Prof. Dr. Yaşar’dan ‘Mega El Nino’ uyarısı: Şiddetli yağışlar bekleniyor

Prof. Dr. Yaşar’dan ‘Mega El Nino’ uyarısı: Şiddetli yağışlar bekleniyor

TÜBA Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, 2027’de “Mega El Nino” kaynaklı şiddetli yağışların etkili olmasını beklediğini söyledi. Kışın ılık geçeceğini belirten Yaşar, “Ekim ayının ikinci yarısından sonra gerçekten çok güzel yağışlar bekleniyor” dedi. Türkiye’de kurak dönemin geride kaldığını savunan Yaşar, yoğun yağışların özellikle altyapısı yetersiz şehirlerde ciddi sorunlara yol açabileceği uyarısında bulundu.

Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, 2026 yılının ilk 6 ayında Türkiye genelinde yağış rekoru kırıldığını belirterek, 2027’de “Mega El Nino” kaynaklı yağışların etkili olmasını beklediğini söyledi. Yaşar, ekim ayının ikinci yarısından itibaren yağışların artacağını, kış aylarının ise ılık geçeceğini tahmin ettiğini ifade etti.

“MEGA EL NINO’YU EN SON 1877’Lİ YILLARDA GÖRDÜK”

El Nino’nun okyanus suyunun ısınmasıyla ortaya çıktığını anlatan Yaşar, sıcaklık artışının seviyesine göre El Nino’nun farklı şekilde tanımlandığını belirtti.

Yaşar, “Isınma miktarı 1 derece civarındaysa buna ‘normal El Nino’ diyoruz. Isınma zaten buharlaşma, buharlaşma da yağmur demektir. Eğer bu sıcaklık artışı 1 ila 2 derece arasında olursa buna ‘Süper El Nino’, 2 derecenin üzerine çıkarsa ‘Mega El Nino’ diyoruz. Mega El Nino’yu tanık olduğumuz kadarıyla en son 1877’li yıllarda gördük. O zamanlar meteoroloji istasyonları olmadığı için etkisinin nereye ve nasıl vurduğunu net olarak bilemesek de Çin ve Hindistan’ın kurak geçtiğini biliyoruz” dedi.

2023 yılında dünyada Süper El Nino yaşandığını hatırlatan Yaşar, bu dönemde Avrupa ve Türkiye’nin yüksek miktarda yağış aldığını söyledi. Türkiye’de ortalama sıcaklıkların 1-2 derece arttığını belirten Yaşar, yağışların da ortalamanın yüzde 12 üzerinde gerçekleştiğini ifade etti.

EKİM AYININ İKİNCİ YARISINI İŞARET ETTİ

Kış aylarının ılık geçeceğini tahmin eden Yaşar, yağışların ise güçlü olmasını beklediğini belirterek, “Bu sırada müthiş yağışlar alacağız. Ekim ayının ikinci yarısından sonra gerçekten çok güzel yağışlar bekleniyor. Dünya Meteoroloji Örgütü de geçtiğimiz nisan ayından beri Mega El Nino konusunda uyarılarda bulunuyor. İhtimaller önceleri yüzde 40 seviyelerindeyken şu anda yüzde 90’lara çıkmış durumda. Etkisinin dünyanın neresini nasıl vuracağını bekliyoruz ancak Avrupa ve Türkiye adına konuşacak olursam, çok güzel yağışlar alacağımıza ve harika bir dönem yaşayacağımıza inanıyorum” ifadelerini kullandı.

“2035’LERE KADAR SU SORUNU YAŞAMAYIZ”

Yağışların barajlara etkisini de değerlendiren Yaşar, Türkiye genelinde 2035’lere kadar su sorunu yaşanmayacağını öne sürdü. Önümüzdeki 10 yılın en az 7-8 yılında yağışların ortalama veya ortalamanın üzerinde seyredeceğini ifade eden Yaşar, İzmir’deki Tahtalı Barajı’nın doluluk oranının yüzde 46, Gördes Barajı’nın ise yüzde 30’lar seviyesinde olduğunu söyledi.

Yaşar, “Bunlar ciddi rakamlardır. Gerçekten çok güzel su birikti. Bu yıl bu oranlar daha da artacak. Belki yüzde 70-80 seviyelerine çıkacaktır” dedi.

“KURAKLIĞI GERİDE BIRAKTIK”

Kurak dönemin sona erdiğini savunan Yaşar, “2025’te de artık kurak dönemin bittiğini ve 2026’nın bol yağışlı geçeceğini söylemiştik ve öyle de geçiyor. Bunlar rastgele doğa olayları değildir, aksine oldukça düzenli doğa olaylarıdır. Sert ve kurak dönemleri mutlaka çok güzel yağışlı dönemler takip eder. Bu bir sistemdir ve doğanın kendi içindeki dengesidir; ortada bir rastgelelik yoktur” diye konuştu.

Suyun dikkatli kullanılması gerektiğini vurgulayan Yaşar, barajların tamamen dolu olması halinde bile tasarrufun önemini koruyacağını belirterek, “Çünkü su varsa devlet vardır; suyun bittiği gün devlet de biter” ifadelerini kullandı.

İZMİR İÇİN ALTYAPI UYARISI

Yoğun yağışların şehirlerde altyapı kaynaklı sorunlara yol açabileceğine dikkat çeken Yaşar, özellikle İzmir’e ilişkin uyarılarda bulundu. Basmane, Alsancak, Karşıyaka ve Bostanlı gibi bölgelerin eskiden deniz olan ve daha sonra doldurulan alanlar olduğunu belirten Yaşar, Alsancak ve çevresinin yılda yaklaşık 2 santimetre çöktüğünü söyledi.

Yaşar, kentteki çökmenin boruları da etkilediğini ve deniz suyunun kara içine ilerlediğini belirterek, “Bütün İzmir’in topoğrafya haritası çıkarılmalıdır. Nerenin ne kadar çöktüğü ve ne yapılması gerektiği tespit edilmelidir. Her yıl 2 santim çöktüğümüz için daha da ileri gidecektir” dedi.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN