Türkiye genelinde ekonomik baskılar tatil alışkanlıklarını kökten sarsarken, vatandaşlar dinlenme planlarını tamamen iptal etmek yerine bütçelerine uygun yeni yöntemler geliştirdi.
Ipsos araştırma şirketi tarafından Temmuz 2026 döneminde kamuoyuyla paylaşılan Gündeme Dair araştırması, toplumun tatil tablosunu gözler önüne serdi.
Ortaya çıkan verilere göre Türkiye'de yaşayan vatandaşların yalnızca yüzde 24'lük bölümü ağustos ayına kadar yaz tatiline çıkabildi.
Nüfusun yüzde 20'si yaz dönemi bitmeden dinlenme planı yaparken, yüzde 56 gibi büyük bir kesim ise bu sezon hiçbir şekilde tatile çıkmayı düşünmediğini belirtti.
VATANDAŞLARIN YÜZDE 56'SI BU YAZ TATİLE ÇIKAMIYOR
Geçmiş yıllara ait veriler incelendiğinde, Türkiye'de tatil yapabilen vatandaşların oranında belirgin bir dalgalanma yaşandığı görülüyor.
Ipsos kayıtlarına göre yaz tatiline çıkma oranı 2023 yılında yüzde 28, 2024 yılında yüzde 23 ve 2025 yılında yüzde 34 seviyesinde ölçüldü.
Bu sene tatile çıkan yüzde 24'lük kitle ile henüz plan aşamasında bulunan yüzde 20'lik grubun toplamı ele alındığında, dönemi tatille kapatacak kişilerin oranının yüzde 44 bandına ulaşma ihtimali bulunuyor.
Ancak bu potansiyel artış, toplumun yarıdan fazlasının dinlenme hakkından mahrum kaldığı gerçeğini değiştirmiyor.

ORTALAMA TATİL SÜRESİ İKİ GÜN KISALARAK 10 GÜNE DÜŞTÜ
Ekonomik koşullar yalnızca tatil kararını değil, tatilde geçirilen gün sayısını da doğrudan etkiliyor.
Ülkede geçen yıl ortalama 12 gün olarak kayıtlara geçen yaz tatili süresi, bu sezon 10 güne kadar geriledi.
Şu sıralar dinlenme planı hazırlayan vatandaşların hedeflediği ortalama süre de yine 10 gün sınırında kalıyor.
Araştırma sonuçları, tatil yapabilenler ile yapamayanlar arasındaki toplumsal uçurumun kalıcı hale geldiğini de belgeliyor.
Geçen yıl tatile gidenlerin yaklaşık dörtte üçü bu yıl da dinlendiğini ya da gideceğini belirtirken, geçen sene tatil yapamayan her 10 kişiden 7'si bu yıl da evde kalacağını söylüyor.
TATİLE GİDEMEYENLERİN YÜZDE 91'İ MADDİ İMKANSIZLIK YAŞIYOR
Dinlenme imkanı bulamayan vatandaşlara bu kararlarının gerekçesi sorulduğunda, ekonomik engeller listenin ilk sırasında yer alıyor.
Bu yaz tatile çıkamayan kitlelerin tam yüzde 91'i maddi yetersizlikleri temel sebep olarak gösteriyor.
Aynı oranın 2024 senesinde yüzde 87 düzeyinde kalması, geçim sıkıntısının tatil üzerindeki baskısını her geçen yıl artırdığını kanıtlıyor.
Rota tercihinde ise ülke sınırları öne çıkıyor.
Tatile gidenlerin yüzde 92'si yalnızca yurt içinde dinlenirken, yurt dışını seçenlerin oranı yüzde 6 düzeyinde gerçekleşti.
Hem yurt içinde hem de yurt dışında tatil yapanlar ise yüzde 2 ile sınırlı kaldı.

TATİL İÇİN BANKA KREDİSİNE BAŞVURANLARIN ORANI İKİYE KATLANDI
Tatilini finanse etmeye çalışan bireylerin bütçe kaynaklarında radikal hareketler yaşanıyor.
Kendi kişisel gelirini kullananların oranı yüzde 67 seviyesine yükselirken, banka kredisi desteğine sığınanların sayısındaki sıçrama dikkat çekiyor.
Önceki yıl tatil harcamalarını kredi çekerek karşılayanların oranı yüzde 8 iken, bu yıl iki katını aşarak yüzde 17 oranına ulaştı.
Aile bireylerinden borç alarak tatile çıkanların oranı yüzde 16'dan yüzde 17'ye çıkarken, arkadaşlarından borç para alanların oranı yüzde 10'dan yüzde 4 seviyesine indi.
OTELDE KALANLAR AZALIRKEN KİRALIK EVE TALEP ARTTI
Yaşanan ekonomik darboğaz, konaklama biçimlerinin kökten değişmesine zemin hazırlıyor.
Otellerin yüksek maliyetleri karşısında tüketici rotayı alternatif çözümlere çeviriyor.
Geçtiğimiz yıl yüzde 41 seviyesinde bulunan otelde konaklama tercihi bu sezon yüzde 30 bandına geriledi.
Buna karşılık kiralık ev tutanların oranı yüzde 18'den yüzde 21'e, kendi yazlığında kalanların payı yüzde 8'den yüzde 12'ye yükseldi.
Doğayla baş başa kalmayı sağlayan çadır, karavan ve kamping alanlarına yönelen tatilcilerin oranı ise yüzde 5'ten yüzde 7 seviyesine tırmandı.

TURİZM SEKTÖRÜ İÇİN ESNEK ÖDEMELİ YENİ MODELLER ŞART
Ortaya çıkan verileri değerlendiren Ipsos Türkiye İcra Kurulu Başkanı Sidar Gedik, tüketicinin ekonomik baskılara rağmen tatilden bütünüyle vazgeçmek istemediğini belirtti.
Değişen tüketici davranışını özetleyen Sidar Gedik, şunları söyledi:
"Veriler, tüketicinin ekonomik baskıya rağmen yaz tatilinden bütünüyle vazgeçmek istemediğini gösteriyor.
Tatil süresini kısaltmak, harcamaları azaltmak, borçlanmak ve alternatif konaklama modellerine yönelmek bu arayışın başlıca sonuçları."
Mevcut tablonun turizm sektöründe kısa konaklama seçenekleri, farklı bütçelere göre hazırlanan paketler ve esnek ödeme modellerinin önemini artırdığını vurguladı.
TEMMUZ 2026 DÖNEMİNDE 800 KİŞİYLE ÇEVRİM İÇİ ANKET YAPILDI
Kamuoyuna sunulan Ipsos Gündeme Dair araştırması, 18 yaşın üzerindeki nüfusu kapsayacak biçimde İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırması (İBBS) 1 düzeyinde Türkiye temsili haftalık 400 katılımcı ile Bilgisayar Destekli Web Anketi (CAWI) üzerinden çevrim içi yöntemle yürütüldü.
Elde edilen istatistiki bulguların hata payı yüzde 95 güven aralığında artı eksi 3.5 puan olarak hesaplandı.
Veri seti, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) 2019 yılındaki yaş, cinsiyet, eğitim ve 12 bölge dağılımı dikkate alınarak ağırlıklandırıldı.
Rapor, Temmuz 2026 sürecinde tamamlanan 800 görüşmenin sonucunu yansıtıyor.
Borç batağındaki hanelere nefes aldırmayan düzen, bankalara trilyonlarca lira gelir akıttı
