ABD ve İsrail'in başlattığı İran savaşı küresel düzeyde akaryakıt fiyatlarını artırdı. Bu gelişmeden en fazla olumsuz etkilenen ülkelerin başında ise Türkiye geldi. Hayat pahalılığının her geçen gün arttığı dönemde yaşananlar 'tek hane enflasyon' hedefi koyan ekonomi yönetimini plan değişikliğine zorladı. Enflasyon hedefleri art arda yukarı yönlü revize edilirken, akaryakıt fiyatları tüm zamanların rekorunu kırarak üç haneye çıktı. Vatandaşın cebine ateş düşüren zamlarla mazot 102,20 TL'yi buldu.
MUHALEFET: ÇİFTÇİ, ESNAF ÜRETİCİYE 'ÖLÜN' DENİLİYOR
Akaryakıt istasyonları işletmecileri görülmemiş fiyatlar karşısında bir de pano sorunuyla karşı karşıya kaldı. İşletmeciler iki haneye göre tasarlanan dijital fiyat panolarına son rakamı yazamayınca kimi elle ilave yaptı, kimi de motorin hanesindeki fiyat yerini boş bıraktı. İşletmecilerin ellerindeki elektronik panoları değiştirmek için çalışma yaptığı belirtildi. Yaşananlara 'Türkiye 100 yılı' paylaşımlarıyla tepki gösteren muhalefet temsilcileri 'Çiftçiye, esnafa, üreticiye öl diyorlar' eleştirisi yöneltti.

MOTORİN 100 LİRAYI AŞTI ZAM TABELAYA SIĞMADI
Motorine üst üste gelen zamlarla pompada 3 haneli rakamlara ulaşıldı. Ekonomi yönetiminin ‘enflasyonda tek hane’ planına peş peşe revize gelirken, vatandaşlar kontak kapatma noktasına geldiklerini söyledi. Fiyatların üç haneye çıkması ise istasyonlarda beklenmedik bir sorun yarattı; eski sayaçlar en fazla 99,99 TL yazabildiği için yeni rakamları gösteremez hale geldi.
Motorinin litre fiyatı, 14 Eylül’de gelen 6,62 liralık zammın ardından dün de 4 lira 60 kuruş daha artarak 101-102 TL bandına yükseldi. Ancak fiyatların üç haneye çıkması istasyonlarda beklenmedik bir sorunu da beraberinde getirdi: iki haneli fiyatlara göre tasarlanan eski nesil tabelalar ve pompa sayaçları, yeni rakamları gösteremez hale geldi. Bazı pompalar litre fiyatını en fazla 99,99 TL’ye kadar yazabiliyor; fiyat 100 lirayı aştığında ekranda bu rakamı gösterecek hane kalmıyor. Bazı istasyonlar soruna ilave fiyat etiketleriyle çözüm bulurken, birçok noktada eski tabelaların kullanılmaya devam ettiği gözlendi. Vatandaşlar ise zamların yalnızca akaryakıtla sınırlı kalmayacağını, ulaşımdan nakliyeye, temel gıda ürünlerinden ekmeğe kadar geniş bir yelpazede fiyat artışına yol açacağını vurguladı. Hüseyin Koçak, zamların kendilerini olumsuz etkilediğini belirterek, “Allah sonumuzu hayır etsin. İnşallah bu şeyler düzelir bir an evvel. Savaşın etkileri galiba...” dedi. Halil Karabıçak ise artık zamların kanıksandığını söyleyerek, “Zammı da alacağız, zamsızı da alacağız. Çare yok. Yani etkiler de herkese aynı” ifadelerini kullandı. Mehmet Özgür Ergül, fiyatların daha da yükselebileceğine dikkat çekerek nakliye maliyetleri üzerinden temel tüketim ürünlerine yansıyacağını belirtti: “Şimdi 1000 TL’ye mesela 10 litre yakıt alacaksın. 10 litre yakıtla nereye gidebileceksin?” Abdi Türk de gelir-gider dengesinin bozulduğunu ifade ederek, “Ekonomimiz günden güne cebimizden gidiyor yani. Gelirlerimiz ve giderlerimiz birbirini dengelemiyor” dedi. Zamların zincirleme etkisine dikkat çeken Türk, “Yakıta gelen her şey içtiğimiz suya varana kadar... Yediğimiz ekmeğe varana kadar... Bütün her şeyimizi etkiliyor” diye konuştu. Yeni fiyatlarla birlikte 50 litrelik bir depoyu doldurmanın maliyeti 5 bin 121 TL’ye ulaşırken, vatandaşlar akaryakıta gelen art arda zamların günlük yaşamı giderek daha fazla zorlaştırdığından şikâyetçi.
