Türkiye'nin en çok konuşulan yer bilimcilerinden (jeolog) Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, İstanbul depremi son durum hakkında kamuoyunu meşgul eden korku dolu senaryoları mercek altına aldı.
Prof. Dr. Şener Üşümezsoy Marmara depremi riskinin sadece 35-40 kilometrelik bir alanla sınırlı olduğunu belirterek, AFAD son depremler verileri ve Kandilli Rasathanesi kayıtları ışığında Adalar segmentinin artık ölü bir fay haline geldiğini savundu.
Beklenen büyük İstanbul depremi için telaffuz edilen 7.5 ve üzeri büyüklüklerin coğrafi olarak imkansız olduğunu dile getiren uzman, Marmara Denizi'nin sismik anatomisini yeniden tanımladı.
AFAD deprem haritasını güncelliyor: Aktif fay hattı sayısı 600'e çıktı
ADALAR FAYININ GERÇEK DURUMU
Sözcü TV'de konuşan Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Marmara Denizi'ndeki fayların geçmişini anlatırken 1894 depremine özel bir parantez açtı.
1894 yılında Adalar hattının zaten kırıldığını ve o bölgedeki enerjinin boşaldığını vurgulayan uzman isim, Çınarcık çukurunun kuzey kenarındaki bu fayın artık aktif stres biriktirmediğini belirtti.
Birçok uzmanın aksine, 1999 Gölcük depreminin ardından stresin Adalar'a yüklenmediğini, aksine bu hattın 1894'te görevini tamamladığını ve şu an sadece ikincil normal faylar barındırdığını ifade etti.

KUMBURGAZ ÇUKURU EN FAZLA 6.5'LİK DEPREM ÜRETEBİLİR
Marmara Denizi'ndeki asıl tehlikenin Silivri ile Büyükçekmece arasında uzanan Kumburgaz çukurunda toplandığını belirten Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, bu segmentin uzunluğunun yaklaşık 35 kilometre olduğunu söyledi.
Bilimsel formüllere göre 7.5 büyüklüğünde bir deprem için en az 100-110 kilometrelik bir fayın tek seferde kırılması gerektiğini hatırlatarak, Marmara'da bu uzunlukta bir tek parça aktif fay bulunmadığını ekledi.
Kumburgaz segmentindeki kırılmanın ise en fazla 6.2 ile 6.5 arasında büyüklük üretebileceğini, bunun üzerindeki tahminlerin spekülatif olduğunu savundu.
Prof. Dr. Okan Tüysüz: İmar affı kararı felaketi getirecek
İSTANBUL'UN ZEMİN RİSKİ VE HEYELAN TEHLİKESİ
Depremin kendisinden ziyade zeminin yaratacağı ikincil etkilerin daha yıkıcı olabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, İstanbul'un batı yakasındaki ilçeleri uyardı.
Avcılar, Esenyurt ve Büyükçekmece gibi bölgelerin zemin yapısının heyelana meyilli ve gevşek olduğunu belirten uzman isim, 6.5 büyüklüğündeki bir sarsıntının bu bölgelerde ciddi zemin kaymalarına ve bina hasarlarına yol açabileceğini ifade etti.
Buna karşılık, Asya Yakası'nda yer alan Pendik, Kartal, Maltepe ve Tuzla gibi bölgelerin sağlam kayalık zeminleri sayesinde sarsıntıyı çok daha az hasarla atlatacağını söyledi.

ÜŞÜMEZSOY'DAN BİLİM DÜNYASINA ELEŞTİRİ
Marmara Denizi'nin toplam uzunluğunun 150 kilometre olduğunu, ancak 7.8 gibi devasa depremler için gereken 400 kilometrelik kırılma yüzeyinin burada bulunmadığını belirten Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, diğer yer bilimcilerin ve bazı kurulların açıklamalarını eleştirdi.
1912'de Mürefte-Şarköy hattının kırıldığını, 1999'da ise İzmit Körfezi'nin boşaldığını hatırlatarak, Marmara'nın ortasında sıkışan küçük bir parçanın tüm şehri yok edecek bir enerjiye sahip olmadığını söyledi.
Marmara'da fay hattındaki sessizlik hayra alamet değil

