Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 10 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirilen Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısına ilişkin özeti 17 Eylül’de kamuoyuyla paylaştı. Yayımlanan özette, enflasyonun ana eğilimindeki gerilemeye dikkat çekilirken, jeopolitik gelişmeler nedeniyle yükselen küresel enerji fiyatlarının enflasyon görünümü üzerinde yukarı yönlü bir risk oluşturduğu vurgulandı.
AĞUSTOS ENFLASYONU YÜZDE 31,51’E GERİLEDİ, BRENT PETROL 103 DOLARA ÇIKTI
TCMB’nin değerlendirmelerine göre, tüketici fiyatları ağustos ayında aylık yüzde 1,84 artarken, yıllık enflasyon 0,24 puanlık düşüşle yüzde 31,51 seviyesinde gerçekleşti. Aylık bazda yaşanan dalgalanmalara rağmen üç aylık ortalamalar ve öncü göstergelerin enflasyonun ana eğilimindeki düşüşü teyit ettiği belirtildi.
Bununla birlikte, jeopolitik faktörler ve Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler sebebiyle artan enerji fiyatlarının ulaştırma hizmetlerine yansıdığı; eğitim ve haberleşme hizmetleriyle birlikte enflasyonu yukarı çeken temel unsurlar arasında yer aldığı ifade edildi. Enerji fiyatlarının ağustosta yüzde 5,46 arttığı aktarılırken, Brent ham petrolün varil fiyatının ağustostaki ortalama 91 dolar seviyesinden eylül ayının ilk 10 gününde ortalama 103 dolara yükseldiği kaydedildi. TTF doğal gaz fiyatlarındaki tırmanışın da etkisiyle küresel enerji maliyetlerinin akaryakıt ve tüp gaz kanalıyla enflasyon üzerindeki baskısını sürdüreceği öngörüldü.
İÇ TALEPTE YAVAŞLAMA BELİRGİNLEŞTİ
Ekonomik büyüme verilerine de değinilen özette, Türkiye ekonomisinin 2026 yılının ikinci çeyreğinde yıllık yüzde 2,3, çeyreklik bazda ise yüzde 1,1 büyüdüğü hatırlatıldı. İkinci çeyrekte özel tüketim harcamalarındaki düşüşün iç talepteki yavaşlamayı belirginleştirdiği, ihracattaki artış ve ithalattaki gerilemeyle net ihracatın büyümeye pozitif katkı sunduğu aktarıldı. Öncü verilerin üçüncü çeyrekte de iç talepteki zayıf seyrin devam ettiğini gösterdiği bildirildi.
SEKTÖREL ENFLASYON BEKLENTİLERİ YÜKSELDİ
Ağustos ayında sektörel enflasyon beklentilerinde genel bir artış gözlendiği ifade edildi. Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçlarına göre:
2026 YIL SONU BEKLENTİSİ: 0,2 puan artışla yüzde 29,4’e yükseldi.
2027 YIL SONU BEKLENTİSİ: 0,5 puan artışla yüzde 21,9 seviyesine çıktı.
FİRMALARIN 12 AY SONRASI BEKLENTİSİ: Yüzde 32,8 olarak kayıtlara geçti.
HANEHALKI ENFLASYON BEKLENTİSİ: 0,6 puanlık yükselişle yüzde 45,6’ya ulaştı.
TCMB, yüksek seyreden beklentilerin ve fiyatlama davranışlarının dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmayı sürdürdüğünü vurguladı.
MEVDUAT VE KREDİ FAİZLERİNDE SON DURUM
24 Temmuz – 4 Eylül tarihleri arasındaki finansal koşullar değerlendirildiğinde, TL mevduat faiz oranlarının 255 baz puan gerileyerek yüzde 44,4 seviyesine indiği açıklandı. Aynı dönemde diğer faiz oranlarındaki değişimler şu şekilde gerçekleşti:
TL TİCARİ KREDİ FAİZLERİ: 242 baz puan düşüşle yüzde 49,3
İHTİYAÇ KREDİSİ FAİZLERİ: Yüzde 63
TAŞIT KREDİSİ FAİZLERİ: Yüzde 37,6
KONUT KREDİSİ FAİZLERİ: 55 baz puan artışla yüzde 41,9
REZERVLER 184,2 MİLYAR DOLARA YÜKSELDİ
TCMB’nin brüt uluslararası rezervleri 24 Temmuz - 4 Eylül döneminde 21,6 milyar dolar artış kaydederek 184,2 milyar dolara ulaştı. Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) ise 22 Temmuz'dan 9 Eylül'e kadar olan süreçte düşüş göstererek 220 baz puan seviyesine geriledi. Ayrıca, PPK toplantı haftasından 4 Eylül’e kadar geçen sürede piyasalara 1,1 milyar dolarlık net portföy girişi sağlandığı bilgisi paylaşıldı.
POLİTİKA FAİZİ YÜZDE 37 SEVİYESİNDE SABİT TUTULMUŞTU
Merkez Bankası, 10 Eylül’deki PPK toplantısında politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37’de sabit tutmuş; gecelik borç verme faizini yüzde 40, gecelik borçlanma faizini ise yüzde 35,5 seviyesinde bırakmıştı. Özet metninde, faiz kararlarının enflasyonun ana eğilimi ve beklentiler doğrultusunda şekilleneceği, görünümde belirgin bir bozulma yaşanması halinde ise para politikası duruşunun sıkılaştırılacağı yenilendi.
