Prof. Dr. Osman Bektaş, İstanbul’un beklenen depremine dair yaptığı değerlendirmede, Marmara Denizi’nin ortasındaki fay segmentlerinin davranışlarını analiz etti. Bektaş’a göre, 26 Eylül 2019’da meydana gelen 5,8 büyüklüğündeki ve 23 Nisan 2025’te yaşanan 6,2 büyüklüğündeki depremler, yaklaşık 20–30 santimetrelik kaymayla oluştu.
Bu iki depremin kırdığı alanın, Orta Marmara ile Kumburgaz sırtı arasında yer alan, göreceli olarak daha soğuk ve rijit yapıya sahip segment olduğunu belirten Bektaş, bu segmentin 1766’dan bu yana 6 metreye ulaşan gerilmeyle M7+ büyüklüğünde bir deprem üretmesinin “mekanik olarak tutarsız” olduğunu savundu.
Bektaş, kırılma hattının Kumburgaz Çukuru’nda sonlandığına dikkat çekerek, “Sırtı kıran deprem, görece daha sıcak ve sünümlü Kumburgaz Çukurunda durur. Bu bölge termal bariyer işlevi görür.” ifadelerini kullandı. Bu tespitin, tarihsel deprem kataloglarından ve senaryolardan bağımsız şekilde doğrudan fay davranışına dayandığını vurgulayan Bektaş, Marmara Fayı’nın karakteristiğinin tek parçada büyük bir deprem yerine, çok parçalı ve 6 büyüklüğü üzerindeki depremler üretmeye daha yatkın olduğunu söyledi.
SIRT KIRILIR, ÇUKUR DURDURUR
— Prof. Dr. Osman Bektaş (@profobektas) January 20, 2026
● M5,8 ve 6,2 depremleri 20- 30 cm kayma ile oluştu.
● Bu gerilmeye dayanamayarak kırılan görece soğuk/rijit Orta Marmara–Kumburgaz sırtının, 1766’dan beri 6 m gerilme biriktirerek M7+ depremini oluşturacağını söylemek mekanik olarak tutarsızdır.
