşini veya babasını kaybeden müvekkilin suçtan doğrudan zarar görmediği iddiası hukuka açıkça aykırıdır’ vurgusu yaptı. Mağdur yakınlarının davaya katılımının engellenmesinin ‘hakkaniyetli yargılama ilkesi’ni ihlal ettiğini belirtti.
12 YILDIR DİNMEYEN ACI
Kömür çıkarmak için Soma’da yer altına inen ve bir daha çıkamayan 301 madencinin acısı 12 yıldır dinmedi. Aileler felaketin yıldönümünde Soma Maden Şehitliği’ne akın etti. Babalarını kaybeden çocuklar, eşlerini kaybeden kadınlar ve evlatlarını kaybeden anne-babalar dua etti. Mezarlara çiçek bıraktı.
SOMA FACİASINDA MAHKEMEDEN DİKKAT ÇEKEN KARAR
'301 KİŞİ ÖLDÜ AİLELERİ SUÇTAN ZARAR GÖRMEDİ'
Soma Maden Faciasında 301 madencinin yaşamını yitirmesine ilişkin kamu görevlilerinin yargılandığı davada ailelerinin hukuki mücadelesi sürüyor. Madenci yakınlarının davaya katılma ve istinaf başvuruları, ‘suçtan doğrudan zarar görmedikleri’ gerekçesiyle reddedildi. Bunun üzerine ailelerin avukatları dosyayı bir üst istinaf dairesine taşıdı. Avukatlar, mağdur ailelerin süreç dışında bırakılmasının adil yargılanma ilkelerine açıkça aykırı olduğunu savundu.
13 Mayıs 2014’te 301 madencinin yaşamını yitirdiği Soma Maden Faciası davasında kamu görevlilerine ilişkin yargı sürecinde yeni bir hukuki tartışma başladı. Faciada hayatını kaybeden madencilerin yakınlarının davaya katılma talebi, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi tarafından ‘suçtan doğrudan zarar görmedikleri’ gerekçesiyle reddedildi. Ailelerin bu karara yaptığı itirazın da kabul edilmemesi üzerine dosya, üst değerlendirme için İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi’ne taşındı. Faciada yakınlarını kaybeden ailelerin avukatları tarafından hazırlanan itiraz dilekçesinde, mağdur yakınlarının davaya katılımının engellenmesinin ‘mahkemeye erişim hakkı’, ‘adil yargılanma hakkı’ ve ‘hakkaniyetli yargılama ilkesi’ne aykırı olduğu savunuldu. Dilekçede, ‘301 kişinin öldüğü ve 176 kişinin yaralandığı bir olayda eşini kaybeden müvekkilin suçtan doğrudan zarar görmediği iddiası hukuka açıkça aykırıdır’ ifadeleri yer aldı.
BAZI SANIKLARA HAPİS CEZASI
Soma faciasına ilişkin kamu görevlileri hakkında yürütülen soruşturma kapsamında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bürokratları, iş müfettişleri ve Türkiye Kömür İşletmeleri görevlilerinin de aralarında bulunduğu 28 kişi hakkında iddianame hazırlanmıştı. İddianame, Aralık 2023’te Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Mahkeme, 29 Nisan 2025’te görülen karar duruşmasında 10 sanığın beraatine hükmederken, 18 sanığa ise 5 ay ile 6 ay 7 gün arasında değişen hapis cezaları verdi. Bazı sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı da uygulandı.
Dosyanın istinafa taşınmasının ardından İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi, ‘görevi kötüye kullanma’ suçunun zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle 16 sanık hakkındaki davanın düşürülmesine karar verdi. Diğer sanıklar yönünden ise yerel mahkemenin verdiği hükümler onandı.
İSTİNAF BAŞVURULARI REDDEDİLDİ
Ancak yaşamını yitiren madencilerin yakınlarının yaptığı istinaf başvuruları, ‘suçtan doğrudan zarar görmedikleri’ gerekçesiyle reddedildi. Avukatlar ise bu kararın yalnızca usule değil, Anayasa’nın 17’nci ve 36’ncı maddelerinde güvence altına alınan yaşam hakkı ve adil yargılanma hakkına da aykırı olduğunu savundu. İtiraz dilekçesinde, kamu görevlilerinin denetim yükümlülüklerini yerine getirmemesinin yaşam hakkı ihlaline yol açtığı belirtilirken, mağdur ailelerin davaya katılımının engellenmesinin ‘silahların eşitliği’ ilkesini zedelediği ifade edildi. Avukatlar, istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararın kaldırılmasını ve Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesi kararına karşı yapılan tüm itirazların yeniden değerlendirilmesini talep etti.
MEZARLARA KARANFİL BIRAKILDI
Soma Maden Şehitliği, facianın yıl dönümünde sabahın erken saatlerinden itibaren ziyaretçi akınına uğradı. Şehit ailelerinin mezar başında dua ettiği törende, protokol üyeleri maden şehitlerinin mezarlarına karanfil bıraktı. Faciada hayatını kaybeden Şaban İlçi’nin annesi Ayşe İlçi, oğlunun mezarı başında dua etti. 12 yıldır aynı acıyla yaşadıklarını söyleyen İlçi, oğlu hayatını kaybettiğinde geriye iki torununun kaldığını, bugün onların genç birer delikanlı ve kız olduğunu belirtti. İlçi, yaşadıkları acının tarifinin olmadığını söyledi. Soma Maden Şehitliği’ndeki anma programı, Kur’an-ı Kerim tilaveti ve duaların ardından sona erdi.
