Avrupa Birliği'nin plastik atıklarını Türkiye'ye göndermeye devam etmesi, atıkların yönetimine ilişkin çevresel kaygılar nedeniyle yeniden tartışma konusu oldu. POLITICO'nun aktardığına göre AB Komisyonu, Türkiye'deki mevcut sorunlara rağmen sevkiyatların durdurulması yönünde bir karar almadı.
Komisyonun değerlendirmesinde Türkiye'nin AB'den gelen atıkları nasıl işlediğine ilişkin bilgi eksiklikleri, çevre mevzuatının uygulanması ve denetimindeki belirsizlikler ile karar süreçlerinde ilgili tarafların katılımının sınırlı olması sorun alanları arasında gösterildi.
Komisyonla görüşen bazı paydaşlar ise Türkiye'deki plastik atıkların yalnızca yaklaşık yüzde 10'unun geri dönüştürüldüğünü öne sürdü. Atıkların önemli bölümünün depolama alanlarına gönderildiği, uygun biçimde işlenmediği veya çevreye karıştığı iddiaları da değerlendirmede yer aldı.
Almanya ve İngiltere'nin plastik atıklarında Türkiye başı çekiyor: Yüz binlerce tonluk ihracat
TÜRKİYE, AB'NİN BAŞLICA ATIK DESTİNASYONLARINDAN
Türkiye, Avrupa'dan gönderilen plastik atıklar açısından uzun süredir öne çıkan ülkeler arasında bulunuyor.
Geçen yıl AB'den Türkiye'ye yaklaşık 510 bin ton plastik atık gönderildi. POLITICO'nun hesabına göre bu miktar, 500 mililitrelik yaklaşık 25 milyar plastik şişeye karşılık geliyor.
Türkiye'ye gönderilen plastik atık miktarı, AB'nin OECD ülkelerine yaptığı plastik atık ihracatının yaklaşık yüzde 70'ini oluştururken, AB'nin toplam plastik atık ihracatındaki payı yüzde 36 seviyesinde kaldı.
Bu hareketlilik, Çin'in 2018'de plastik atık ithalatına ciddi kısıtlamalar getirmesinin ardından daha da belirginleşti. Çin'in yanı sıra Malezya, Vietnam ve Tayland'ın da ithalatı sınırlandırmasıyla Avrupa'dan çıkan plastik atıkların önemli rotalarından biri Türkiye oldu.
Greenpeace verilerine göre Türkiye, 2020'de AB ülkeleri ve İngiltere'den yaklaşık 660 bin ton plastik atık aldı. Aynı yıl İngiltere tek başına Türkiye'ye 209 bin tondan fazla plastik atık gönderdi.
2021'DE İTHALAT YASAĞI KISA SÜRDÜ
Türkiye'deki plastik atık ithalatı, özellikle Adana'da Avrupa'dan getirilen atıkların yakıldığı ve çevreye bırakıldığına ilişkin görüntülerin gündeme gelmesinin ardından 2021'de yoğun biçimde tartışılmıştı.
Dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Mayıs 2021'de plastik atık ithalatının önemli bir bölümünü oluşturan etilen polimer grubundaki atıklara yönelik yasak getirdi. Ancak uygulama kısa süre sonra kaldırıldı.
Greenpeace, o dönemde Türkiye'nin yüksek miktardaki plastik atığı denetlemek için yeterli kapasiteye sahip olmadığı yönünde eleştirilerde bulunmuştu.
AB'NİN YENİ SİSTEMİ DAHA SIKI DENETİM GETİRİYOR
AB'nin yeni Atık Sevkiyatı Tüzüğü, plastik atıkların üçüncü ülkelere gönderilmesine ilişkin daha sıkı kurallar getiriyor.
21 Mayıs 2026 itibarıyla AB dışına gönderilen plastik atıklar için önceden bilgilendirme ve onay prosedürü uygulanmaya başladı. 21 Mayıs 2027'den itibaren ise atığı kabul eden tesislerin çevreye uygun çalıştığının bağımsız denetimlerle gösterilmesi gerekecek.
Türkiye OECD üyesi olduğu için 21 Kasım 2026'da başlayacak ve OECD üyesi olmayan ülkelere yönelik plastik atık ihracatı yasağı Türkiye'yi kapsamıyor. Ancak Komisyon, OECD ülkelerine yapılan sevkiyatları özellikle plastik atıklar açısından izleyecek; çevresel zarar riski oluşması ve atıkların sürdürülebilir biçimde yönetilmediğinin belirlenmesi halinde sevkiyatların askıya alınması mümkün olacak.
The Guardian: İngiltere'nin plastik atıkları Çukurova'yı kirletiyor
KOMİSYON İLE ÇEVRE ÖRGÜTLERİ FARKLI DEĞERLENDİRİYOR
Komisyonun değerlendirmesi çevre örgütlerinin eleştirilerine de yol açtı.
Environmental Investigation Agency ve Rethink Plastic ittifakından Lauren Weir, POLITICO'ya yaptığı değerlendirmede Komisyonun tespitleri ile sevkiyatların sürmesine izin verilmesi arasında çelişki bulunduğunu savundu.
Çukurova Üniversitesi'nden çevre araştırmacısı Sedat Gündoğdu da Türkiye'deki atıkların çevreye uygun biçimde yönetildiğine dair yeterli kanıt bulunması gerektiğini belirterek plastik atık sevkiyatlarının durdurulması gerektiğini savundu.
Komisyon ise Türkiye'nin atık yönetimi alanında yasal düzenlemelerini güçlendirdiğini ve mevzuatın genel olarak uluslararası ve AB kurallarıyla uyumlu olduğunu bildirdi. Bununla birlikte, giderilmesi gereken eksikliklerin bulunduğuna da işaret etti.
AB Komisyonu, Türkiye'deki gelişmeleri izlemeyi sürdüreceğini ve ülkenin plastik atık yönetimine ilişkin durumunu 2028'den önce yeniden değerlendireceğini açıkladı.
