ABD'nin maskesi düştü: İnsani yardım dedikleri meğer veri hırsızlığıymış

ABD'nin maskesi düştü: İnsani yardım dedikleri meğer veri hırsızlığıymış

Afrika kıtasına vadedilen milyarlarca dolarlık tıbbi yardımların arkasından küresel bir veri pazarlığı çıktı. ProPublica tarafından paylaşılan raporlar, Washington yönetiminin insani destekleri birer şartlı veri toplama mekanizmasına dönüştürdüğünü gösteriyor. Uganda başta olmak üzere birçok ülkede tıbbi mahremiyet tehlikede.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) yönetimi, Afrika coğrafyasına vadettiği milyarlarca dolarlık sağlık yardımları için skandal bir şartı devreye soktu.

Bağımsız araştırmacı gazetecilik ağı ProPublica'nın 17 Haziran 2026 tarihinde yayımladığı rapora göre, Washington yönetimi, tıbbi destek sağladığı yoksul ülkelerin ulusal sağlık veri tabanlarına doğrudan ve engelsiz erişim hakkı talep etti.

Dijital dünyada büyük bir egemenlik krizi doğuran talep, uzmanlar tarafından modern 'veri sömürgeciliği' olarak nitelendiriliyor.

İnsani yardımları tamamen stratejik bir veri toplama aracına dönüştüren Trump hükümeti, kapalı kapılar ardında yürüttüğü bu politikayla milyonlarca hastanın mahrem kayıtlarını ele geçirmeyi hedefliyor.

UGANDA YÖNETİMİ, 7 YILLIK ERİŞİM SÖZLEŞMESİNE İMZA ATTI

Bu stratejinin en somut adımı Doğu Afrika ülkesi Uganda'da resmiyet kazandı.

Uganda hükümeti, 10 Aralık 2025 tarihinde imzaladığı ikili anlaşmayla ülkenin tüm ulusal sağlık veri sistemini 7 yıl boyunca ABD kurumlarının doğrudan incelemesine açtı.

Anlaşma şartları uyarınca Washington, hiçbir aracı kurum olmaksızın gerçek zamanlı olarak ülkedeki hastaların tedavi süreçlerini, laboratuvar sonuçlarını ve tahlil kayıtlarını izleme yetkisine ulaştı.

Uganda yönetimi, sıtma ve HIV gibi ölümcül salgınlarla mücadele edebilmek için ihtiyaç duyduğu milyarlarca dolarlık fonu alabilmek adına halkının dijital mahremiyetini ve veri egemenliğini feda etmek zorunda kaldı.

30'DAN FAZLA ÜLKE, GİZLİ 'VERİ MADENCİLİĞİ' YÜRÜTÜLÜYOR

ProPublica tarafından sızdırılan diplomatik ayrıntılar, bu operasyonun sadece tek bir ülkeyle sınırlı kalmadığını ortaya koydu.

Trump yönetiminin, kamuoyuna duyurmadan 30'dan fazla gelişmekte olan ülkeyle benzer nitelikte şartlı yardım sözleşmeleri yaptığı belirtiliyor.

Büyük veri işleme ve analiz yetenekleriyle tanınan Palantir gibi savunma endüstrisi ve istihbarat odaklı dev teknoloji şirketlerinin bu muazzam küresel veri akışından büyük fayda sağlayacağı ifade ediliyor.

Geleneksel dış yardım kanallarını baypas eden Washington, yoksul halkların çaresizliğini stratejik birer koz olarak kullanıyor.

Dijital güvenlik uzmanları, anonimleştirilmiş verilerin bile geriye dönük mühendislik yöntemleriyle çözülerek hassas hastalık taşıyan kişilerin kimliklerinin kolayca ifşa edilebileceği konusunda ciddi uyarılarda bulunuyor.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN