Muş’un Malazgirt ilçesinde savaş alanının ve çatışmaların farklı aşamalarının belirlenmesi amacıyla sürdürülen arkeolojik çalışmalarda önemli bir buluntuya ulaşıldı. Malazgirt İç Kalesi’nin yaklaşık 500 metre güneydoğusundaki Taşbaşı mevkisinde, Bizans ordusunun kuşatma silahlarında kullandığı değerlendirilen balista ok uçları bulundu.

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından duyurulan keşfin, 26 Ağustos 1071’deki meydan savaşından önce Bizans ordusunun Malazgirt Kalesi’ni ele geçirmek amacıyla yürüttüğü askerî harekâtın ayrıntılarını aydınlatabileceği belirtildi.

KUŞATMANIN YAPILDIĞI BÖLGEDE BULUNDU
Araştırma ekibi, balista ok uçlarının bulunduğu alanı IV. Romanos Diogenes’in 22 Ağustos’ta başlattığı Malazgirt kuşatmasının gerçekleştiği bölgelerden biri olarak değerlendiriyor.

Projenin bilimsel danışmanı Prof. Dr. Adnan Çevik de daha önce söz konusu parçaların, Bizans ordusunun Malazgirt’i almak için yürüttüğü kuşatma sırasında kullanılan balista silahlarına ait olduğunu belirtmişti.

Taşbaşı mevkisinde önceki araştırmalarda Bizans dönemine ait sikkeler ile farklı boyut ve işlevlerde kuşatma ok uçlarının bulunması, bölgedeki askerî hareketliliğin yoğunluğuna ilişkin değerlendirmeleri güçlendirdi.

BALİSTA OK UÇLARI NEDEN ÖNEMLİ?
Balista, büyük ve ağır okları uzak mesafelere göndermek amacıyla kullanılan mekanik bir kuşatma silahı olarak biliniyor. Normal yay oklarından daha büyük ve ağır olan uçlar; askerî birlikleri, sur savunmasını veya kuşatma altındaki belirli noktaları hedef almak için kullanılıyordu.

Malazgirt’te bulunan parçaların biçim, ağırlık ve metal özellikleri, Bizans ordusunun kuşatmada kullandığı silah sistemleri ile saldırı yönlerinin belirlenmesine yardımcı olabilecek.
Buluntuların yalnızca savaş alanının yerini değil, orduların hangi bölgelerde konuşlandığını ve çatışmaların hangi aşamalardan geçtiğini anlamak bakımından da önem taşıdığı belirtiliyor. Proje ekibi, daha önce farklı niteliklerdeki ok uçlarının hangi birliklerin nerede karşılaştığının belirlenmesinde kritik veriler sağladığını açıklamıştı.

MEYDAN SAVAŞINDAN ÖNCEKİ GÜNLERİ AYDINLATIYOR
Malazgirt denildiğinde çoğunlukla Sultan Alparslan ile Bizans İmparatoru IV. Romanos Diogenes’in orduları arasında 26 Ağustos 1071’de gerçekleşen meydan muharebesi öne çıkıyor.
Yeni bulgular ise savaşın yalnızca 26 Ağustos’taki çatışmadan ibaret olmadığını, Bizans ordusunun önce Malazgirt Kalesi’ni kuşattığını ve bölgede kapsamlı bir askerî hazırlık yürüttüğünü gösteren maddi kanıtlar arasında değerlendiriliyor.

Balista ok uçlarının konumları üzerinde yapılacak incelemelerin, kuşatma birliklerinin yerleşimi ile saldırının hangi doğrultudan gerçekleştirildiğine ilişkin yeni veriler sunması bekleniyor.
SAVAŞ ALANININ İZLERİ 2020’DEN BERİ ARAŞTIRILIYOR
“Malazgirt Savaş Alanının Tespiti, Tarihi ve Arkeolojik Yüzey Araştırma Projesi”, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün desteği, Ahlat Müze Müdürlüğü ve Muş Alparslan Üniversitesinin iş birliğiyle 2020’de başlatıldı.

Yedinci sezonuna giren çalışmalar, yüzey araştırmaları, jeofizik uygulamalar, sondaj kazıları ve metal dedektörü taramalarını içeren disiplinler arası yöntemlerle yürütülüyor.
Savaşın gerçekleştiği geniş coğrafyada daha önce ok ve mızrak uçları, kılıç ve bıçak parçaları, sikkeler, mühürler, yüzükler, nal çivileri ve farklı askerî metal objeler bulundu.
2026 yılı çalışmalarının yalnızca bir aylık bölümünde 50’den fazla metal buluntuya ulaşıldığı, bazı iskeletlerde ise travmatik ölüm izlerinin tespit edildiği açıklanmıştı.

BULGULAR KAYIT ALTINA ALINACAK
Balista ok uçlarının koordinatları, buluntu biçimleri ve çevresindeki diğer arkeolojik veriler ayrıntılı olarak kayıt altına alınacak.
Parçaların temizlik, koruma ve sınıflandırma işlemlerinin ardından metalürjik ve tipolojik incelemelerden geçirilmesi bekleniyor. Proje kapsamında bulunan savaş objeleri, arazide koordinat ve fotoğraflarıyla belgelenerek veri bankasına aktarılıyor, daha sonra müze envanterine teslim ediliyor.
Yeni bulguların, Malazgirt kuşatmasının saldırı hattı ve Bizans ordusunun kullandığı askerî teknolojiye ilişkin bugüne kadar eksik kalan ayrıntıları tamamlaması hedefleniyor.