2009 YILINDA 100 LİRAYLA 40 LİTRE MAZOT ALINABİLİYORDU
En büyük ikinci banknot para olan 100 lira, 1 Ocak 2009 tarihinde tedavüle girdi. 2009 yılında mazot ortalama 2,5 liraydı. Yani 100 lirayla 40 litre mazot alınabiliyordu. Neredeyse bir arabanın deposunu doldurabilecek 100 lirayla bugün 1 litre mazot bile alınamıyor. Zamlardan en çok etkilenenlerin başında çiftçiler geliyor. Bir çiftçi, “Mazot üç haneli oldu, traktör yerinden kıpırdayamayacak artık. Kara sabana, öküze artık döneceğiz. Ağlayacak hale geldik, eski sisteme döneceğiz” diyerek tepkisini dile getirdi. Bir başka çiftçi ise, “100 lira oldu işte, çok pahalı. Alamıyoruz, gücümüz yetmiyor. Hem çiftçiyim hem mal besliyorum. Tarlalar kalacak, ekemeyeceğiz, süremeyeceğiz” dedi. Bir esnaf da zorlu süreci, “Bitik durumdayız. Mazota mı çalışıyoruz, kendimize mi çalışıyoruz belli değil. Her şeye zam, bu halimiz ne olacak bilmiyorum” sözleriyle özetledi. Muhalefet temsilcileri ise, “Yem, gübre, ilaç, tohum, su giderleri de önemli ölçüde arttı. Kamu ürün alım fiyatları ise enflasyon altında belirlendi. Bu koşullarda üretim ciddi sıkıntılar oluştu. Üretim yalnız tarımda değil sanayiden nakliyeye ve üretilen iğneden ipliğe her kesim fiyat artışı oluşacaktır. Bunu aşmanın yolu destek, teşvik, borç ötelemesi yanında emekli, dar gelirli ve ekonomik geliri daralanlar için acil çözümler yaratılmalıdır” eleştirisi yaptı.
BAYİLERDEN EPDK’YA: ‘SAYAÇLARIMIZ ÜÇ HANEYİ GÖSTEREMİYOR’
Akaryakıt bayileri, motorinin litre fiyatının 100 TL’yi aşmasından önce EPDK’ya başvurarak panolardaki fiyat gösteriminde virgülden sonraki hane sayısının azaltılmasını talep etti. Bayiler, istasyonlardaki pompa ve dispenser ekranlarının hane kapasitesinin yetersiz kalabileceğini, bunun ülke genelinde kapsamlı bir ekipman değişimini gerektireceğini, ancak yüksek yatırım maliyeti, ithal ekipman tedarik süreleri ve sınırlı servis kapasitesi nedeniyle bu değişimin kısa vadede yapılamayacağını bildirdi. Bayiler talebinde; panolarda virgülden sonra tek kuruş hanesi kullanılmasını, geçiş sürecinde manuel gösterim yöntemlerine izin verilmesini, tek hane tercih edilmesi durumunda son hanenin “0” kabul edilmesini ve yuvarlama kurallarının net biçimde tanımlanmasını istedi. EPDK ise değerlendirmesinde, panoda ilan edilen fiyat, pompada uygulanan fiyat ve Kuruma bildirilen fiyat arasında tam uyum sağlanması ile tüketicinin ödeyeceği birim fiyatın ve toplam fatura tutarının açık ve anlaşılır olması koşuluyla, bayilerin talep ettiği gösterim formatlarının -virgülden sonra tek hane kullanımı ve geçiş döneminde manuel gösterim dahil- uygulanmasında mevzuat açısından herhangi bir sakınca bulunmadığını bildirdi.
