Adalet Bakanlığı yargı reformu kapsamında, mahkemelerin işleyişini yavaşlatan en kritik sorunlardan biri olan bürokratik hantallığa neşter vuruluyor.
Türkiye genelinde mahkeme süreçleri uzadıkça vatandaşın mağduriyeti artarken, kamu kurumları arası yazışma trafiğindeki aksaklıklar ve keyfi gecikmeler mercek altına alındı.
Bakanlık, belge ve bilgi akışını hızlandırmak ve yargılamayı tıkayan engelleri aşmak adına radikal kararlar içeren bir taslak üzerinde çalışıyor.
BÜROKRATİK ENGELLER KALDIRILIYOR
Mahkemelerin bir davanın sonucuna ulaşabilmek için kamu kurumlarından veya ilgili kuruluşlardan yazılı olarak talep ettiği bilgi ve belgelerin zamanında gelmemesi, adalet sisteminin en büyük tıkanıklık noktalarından birini oluşturuyor.
Yeni atılacak adımlarla birlikte, mahkemelerin maddi gerçeğe ulaşmasını zorlaştıran ve davaları yıllara yayan bu engellerin tamamen ortadan kaldırılması hedefleniyor.
Kurumların mahkeme yazılarına keyfi olarak geç yanıt vermesi veya hiç yanıt vermemesi nedeniyle yaşanan zaman kaybına karşı caydırıcı ve sonuç odaklı önlemler devreye sokuluyor.
IBAN mağdurlarına af yolu açıldı!
SORUMLULARA DOĞRUDAN CEZA GELECEK
Adalet Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, mevcut sistemde mahkeme yazılarına cevap verilmemesi yargılamaları ciddi oranda sekteye uğratıyor.
Bir mahkeme, maddi gerçeği ortaya çıkarmak için bir kuruma yazı yazdığında, o yanıt gelmeden karar aşamasına geçemiyor.
Ancak çoğu zaman bu yazılar ya dikkate alınmıyor ya da yanıt süreci aylarca, hatta yıllarca uzatılıyor.
Yeni düzenlemeyle birlikte, belirlenen duruşma tarihine veya verilen kesin süreye kadar yanıt vermeyen sorumlular hakkında doğrudan cezai işlem uygulanması öngörülüyor.
Bu kapsamda Türk Ceza Kanunu içinde yeni bir suç tanımı yapılması ve buna karşılık gelecek cezaların netleştirilmesi planlanıyor.
MEVCUT SİSTEM YETERSİZ KALIYOR
Halihazırda yürürlükte olan uygulamada mahkemeler, yanıt gelmemesi durumunda ilgili kurumu uyarıyor veya suç duyurusunda bulunulabileceğini bildiriyor.
Ancak bu yöntemin pratikte yeterince etkili olmadığı ve bürokratik çarklar arasında kaybolduğu vurgulanıyor.
Yapılacak yasal değişiklikle, 'cevap vermeme' eylemi doğrudan bir yaptırım nedeni sayılarak, kişisel sorumluluk ön plana çıkarılacak.
Cezaevleri doldu taştı; iktidarın çözümü, suçluları salıvermek!
