Eski YÖK Başkanı Prof. Dr. İhsan Doğramacı ile Tahsin Doğramacı’nın kız kardeşi olan Prof. Dr. Emel Doğramacı, 22 Nisan günü yaşama veda etti. Doğramacı’nın vefatı, akademik çevrelerde ve sevenleri arasında büyük bir üzüntüyle karşılandı.
STANFORD’DAN UNESCO’YA UZANAN BİR BİLİM KÖPRÜSÜ
Prof. Dr. Emel Doğramacı, sadece Türkiye’de değil, dünya çapındaki akademik merkezlerde de saygın bir isim olarak tanınıyordu:
Dünyanın en prestijli eğitim kurumlarından biri olan Stanford Üniversitesi bünyesinde önemli akademik çalışmalar yürüttü.
Birleşmiş Milletler Kadın Statüsü Komisyonu’nda görev alarak kadın hakları konusunda küresel politikalara katkı sundu.
UNESCO Milli Komitesi Başkan Vekilliği gibi üst düzey idari ve akademik sorumluluklar üstlenerek Türkiye'nin bilimsel diplomasisine yön verdi.
SEÇKİN BİR AİLE VE TOPLUMSAL MİRAS
Merhum Ferid Çelebi, Sinan Çelebi ve Mahmud Çelebi’nin teyzesi olan Prof. Dr. Emel Doğramacı, aynı zamanda iş dünyasının tanınan isimlerinden Eti Gıda Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi ve Süzer Grubu bünyesindeki Kent Bank Hırvatistan Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Gani Sönmez’in annesiydi. Doğramacı ailesinin eğitim ve hizmet kültürünü akademik başarılarıyla perçinleyen Emel Doğramacı, ardında çok sayıda bilimsel eser ve yetiştirdiği yüzlerce öğrenci bıraktı.
TAZİYE TÖRENİ TÜRKİYE’DE GERÇEKLEŞTİRİLECEK
Oda TV’de yer alan bilgilere göre; Prof. Dr. Emel Doğramacı için düzenlenecek taziye ve cenaze merasiminin Türkiye’de gerçekleştirilmesi kararlaştırıldı. Törenin detaylarının, ailenin yapacağı açıklamanın ardından netleşmesi bekleniyor.
PROF. DR. EMEL DOĞRAMACI KİMDİR?
Ankara Üniversitesi Kadın Platformu’nun 2018 tarihli etkinlik programında yer alan özgeçmiş notuna göre Doğramacı, Erbil’de doğdu. Eğitim hayatının tüm aşamalarını Irak ve İngiltere’de tamamladı; doktora derecesini ise İngiliz Edebiyatı alanında Edinburgh Üniversitesi’nde aldı. Doğramacı’nın kariyeri yalnızca üniversite yöneticiliği üzerinden değil, edebiyat ve beşerî bilimler altyapısı üzerinden şekillendi. Türkiye’de adının daha çok yükseköğretim ve kadın çalışmalarıyla anılması, bu teorik birikimin zamanla kurumsal etkiye dönüşmesinden kaynaklandı.
Hacettepe Üniversitesi’ne katıldıktan sonra burada doçentlik ve profesörlük unvanlarını aldı. Çeşitli idari görevler üstlenerek üniversite yapılanmasında da etkili oldu. Hacettepe Üniversitesi’nin derslik kayıtlarında bugün hâlâ “Prof. Dr. Emel Doğramacı Salonu” adıyla bir salonun bulunması da onun kurum içinde bıraktığı izlerden biri olarak dikkat çekiyor.
Emel Doğramacı uzun yıllar UNESCO Milli Komitesi Başkan Vekilliği, merkezi Viyana ve New York’ta bulunan Birleşmiş Milletler Kadın Statüsü Komisyonu’nda görev aldı. UNESCO yıllarında dört yıl kuruculuğunu yaptığı Kadın ve Gençlik Kolunu yönetti.
Emel Doğramacı’nın en belirgin çalışma alanlarından biri kadın tarihi, kadın hakları ve Türkiye’de kadının toplumsal dönüşümü üzerine yürüttüğü çalışmalar oldu. Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi kayıtlarında “Atatürk ve Kadın Hakları” ile “Atatürk Düşüncesi ile Türk Kadınının Çağdaşlaşması” başlıklı makaleleri yer alıyor. Kitap kayıtlarında da “Türkiye’de Kadının Dünü ve Bugünü”, “Atatürk’ten Günümüze Sosyal Değişmede Türk Kadını” ve anı kitabı “Anılarım Bilinmeyenlerim” gibi eserleri bulunuyor.
