Bilim dünyası, Türkiye'nin sanayi ve nüfus merkezi olan Marmara Bölgesi için alarm veriyor.
Vatandaşlar İstanbul deprem risk haritası üzerindeki kırmızı bölgeleri endişeyle incelerken uzmanlar sürenin daraldığına işaret ediyor.
Beklenen büyük sarsıntı için Kandilli Rasathanesi son depremler verileri ve sismik hareketlilikler yakından takip ediliyor.
Konuyla ilgili AFAD deprem dairesi raporlarını ve diri fay hatları üzerindeki gerilimi değerlendiren jeoloji mühendisi Prof. Dr. Okan Tüysüz, hazırlıkların yetersizliğinden yakındı.
7.2 BÜYÜKLÜĞÜNDE SARSINTI KAÇINILMAZ
Nefes'ten Şehriban Kıraç'ın haberine göre, uluslararası saygınlığa sahip Science dergisinde yayımlanan son makaleler ve İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) tarafından yapılan çalışmalar, Marmara Denizi tabanındaki tehlikeyi bir kez daha doğruladı.
Prof. Dr. Okan Tüysüz, İzmit Körfezi çıkışından Büyükçekmece açıklarına kadar olan fay hattının henüz kırılmadığını ve enerji biriktirdiğini belirtti.
Bu hattın kırılması durumunda 7.2 büyüklüğünde bir depremin meydana geleceğini ifade eden 73 yaşındaki uzman isim, "Geçmişte bu bölgede 48 yıkıcı deprem oldu, gelecekte de mutlaka olacak, bunun kaçarı yok" dedi.
Marmara'da fay hattındaki sessizlik hayra alamet değil!
UYARILARIMIZ YILLARDIR DİNLENMEDİ
Meslek hayatının 53 yılını arazide fay hatlarını inceleyerek geçirdiğini belirten Prof. Dr. Okan Tüysüz, yetkililerin bilim insanlarına kulak tıkadığını söyledi.
1999 Gölcük depreminin ardından dönemin başbakanına giderek uyarılarda bulunduklarını ancak önlem alınmadığını hatırlatan Prof. Dr. Okan Tüysüz, şöyle konuştu:
"Düzce depremi oldu, insanlar öldü. Gaziantep için 2012 yılında uyardım, alay ettiler.
6 Şubat'ta felaketi yaşadık. Emeklerimizin boşa gittiğini görmek ümitlerimizi kırıyor."
İMAR AFFI MEZAR KAZMAKTIR
Türkiye'de afet bilincinin gelişmediğini ve eğitimin şart olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Okan Tüysüz, imar aflarını sert bir dille eleştirdi.
Cumhuriyet tarihi boyunca 23 kez imar affı çıkarıldığını hatırlatan uzman isim, mühendislik hizmeti almamış kaçak yapıların yasallaştırılmasının cinayetle eşdeğer olduğunu savundu.
Deprem uzmanı, şunları söyledi:
"İmar affı, insanlara kendi mezarını kazma imkanı vermektir.
Ekonomisi güçlü olmayan ve kuralları uygulamayan bir ülkenin afete hazır olması mümkün değildir."

Prof. Dr. Okan Tüysüz
NÜFUS ARTIŞI FELAKETİ KATLIYOR
İstanbul'un nüfusunun 8 milyondan 16 milyona çıkmasının depremin yaratacağı tahribatı ikiye katladığını belirten Prof. Dr. Okan Tüysüz, sanayi ve nüfusun Anadolu'ya kaydırılması gerektiğini söyledi.
Mevcut yapı stokunun yüzde 30'unun Türkiye ihracatını karşıladığına dikkat çeken Prof. Dr. Okan Tüysüz, şu bilgileri paylaştı:
"İstanbul'da 1 milyon 200 bin bina var.
Yeni projelerle nüfusu artırmak, insanları bile bile ölüme sürüklemektir.
Kastamonu'yu, Hakkari'yi teşvik edin, İstanbul'u boşaltın."
EKONOMİK KAYIP ÖNLENEBİLİRDİ
6 Şubat depremlerinin Türkiye ekonomisine maliyetinin 148 milyar dolar olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Okan Tüysüz, afet öncesi harcamaların önemine değindi.
Deprem öncesi harcanacak 1 TL'nin, afet sonrası 15 TL'lik zararı önlediği kuralını hatırlatan Prof. Dr. Okan Tüysüz, şöyle konuştu:
"10 milyar dolar harcayarak İstanbul'u hazırlasaydık, ne bu kadar can kaybı olurdu ne de ekonomik yıkım yaşanırdı."

KENTSEL DÖNÜŞÜM RANTSAL DÖNÜŞÜM OLMAMALI
Mevcut kentsel dönüşüm çalışmalarının yetersiz ve plansız olduğunu savunan Prof. Dr. Okan Tüysüz, dönüşümün sadece bina yenilemek olmadığını, kentin dirençli hale getirilmesi gerektiğini vurguladı.
Olası bir depremde 80 bin binanın yıkılmasının beklendiğini aktaran uzman isim, şunları söyledi:
"Sokaklar kapanacak, yardım giremeyecek. İstanbul içinden çıkılmaz bir hale gelecek.
Esenler, Bahçelievler gibi ilçelerde durum vahim. Dönüşümle nüfus azaltılmalı, yeşil alanlar artırılmalı."
KANAL İSTANBUL EKSTRA RİSK DEMEK
Tartışmalı proje Kanal İstanbul hakkında da konuşan Prof. Dr. Okan Tüysüz, projenin hayata geçmesi durumunda şehre 1 milyon ek nüfus geleceğini belirtti.
Bu durumun afete maruz kalacak kişi sayısını artıracağını söyleyen Prof. Dr. Okan Tüysüz, şu bilgileri paylaştı:
"İnsanları elinizle afete sürüklüyorsunuz.
Nüfusu azaltmak yerine devasa projelerle şehri daha da doldurmak büyük hata."
O fay kırılmaz, boşuna beklemeyin!
HER AN DEPREM OLABİLİR
Marmara'daki fayların 250 yıllık periyotlarla deprem ürettiğini ve sürenin dolduğunu belirten Prof. Dr. Okan Tüysüz, "Deprem biraz sonra olsa şaşırmam, 50 yıl sonra olsa da şaşırmam" dedi.
26 Eylül 2019'da Silivri açıklarında meydana gelen 5.8 büyüklüğündeki depremin enerjiyi boşaltmadığını, aksine tehlikenin sürdüğünü bilimsel yayınlara dayanarak açıkladı.
BİNGÖL YEDİSU HATTI KIRILMAYI BEKLİYOR
Marmara dışında riskli bölgelere de değinen Prof. Dr. Okan Tüysüz, Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerinde kırılmayan iki nokta kaldığını belirtti.
Bunlardan birinin Marmara, diğerinin ise Bingöl Yedisu fayı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Okan Tüysüz, şöyle konuştu:
"Her iki nokta da 7 üzerinde deprem üretme potansiyeline sahip.
Türkiye genelinde 500'e yakın diri fay var ve 6.5 üzeri her deprem yıkıcı etki yaratabilir."
23 Nisan 2025 Marmara depremi, büyük felaketin habercisiydi!
